Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Anastasiadis itiraf etti, gündeminde Kıbrıs konusu yok…

Rum lider Anastasiadis’in BM’de yaptığı konuşmaya bakanınız oldu mu?

Geçmiş Rum liderler BM Genel Kurul’unda konuşmayı, Kıbrıs konusundaki tezlerini anlatmak için fırsat olarak görürlerken, Anastasiadis bu kez Kıbrıs konusundan, konuşmasının sadece girişinde kısaca bahsetmekle yetindi.

Basma kalıp bir şekilde, çözüme ve müzakerelere hazır olduğunu taahhüt etti, Ankara’nın “gerekeni” yapmasını istedi.

Ama Kıbrıs meselesinden çok, Üçlü İttifaklar’dan söz etti.

Bu konuyu özellikle vurgulamak istediği belliydi.

Kastettiği, bölgede çıkacak enerji kaynakları ve bu enerjinin batıya taşınması konularında Mısır, İsrail, Lübnan, Ürdün ve Filistin ile kendilerinin ve Yunanistan’ın yaptığı ittifaklardı.

Bu suretle, ‘güçlerimizi birleştirdik, bir pakt oluşturduk, bunlar da BM’nin  barış, eşitlik fikriyle uyumlu işbirlikleridir’ diyerek, giriştikleri bu işi sempatik gösterme çabası sergiledi.

Yine bu ittifakları, bölge ülkelerinin ortak çıkarlar için işbirliği yapmasının muhteşem bir örneği olarak sundu.

Kalkıp da birileri “Türkiye ya da Kıbrıs Türklerini dışladın” demesin diye de bir cümlecik ekledi ve “Kısacası bu üçlü ortaklıklar, Aslında bu işbirliği ne üçüncü bir ülkeyi dışlamak ne de ona doğrudan karşı olmaktır. Aksine bölgemizde, özellikle, enerji örneğinde olduğu gibi orantılı avantajlar olan alanlarda işbirliği ve diyaloğu kurumsallaştırmaktadırlar” diye, imalı bir ifade kullandı.

Hatta, ‘başka isteyen olursa, onu da bu ittifaka katarız’ falan dedi.

Ardından da ağzındaki baklayı çıkarttı, Kıbrıs meselesi çözülmediği için, adada bir “barış ve güvenlik” sorunu bulunduğunu iddia ederek, BM Barış Gücü’nün çekilmemesi gerektiğini söyledi.

Hiç şaşırtıcı değil.

Adam geçen dönem göreve geldiği günden beridir, karşısına çıkan her türlü anlaşma fırsatını tepmişti. Esas hedefi zaten doğal gazın peşine takılmak, bu ittifakları yapmak, bölgede bir güç olmaktı.

Bunları bizler burada yazdık, çizdik, Türk tarafı her fırsatta dünyaya duyurdu, ama ilk kez bizzat Anastasiadis’in kendisi itirafta bulunmuş oldu.

Özetle, “Önemli olan bizim kurduğumuz bölgesel ittifaklar ve bu ittifakların güvenliğinin sağlanmasıdır… Güvenlik konusunda riskler vardır” dedi.

Tabii bunu dinleyenler, ‘sen kendi küçücük adanda ve bölgende diğer hak sahibi olan halkların haklarının üstüne otururken, nasıl sürdürülebilirlikten, barıştan, haktan hukuktan söz edersin’ diye sormadılar.

Yine kimse, “Sen Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kuran anlaşmalara sadık olduğunu söylüyorsun ama, o anlaşmaların hilafına Fransa’ya nasıl üs veriyorsun” diye de sormadı. Böyle bir üssün kurulmasının, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin o çok savundukları yasallığını da ortadan kaldıracak olduğunu bildikleri halde.

O da bunun şimdilik kendine sorulmayacağını bildiğinden ballandıra ballandıra anlattı.

Talebi kısaca, ‘bölgede yeni bir durum var, bu durum da yeni garantiler gerektiriyor’ anlamına geliyordu.

Yeni dönem bu.

Bu sorular Güney Kıbrıs’a sorulmadığı sürece de, Kıbrıs meselesi diye bir şey konuşulmayacak.

ABD Başkanı Trump’ın geçenlerde Kıbrıs konusunda söylediği sözlerin, kırk yıllık ABD söyleminin bir tekrarı olduğunu ve laf ola söylendiğini de görmek lazım.

Değişen bir şey yok demek zor.

Değişen bir şeyler var.

Ve bu değişik durumla baş edebilmek için çok daha farklı tutumlar izlemek gerektiği de açık.

Bugün için söylenebilecek olan da, müzakereler başlasa da, “sonuç alıcı” olmaktan çok uzak olacağı…

 

YERİN KULAĞI VAR

MECLİS, PERDEYİ AÇIYOR:  

Uzun tatilin ardından Meclisimiz nihayet perdelerini açıyor. Özelmiş miydik, sanırım birçoğumuzun cevabı “hayır” olur. İşte bu algıyı tersine çevirmek, 50 vekilin birinci görevi olmalı. Ülkenin geldiği durum ortada, lafazanlıkla geçirecek bir saat değil, bir saniyemiz bile olmamalı. Oturun ve hep birlikte ülkeyi bu bataktan nasıl çıkarırız, onun çarelerini arayın. Zaten sendikalar bunu hatırlatmak için hafta başı Meclisin önünde olacaklar…

 

İNDİRİM YERİNE BİNDİRİM:

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Atakan’ın “internet fiyatları yarı yarıya ucuzlayacak” sözü ne yazık ki havada kaldı. Belli ki Sayın Bakan toplamda sayıları 5-6’yı geçmeyen internet şirketlerine sözünü geçiremedi. Bırakın ucuzlamayı tam tersine, internet fiyatlarına zam bile geldi. Bakan Atakan topluma verdiği sözün, çıkarttığı Tüzüğün arkasına durup, gerekeni yapmalı…

 

ÇALIŞANA FAYDASI NE?:

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, başta turizm olmak üzere, özel sektöre yönelik olarak “Maaş Desteği” projesi hazırlandığını ve 2 yıl süreyle yerli işgücüne ek maaş desteği sağlanacağını açıkladı. İyi güzel de, bu uygulama sadece çalışanın işveren üstündeki yükünü azaltacak. Maliyeti düşecek, kar oranı artacak. Yani çalışanın cebine girecek bir şey yok. Kısaca, dar gelirlinin emeğinin adı yok…

 

BU KAFAYLA:

Üniversitelere ek yerleştirmede, geçen yılki oran % 8,5’du, bu yıl % 11 olarak gerçekleşti. Küçük bir artış olsa da, yine %89 boş kaldı. Açılan onca yeni bölüme ve üniversiteye rağmen, üniveritelerimiz bu yıl da beklenen ilgiyi görmedi. Herkesin artık şapkalarını önlerine koyup, “biz nerede hata yaptık” diye düşünmesinin vakti geldi sanırım. Bu sayfadan çok kez yazdık, siz öğrenciyi “yolunacak kaz”, üniversiteyi de “ticarethane” olarak görmeye devam ettiğiniz sürece, her geçen yıl daha da kötü olacak…

 

BİZDEKİLER YİNE İNSAFLIYMIŞ:

Okullara kayıt için velilerden istenen malzemeler günlerce kamuoyunda taratışmalara neden olmuştu. Ancak, dün Türkiye’de yayınlanan Sözcü gazetesinin manşetine taşıdığı “Paran Yoksa Okuma” haberinde okullara kayıt için velilerden istenen listeyi okuyunca bizimkilerin yine de insaflı olduğuna kanaat getirdim. Onlardan talep edilenler neredeyse bizdekinin iki, üç katı. Hem de talepler öyle tane ile değil, kilolarca. Listeyi görünce halimize şükrettim…

 

EN AZINDAN, BİLMEDİKLERİNİ BİLİYORLAR:

“Birine kel diyeceksen, senin saçların topuklarını dövmeli” derdi nenem. Rum tarafında vatandaşın yüzde 10,5’i hiçbir yabancı dil bilmezmiş. Aldık bu haberi, şişirdik, şişirdik yayınladık. Hatta komik başlıklar atanlar da oldu. Yahu kardeşim adamlar en azından bilmediklerini biliyorlar. Sen buradaki rakamları bile bilmiyorsun ki? Hem öyle bir araştırma olsa, başımızı yere sokmamız gerekir, o da ayrı mesele…

ZİRVEDEKİLER

Eşref Çetinel: “Özgürgün UBP kurultayı öncesi, parti başkanlığı ve milletvekilliği için   rica ve niyazda bulunuyor! ‘Bu son başkanlık ve milletvekilliğim seçimim olacak.  Bana bir fırsat daha tanıyın!’

Var mı dünyada öylesi bir seçim pazarlığı? Ki  kendini ‘kaçırılmaz bir son fırsat politikacısı’ olarak takdim etmekte! Fesüphanallah!”…

 DİPTEKİLER

Cemal Özyiğit( Milli Eğitim ve Kültür Bakanı): Bakan Özyiğit, Altın Koza Uluslararası Adana Film Festivali Ödül Töreni’ne katılmak üzere Adana’ya gitmiş. Yahu hoca okullar açılalı daha ne kadar oldu, hepsi de sorunlar yumağı, eksiklikler saymakla bitmiyor. Okulların basıldığı, gençlerin mafyavari yol kesip haraç aldığı bir dönemde senin başını kaşıyacak zamanın olmaması gerekirken, film festivalinde ne işin var Allah aşkına…