Köşe Yazarları

ALLAH BETERİNDEN SAKLAYA..







Geçen hafta üçüz doğuracak hamile kadınlar gibi sancılandıktı!




Ikınıp sıkınırken attığımız çığlıklar ayyuka çıktıydı!



Arkası yarın dizileri izler gibi her gün fiyatları değişen bilumum emtia ile yiyeceklerin etiketlerini okurken, cebimizdeki kaymelerin on paralık değerinin olmadığını gördüktü!

Artık alenen evlerde ambalajlanıp ekmek su gibi piyasaya sürülen  “uyuşturucu” haberlerini okuduktu..                                               Çocuğu yerindeki kıza içki içerip sarhoş ettikten sonra tecavüz eden herifleri “acaba ne yapmalı” düşüncelerimizde mahkûm etmeye çalıştıktı!

Trafikte arabalarımızla ölüp öldürmeye devam ettikti!

Gene olanca “pisliklerimizi sahillere kırlara, ormanlara, parklara atıp ulusal görevimizi icra ettikti!..                                                                          ***

VE MAĞUSA’ya su akıtan borunun patlaması nedeniyle kendimizi günlerce susuz kalmaya mahkûm esirler gibi hissettikti..

YILLAR sonra benzin istasyonlarında  kuyruklar oluşturduktu.

KIBRIS’ın dünyasal ürünü, AB tarafından tescilli avuç içi kadar hellimi yirmi TL.yi orsa ettiydi..

…KISACA döviz vurdukça biz küçüldüktü!

PAHA arttıkça cebimizdeki para eridiydi..

VE tüm bunlar bir adımlık mesafedeki  “Anavatan” diye bellediğimiz ülkenin, “İslam dininde faizin haram olmasından” kaynaklı inancıyla yıkanmış bir  “kafanın” iki dudağı arasından çıkan kararlarının sonucuyla harmanlanıp tekrar be tekrar yaşandıydı! Fakat:

***

BU BİR KADER OLMAMALIYDI! Ama oldu! Koskoca Türkiye bir siyasi parti başkanının “kişisel inançlarına” dayalı kararlarına yenik düştü!

Ki şimdilerde memleket döviz vurgunu altında inlerken “o” gene başladı söylenmeye: “Camiler miğferimiz minareler süngülerimiz” demeye!

Seksen milyonluk ülkenin bir tek Cumhurbaşkanı  kişisel inançlarıyla memleket yönetiyor..

Oysa biz artık Neron’ların Hitler’lerin tarihin karanlık sayfalarına gömüldüklerini bir daha dirilmeyeceklerini sanırdık.

Oysa adam seksen milyon insanı önüne katmış dehliyor! Eh,  biz yavrusu da  alıyoruz nasibimizi..                                                            Buna karşın madalyonu çevirip hakçasına düşündükte zorunlu eklemek gerektiğine inanıyorum:                                                                                         ***

ZORUNLU EKLİYORUM: Türkiye Cumhurbaşkanının Türkiye’yi nasıl ayağa kaldırdığını…                                                      Uluslar arası arenada Amerika’ya bile posta koyarak bir ülkenin nasıl şahsiyetli olabileceğinin ispatında dünya siyasetinde “yerli yerini” önemince aldığını…                   Kıbrıs siyasi sorununda Rum Yunan ikilisine tırnak kadar ödün vermeden adada iki egemen devlete dayalı çözümü nasıl savunduğunu…                                                           Ve hâlâ Kuzey Kıbrıs Türk toplumunun can mal güvenliği için savaşacak kadar yürekli olduğunu…

TUTUN ki (hasbelkader bir yurttaş olarak) şükranlarımla karşılarım da Erdoğan’ın gitgide “İslam dinini” yeni haçlı seferlerine davetiye çıkartacak  politikalarda iktidarıyla dirayetinin odağına koymasını anlamıyorum!

***

KISACA TAKILDIĞIM: (VE BİZE GELİNCE:)      Gene seçim yapacağız! Hazırlıklar başladı..

Başladı da merak bu ya sorasım geliyor:  Meydanlara düştükte halka neleri vaat edeceksiniz?

Mesela döviz vurgunu devam ederken  “biz önleyeceğiz” mi diyeceksiniz?

Zaten söylense de söylenmese de “Türkiye ile sıkı ilişkiler içinde kalkınma ve istikrar yolunda ilerleyeceğiz” mi diyeceksiniz?

(Ha! Sakın vaatlerden vaatlere atlarken  “pandemiyi yeneceğiz” demeyin Allah sizi yakar!)                                                                                               ***

SİZ GENE İŞİNİZE BAKIN: Seçilir seçilmez ne kadar eşiniz dostunuz varsa..                   Ne kadar yeğen hısım akrabanız varsa.. Ne kadar tanıdık işadamı, seçimlerde sizin için çalışan kişiler varsa..

Eh artık, durum vaziyetlerine uygunluğunca ve  makamınızdan başlayarak ötesi devlet sektörlerinde  hepsine de “iş aş para” sağlayıp  kıyaklar  çekmeyi sakın ihmal etmeyin…

Nasılsa bir yıl dolmadan gidersiniz ama sonrası bir yıl içinde yine gelirsiniz!

Sizde bu kabiliyet, toplumda bu tahammül varken, Allah bizi daha nice seçimlere yetiştire.. Tutun ki siz takım taklavat yolcu, biz de hancı!

Seçim gazanız mübarek olsun!









Başa dön tuşu