Anamur Muz Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Güzel, Devlet Su İşleri’nin yaptığı ölçümlere göre, Dragon Çayı’nda, Alaköprü Barajı’nda su tutmaya yetecek kadar su bulunmadığını söylüyor.
Sebep, yağışların yetersizliği…
Anlayacağınız gerçekten durum kötü…
Çay’ın debisi her hafta ölçülmekteymiş ve mevcut su, ancak sulama kanallarına yetecek kadarmış. Deniyor ki, barajın su tutabilmesi için, yoğun yağışların başlaması gerekiyormuş.
Bu da yıllık tahmini ortalamalara göre, Kasım 2014’ü göstermekteymiş.
Açıklamayı neden muz üreticilerinin yaptığını merak edebilirsiniz. Başkan Güzel, “üreticilerin içi rahat olsun, baraja su verilmeyecek, muzlara verilen su kesilmeyecek” güvencesi veriyor.
Biz daha burada su ucuz mu olacak, pahalı mı olacak, devlet mi işletecek, özel sektör mü diye tartışa duralım, bu arada baraj bomboşmuş.
Bizim Su Dairesi Müdürü daha dün bir gazetede “Eylül, ekimde su gelecek” demekteydi. Görüyorsunuz ne hayal. Gerçeklerle alakası yok. Barajın su tutmadığından bile haberleri yok.
Türkiye’den gelecek suyun, bu yıl yaşayacağımız susuzluğa çare olmayacağı kesinleşti. Hem proje tamamlanmadı, hem de çayda su kalmadı.
Haydi bakalım gelin artık babanızın köyünden, ayaklarınız yere bassın. Bir şeyler yapın da hepten susuz kalmayalım.
Hep yazdık söyledik, önlem alınsın, kendi kaynaklarımız değerlendirilsin, tasarruf yapılsın diye ama duyan olmadı. Şimdi o felaketin nasıl kapımıza geldiğini belki görürler diyoruz ama, korkarım geç kaldık…
CTP karar vermeli…
İntihardı, soygundu, Marsilya gezisiydi derken, dönüp dolaşıp yine siyasetin göbeğine oturuyoruz. Biz her ne kadar bu sıcaklarda siyasetten uzak durmaya kalksak da, o gelip bizi buluyor. Günün bomba haberi hiç kuşkusuz, Abbas Sınay’ın partisinden istifasıydı. En ilginç yanı ise, istifasını yıllardır görev yaptığı parti yerine, Meclis’e vermesi oldu… Partiden mi, milletvekilliğinden mi istifa ettiği anlaşılamadı. İkna edilip partisine geri döner mi bilemeyiz ama önemli olan yıllardır partinin her kademesinde görev yapan birisini istifa noktasına getiren nedenlerdir… Bunu da ancak Abbas Sınay açıklarsa öğreneceğiz…
Ancak bir gerçek var ki, o da son birkaç yıldır CTP’de yaşanan gelişmelerdir. CTP bir değişim yaşıyor, bu değişim de bayağı bir sancılı geçiyor. Genel seçimlerde elde edilen başarıya rağmen, parti içerisinde yaşananlar hala belleklerde. CTP gibi bir partiye yakışmayan olaylara şahit olduk. Yaklaşık bir yıl önce hükümetin büyük ortağı olarak çıktığı yolda, yaptıklarından çok, yapamadıkları ile eleştirildi…
Ardından son yerel seçimlerde mevcut sayısını ikiye katlamasına rağmen, Lefkoşa, Mağusa ve Girne gibi büyük belediyeleri kaybetmesi, hükümet ortağı ile yaşanan krizler, aylardır közlenen alevi yeniden ateşlemeye yetti de arttı bile. Ve bunların üstüne, Abbas Sınay’ın istifası…
Aslında tüm bu yaşananlar CTP’nin iyi günleri bence. Şimdi önünde zor bir sınav var. Nisan 2015 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri… UBP ile DPUG adaylarını çoktan açıklamış, TDP’de ise aday belli. CTP ise bu konuda hala kararsız, daha doğrusu kafalarındaki bazı isimleri, tabandan gelebilecek tepkiler yüzünden, “CTP’nin adayı” diye açıklamaktan korkuyorlar… Parti içinden bize gelen bazı duyumlar, yapılan bir ankette, belli bir ismin diğer adaylara büyük bir fark atarak ( %70), ilk sırada çıktığı yönünde. Ancak parti içi bazı hesaplar, parti geleneği bu adayın açıklanmasını engelliyor. Halbuki aklın gereği, toplumun tüm kesimlerinden oy alabilecek, hatta seçimi ilk turdan kazanabilecek bir ismi ortaya koymak. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. CTP bu seçimleri kazanmak ve partideki kargaşayı bitirip, yeniden birleştirmek istiyorsa bu işe biraz daha ciddi eğilmeli…
YERİN KULAĞI VAR
YARIM AĞIZ ÖZÜR: İntihar ve soygun olaylarında polise yönelik açıklamalarıyla dikkat çeken Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nun, yarım ağız bile olsa, “Ben bunu, ülkenin bir kurumu olan polis teşkilatının ortaya koyduğu bir çabanın sonucu olarak değerlendiriyorum” demesi işleri ne kadar düzeltir, bilemeyiz…
ALIŞILMADIK İSTİFA: Bu ülkede ilkleri yaşamaya çok alıştık ama, bunu kimse tahmin etmezdi. Abbas Sınay’dan bahsediyorum. Yılların CTP’lisi Sınay bile partisinden istifa edecek noktaya gelmişse, gerçekten CTP’nin içi oldukça karışmış. CTP, karpuz gibi dıştan yeşil görünüyor ama içinin kırmızı mı, yoksa kabak mı olduğu belli değil. Maalesef CTP’nin, UBP’den farkı kalmamış…
SİGORTALAR BİR AYDA 38 MİLYON BORÇLANMIŞ: 23 Temmuz 2014 tarihli Bakanlar Kurulu kararlarına baktım. Aman Allahım, Sosyal Sigortalar’ın tam 6 bankadan aldığı kredilerin vadelerinin uzatıldığını gördüm. Borçların tümü bu yıl içinde alınmış. Toplamı ise 38 milyon TL. Sebep, “Temmuz 2014 maaşlarının sorunsuz bir şekilde ödenmesi amacıyla”… Sadece Vakıflar’dan iki defa toplam 6,5 milyon… Hani o kaçak önlenecek diye çıkarılan denetim yasaları, ceza yasaları, teşvikler… Demek ki kaçağa son verme eylemi başarısız olmuş. Yaşasın KKTC kaçak cenneti…
DAHA ANLAMLI OLURDU: Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, Erenköy direnişi için mesaj yayınlamış. Keşke bir de Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı’nın Marsilya ziyareti ile ilgili bir mesaj yayınlasaydı. Çok daha anlamlı olurdu… Hamasi laflar artık prim yapmıyor, gerçeklere dönelim.
CİDDİ İDDİA: Su Dairesi Müdürü, “Asrın Projesi” olarak adlandırılan su için, halkın ödeyeceği miktarın, şimdiki oranlardan fazla olmayacağını; rakamın bugün ödenenden daha az olabileceği söylemiş. Bu kanıya nereden vardığını, neye dayanarak bir hesaplama yaptığını bilmiyorum ama uzmanlardan aldığım bilgilere göre gelecek suyun, bugünkünden daha pahalı olacağını söyleyebilirim…
BU KEZ SUÇLANMAYIZ: Kıbrıslı Türk Müzakereci Kudret Özersay, katıldığı bir TV programında, kapsamlı müzakere sürecinde bazı sıkıntılar bulunduğunu ancak, bir çıkış yolu bulmanın da mümkün olduğunu söyledi. Özersay, sürecin tıkanması ve masanın dağılması halinde, Birleşmiş Milletler’in bu kez Türk tarafını suçlamayacağını da iddia etti. İnşallah dediği gibi olur…
ZİRVEDEKİLER
Mehmet Özkardaş: Her yıl ortalama olarak 700-800 milyon TL kayıt dışılık ve vergi kaçağının yaşandığını iddia eden Kamu-Sen Başkanı Mehmet Özkardaş, ülkedeki en büyük soygunun bu olduğunu söyledi. Özkardaş, “Bu yapılan herkesçe bilinen soygunların devlet tarafından yasal kılıfla örtülmesidir” ifadelerini kullandı…
DİPTEKİLER
Deniz De Bitmiş: Sonunda denizi de kirletmişiz. GAÜ’nün yaptığı açıklama, kirlilik sınırında olduğumuzu gösteriyor. Karadaki kirliliğimiz malum… Yaşadığı yeri bu kadar sorumsuzca kirleten ve kirlettiği için kendinden hesap sorulmayan bizlerin, denizi temiz tutmamız beklenebilir miydi? Ne acıdır ki GAÜ, raporunu çevreyi katleden taşocaklarının sevdalısı bakan Bakırcı’ya vermiş. Şaka gibi…
































