Akıl sağlığımız pamuk ipliğinde

23 Ağustos 2018 Perşembe | 08:15

KKTC’nin tek psikiyatri hastanesi Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne, 2018 yılının ilk yedi buçuk ayında, toplam 12 bin kişi başvurdu

3 BİN 500’Ü ÇOCUK: Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Akbirgün: 2018’in ilk yedi buçuk ayında hastaneye başvuran hasta sayısı 12 bin. Tedavi gören hastaların 8 bin 500’ü yetişkin, 3 bin 500’ü çocuk

 ANA SORUN MUTSUZLUK: Akbirgün: Hastaneye gelenlerin çoğunluğu mutsuzluktan şikâyetçi. Hayattan zevk almama, yorgunluk, bitkinlik, tahammülsüzlük, çabuk öfkelenme şikâyetleri arttı. İnsanların aşırı beklentiye girmesi maddi krize neden oluyor, birey çıkmaza giriyor

ŞİDDET ARTTI: Akbirgün: Son yıllarda KKTC’de şiddet de ciddi ölçüde artış gösterdi. Yazdığımız adli raporlar bunu gözler önüne seriyor. Öfke kontrolü bozukluğu arttı. Ülkede çok farklı millet ve dinlerden öğrenci var, kültür çatışması bunu tetikliyor

ÇOCUK HASTALARDA ARTIŞ: Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Erdem Beyoğlu: Çocuk hasta sayısında son 9 yılda ciddi artış var. Aileler, gelişimsel rahatsızlıklar başta olmak üzere, bağımlılıkla ilgili de hastaneye başvurmaya başladı. Her yaş grubundan çocuk danışanlar var

Devrim DEMİR

Ülkede son yıllarda artış gösteren kriminal olaylar ve şiddet patlaması Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi verilerine de yansıdı.

180 yatak kapasitesi olup, şizofren, akut ve kronik hastalara 4 çocuk ve 3 yetişkin psikiyatrisi ile hizmet veren hastaneye başvuranların sayısı binlerin üstünde.

Özellikle 2018 yılının ilk yedi buçuk ayında hastaneye başvuran yetişkin ve çocuk sayısındaki ciddi artış tehlikenin boyutlarını ortaya koyuyor.

Madde bağımlılarının tedavi gördüğü tek merkez olan hastanede, doktorların ve hemşirelerin can güvenliği yok.

Adli vakalar, cinayet zanlıları, tecavüzcüler, askerler, öğrencilerin tüm raporları bu bölümde hazırlanırken, doktor ve hemşireler sürekli tehdit altında.

Havadis’e konuşan Hastane Başhekimi Doktor Abidin Akbirgün, 2015’te 18 bin olan hasta sayısının, 2016 yılında 19 bin  yetişkin ve 4 bin çocuk, 2017 yılında 21 bin yetişkinin yanında 6 bin çocuğun hastaneye başvurduğunu belirtti.

Akbirgün, 2018 yılının ilk yedi buçuk ayında tedavi gören hasta sayısının sekiz bin beş yüz yetişkin ve üç bin beş yüz çocuğun olduğuna dikkati çekti.

Yatılı hastalarda azalma var

Hastane Başhekimi Doktor Abidin Akbirgün, Psikiyatri hizmeti veren tek hastane olan Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin 180 yatak kapasitesi olup, şizofren, akut ve kronik hastalara hizmet vermekte olduğunu belirtti.

Hastanenin bir bölümünde, 95 kişinin daimi yatılı olarak kaldığını kaydeden Akbirgün, ağır hastalarda bir artış olmadığını stres karşılığında zorlanma, günlük stresle başa çıkamama daha çok danışmanlıkta artış olduğunu ifade etti.

Akbirgün, 2015 yılında bağımlılık sendromu nedeniyle 121 kişinin yatılı tedavi gördüğünü, bunların 110’nun erkek, 11’nin kadın olduğunu, 2016 yılında bağımlılıkta bir artış yaşanarak bu sayının 136’ya yükseldiğini bunların 115’nin erkek, 21’nin ise kadın olduğuna dikkati çekti.

Bağımlılık sendromu nedeniyle, yatışı yapılan hasta sayısının 2017 yılında yüzlerin altına düştüğünü ifade eden Akbirgün 2017 yılında 89 kişinin yatılı tedavi gördüğünü bunların 79’nun erkek, 10’nun ise kadın olduğuna dikkati çekti.

Akbirgün: Toplumun şikâyeti mutsuzluk

Hastanenin 95 yatılı daimi hastası olduğunu ifade eden Akbirgün, yatılı hasta sayısında oldukça düşüş yaşandığını strese bağlı olarak danışan sayısının günden güne arttığını kaydetti.

Akbirgün, “Danışanların daha çok şikâyeti hayattan zevk alamıyorum, yorgunluk, bitkinlik, tahammülsüzlük, çabuk öfkelenme şikâyetleri arttı. İnsanların aşırı beklentiye girmesi, maddi krize neden olmakla birlikte birey çıkmaza giriyor. Ülkedeki şiddet son yıllarda ciddi bir şekilde artış gösterdi, yazdığımız adli raporlara bunu gözler önüne seriyoruz” dedi.

Hasta sayısına göre çalışan sayısının yetersiz olduğunu kaydeden Akbirgün, Ruh Sağlığı Yasası olduğunu ve onun geçmesinin gerektiğini kaydetti.

Ülkede kültürlerin arttığına dikkati çeken Akbirgün, öğrencilerin sayısında ciddi bir artış olduğunu ve ülkede artan şiddetin bir başka nedenin de çok fazla kültürün çarpışması sonucu yaşandığını belirtti.

Ülkede birçok dinden öğrenci olduğunu ifade eden Akbirgün, öfke kontrol bozukluğunun arttığını söyledi.

Çocuk sayısında artış

Çocuk ve Ergen Psikiyatri bölümünde görev yapan Çocuk ve Ergen Psikiytristi Erdem Beyoğlu, çocuk hasta sayısındaki artışı Havadis’e değerlendirdi.

Ailelerin son yıllarda gelişimsel rahatsızlıklar başta olmak üzere, bağımlılıkla ilgili de başvurarak, çocuk psikiyatrisinin tanınmaya başlandığını kaydetti.

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Erdem Beyoğlu, son 9 yılda ciddi bir artış olduğunu ve her yaş çocuk grubundan danışanlar olduğunu ifade etti.

İlgili olan bir ailenin çocuğundaki gelişim, dikkat bozukluğunu fark ederek erken tanıya yardımcı olduğunu kaydeden Beyoğlu, 3 yaşındaki bir çocuğun da poliklinikte tedavi gördüğünü belirtti.

Ailevi çatışmalar çok fazla

15-16 yaşındaki ergenlerin de bölüme başvurduğunu kaydeden Beyoğlu, şikâyetlerin daha çok aile için çatışmalar olduğunu, okulda sorunlar yaşayanların da yardım aldığını belirtti.

Bu başvuruları ergenlik sorunları olarak adlandırmanın yanlış olduğunu kaydeden Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Erdem Beyoğlu, bunların içinde madde bağımlılığı, depresyon ve diğer rahatsızlıklarında olduğunu söyledi.

Dört çocuk psikiyatristi hizmet veriyor

Çocuk ve Ergen Psikiyatri bölümünde, dört çocuk psikiyatrisinin  hizmet verdiğini kaydeden Beyoğlu, bu bölüm için yeterli olduğunu ifade etti.

Ailelerin birinci şikâyetlerinin çocuklarının aşırı derecede hareketliliği ile ilgili başvurduklarını ve bunların özellikle küçük yaş gruplarının olduğunu söyleyen Beyoğlu, bir diğer şikâyetin ise çocukların gelişim kaygıları ile ailelerin en çok başvurduğu konu olduğunu ifade etti.

Beyoğlu: Çocuğu suça karışmadan tespit etmek önemli

Ergenlerde ise ailelerle ilgili yaşanan sıkıntılar olduğunu söyleyen Beyoğlu, “Toplumun genelinde suça eğilim var. Bir ergen suça karışıyorsa, önce aileler daha sonra okulda sorgulanmalıdır. Suç işleyen çocuğun önceki davranışları mutlaka sorgulanıp incelenmelidir. Evdeki uyumsuzluk sebeplerini yakalayabilirsek, üzücü sonuçlar ortaya çıkmadan çocuğu kurtarabiliriz. Erken müdahale ile çözüm bulunabilir. Cezaevinde de ergenler için ihtiyaç duyulduğu zaman müdahale yapabiliyoruz” dedi.