KıbrısManşet

Akdeniz’de yüksek tansiyon


ABD’de yaşamını sürdüren Kıbrıslı Türk iş insanı ve enerji yatırım uzmanı Mehmet Mustafaoğlu, Türkiye’nin ilk sondaj gemisinin Akdeniz’e uğurlamasının ve Akdeniz’de başlatılacak sondajın gerginliğe sebep olabileceğini belirtti

ÖNEMLİ GELİŞME: KKTC Los Angles Fahri Temsilcisi Mustafaoğlu, bunun beklenen ve önemli bir gelişme olduğunu vurgulayarak, yapılması planlanan sondajın Türkiye’nin ve KKTC’nin kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri ve Güney Kıbrıs’ın yabancı şirketlere sondaj yapma hakkını verdiği bloklarda tansiyon oldukça yükseleceğini söyledi

BLOKTAN ÇEKİLEBİLİRLER: Mustafaoğlu, bu durumda yabancı şirketlerin yapabilecekleri arasında o bloklardan çekilmek veya haklarına ihlal getirdiği için Türkiye’yi dava etme seçenekleri var. İhtimali en düşük seçenek ise Türklerle ortaklık yapıp o bloklarda sondaj yapmaktır

Türkiye’nin ilk sondaj gemisi Akdeniz’e uğurlandı. Gemiye Fatih ismi verildi. Gemi, ilk sondajı ise bu yaz Akdeniz’de yapacak. Türkiye’nin ilk sondaj gemisinin Akdeniz’e uğurlandığı törende konuşan Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, “Sondaj gemimize güçlü mirasımızı yaşatması ve yeni dönemi başlatması için ‘Fatih’ ismini koyduk” dedi. Albayrak, “2 bin 600 metre derinliğinde Antalya açıklarındaki ilk sondajı bu yaz yapmak üzere Fatih’i uğurluyoruz” diye konuştu. ABD’de yaşamını sürdüren Kıbrıslı Türk iş insanı ve enerji yatırım uzmanı Mehmet Mustafaoğlu konu ile ilgili değerlendirme yaparak,

 

 

“Tansiyon yükselecek”

KKTC Los Angles Fahri Temsilcisi, İş adamı, Transglobal Financial Kurucusu ve Başkanı Mehmet Mustafaoğlu, bunun beklenen ve önemli bir gelişme olduğunu vurgulayarak, Yapılan açıklama ilk sondajın Türkiye’nin kendi ekonomik sularında yer alacağına işaret edildiğini belirtti. Eğer gelecekteki sondajların Türkiye’nin ve KKTC’nin kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri ve Güney Kıbrıs’ın yabancı şirketlere sondaj yapma hakkını verdiği bloklarsa tansiyon oldukça yükseleceğinin altını çizen Mustafaoğlu, Bu durumda yabancı şirketlerin yapabilecekleri arasında o bloklardan çekilmek veya haklarına ihlal getirdiği için Türkiye’yi dava etme seçenekleri olduğunu kaydetti.

 

“Ortaklık ihtimali düşük”

İhtimali en düşük olan seçeneğin ise Türklerle ortaklık yapıp o bloklarda sondaj yapmak olduğuna dikkat çeken Mustafaoğlu, Öyle bir şey için Rum tarafının rızası gerektiğini fakat Rumlar’ın böyle bir işbirliğine yanaşmalarının muhtemel olmadığını aktardı. Geçmişte Kıbrıslı Türklerin tüm kazanımlarını aksiyon alarak ve Rum tarafını zorlayarak adlılarını da hatırlatan Mustafaoğlu, “EOKA’ya karşı TMT’yi kurup azınlıktan Kıbrıs Cumhuriyetinin kurucu ortak toplumu, 1974 savaşından sonra da toplumdan devlet olmuştur. Bu sondaj hamlesi sonucunda da Ada’nın doğal zenginliklerinin ortağı olduğunu fiili şekilde gösterecektir” dedi.

 

“Tutumların değişmesi bir mucize olur”

Bu faaliyetlerden çıkabilecek olumlu bir diğer sonucun ise ABD’nin ve AB’nin Rumlar’a “Crans Montana’yı çöktürmenin bedelini ödüyorsunuz. İki taraf ta sondajlara moratoryum koysun ve yeni bir çerçeve altında görüşmelere tekrar başlayın” demeleri olduğunu belirten Mustafaoğlu, bu devletlerin şu ana kadar Rumlar’ı kendilerinin şımarık çocukları olarak görmüş ve Kıbrıs Cumhuriyetinin doğal kaynaklarını geliştirme hakkı olduğunu söylediklerini de ortaya koyarak, perde arkasında tutumların değişmesinin bir mucize olacağını aktardı.

 

“2014’ü hatırlamak gerek”

Bu konuda AB’nin ve ABD’nin açıklamaları olduğunun da altını çizen Mustafaoğlu, Bir de 2014’te Eroğlu dönemindeki sondajlar yüzünden Türkiye’nin Barbaros sismik gemisini Kıbrıs’a gönderdiğini ve Rumlar’ın bu nedenle görüşmelerden çekildiğini hatırlattı. ENI ve TOTAL’ın sondaj gemilerini bakım bahanesi ile çekildiklerini söyleyen Mustafaoğlu bunun üzerine Türkiye’nin de Barbaros’u geri yollayıp görüşmelerin başlamasına etken olduğunu kaydetti.

Eniz Orakcıoğlu

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı