Köşe Yazarları

Akdeniz çelişki yumağı


Akdeniz, tarihin her döneminde önemli roller oynamış bir bölgedir.

Asya ve Afrika’ya yapılan ticarette en önemli bölge, Kıbrıs’ın Güneyidir.

Osmanlılar adayı ele geçirdikleri zaman, Kuzey Bölgesini değil, Kıbrıs’ın Güneyini kontrol etme stratejisini izlemişlerdi.

Mağusa  Limanı, Larnaka, Leymosun ve Baf bölgeleri, Osmanlı İmparatorluğu döneminde çok önem kazanmış ve Osmanlı, Türk nüfusunu özellikle bu bölgeleri kontrol edecek şekilde yerleştirmişti.

Osmanlı Topraklarına bakan KUZEY SAHİL ŞERİDİNE Osmanlı niye yerleşim sırasında hiç önem vermemişti.

Bu yerleştirme politikasını,  aşırı milliyetçi geçinen hiç kimse analiz etme ihtiyacı bile hissetmemektedir.

Türkiye’nin adanın tümü üzerindeki GARANTÖRLÜK HAKKINDAN vazgeçmeme politikasının arkasında, Kıbrıs’ın Güney’inin stratejik önemi yatmaktadır.

Özellikle Enerji kaynaklarının çok önem kazandığı 18. Yüzyıldan itibaren Güney bölgesi daha da önem kazanmıştır. İngiliz üslerinin Güney’de olması tesadüf değildir.

Orta Doğu’da Petrol Ve Gaz’ın bulunmasıyla birlikte  Güney Kıbrıs ve Doğu Akdeniz daha da büyük önem kazanmıştır.

1974 Kıbrıs’ın fiili olarak bölünme tarihidir.

Bu tarihten itibaren, Kıbrıs Rum Kesimi, BM nin hazırladığı tüm  ÇÖZÜM PLANLARINA  karşı çıkmıştır.

Bu karşı çıkışta, Kıbrıs Cumhuriyetini Kıbrıslı Türklerle PAYLAŞMAMA politikası önceliklidir.

Akdeniz’de Enerji kaynaklarının ortaya çıkışıyla birlikte, Güney Kıbrıs, Enerji konusunda Kıbrıs Türklerini ve Türkiye’yi etkisiz bırakmaya yönelik adımlar atmaya başlamıştı.

Yunanistan, Mısır ve İsrail ile  ENERJİ ALANINDA yapılan  ittifak ve antlaşmalar, Türkiye’yi  dar bir deniz alanına sıkıştırma ve Akdeniz’deki ENERJİ KAYNAKLARINDAN soyutlamayı hedefliyordu.

Aklın yolu, çıkacak gazın Türkiye üzerinden AB ye taşınmasını gerektirirken, İsrail Mısır ve Yunanistan başka yollar aramaya başladılar.

 

Doğu Akdeniz’de enerji alanında işbirliğini güçlendiren Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail, 2 Ocak’ta Atina’da EastMed doğal gaz boru hattının inşası için anlaşma imzalayacaklarını duyurdu.

Türkiye bu tehlikeyi bertaraf etmek için, Libya ile Akdeniz Bölgesindeki haklarını koruyacak bir antlaşmayı gerçekleştirdi.

Harita’da da görüleceği gibi, East Med boru hattı Türkiye ve Libya’nın imzalayıp BM ye gönderdikleri  antlaşmada Türkiye ve Libya’nın alanı olarak gösterilmektedir.

Türkiye kendi alanında, kendisiyle işbirliği yapılmadan , yapılacak olan tüm çalışmalara karşı çıkacağını açıklamıştır.

Türkiye son birkaç yılda, 30a yakın çalışmaya askeri gücü ile müdahale ederek, bu çalışmaların yapılamamasını sağlamıştı.

Şimdi, Rum tarafı, Yunanistan ve İsrail, East Med boru hattını Türkiye’ye rağmen yapmaya çalışırlarsa, bölge büyük bir krize ve belki de sıcak çatışmaya sürüklenecektir.

İkinci bir yol ise, Akdeniz’e komşu olan tüm ülkelerin BİR KONFERANSTA   bir araya gelip, ortak bir çizgide buluşmalarıdır.

Bunun sağlanabilmesi için de Kıbrıs Sorununun çözümlenmesi gerekecektir.

Yeni yılda, Akdeniz’de izlenecek politikalar, Kıbrıs’a ya BARIŞ’ı  ya da ÇATIŞMA’yı getirecektir.

 



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı