Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Aha tarihçilere bıraktım

Burak Karataş

Hani Türkiye’de pek çok bürokrat, sıkıyı görünce -mesela Ermeni meselesinde- ‘tarihçilere bırakalım’ deyip işin içinden sıyrılır ya… ‘Tarihçi’ dedikleri de kendi adamları tabii, belge falan görmeden propaganda yapan memur takımı…

Tercihan emekli asker, holdinglerde moldinglerde yönetim kurulu üyesi, ayrıca Cumhuriyet yazarı, tarihe meraklı, Atatürkçü, sert ki barut, gözleri çakmak çakmak…

Bizim tarihçi öyle değil ama zarar yok! Herhangi bir tarihçide olmaması gereken pek çok özelliği var (!) Bilgisi derin, belgeyle konuşur; sohbeti nitelikli ve keyifli, karakterinde de bir yamuk yok Allah’a şükür…

Mete Hatay’dan bahsediyorum… Kendisi ara ara bizim gazetede de yazar (keşke daha çok yazsa).

Ben yazar mazar değil, kasap çırağı olduğum için (bunu daha önce konuşmuştuk), Mete Hatay ne demiş, onu yazacağım. Ne dediğini önemsediğimden, yoksa ahbaplığım yok bire bir… (Olsa da itiraz etmem!)

Mete Bey’in saçına sakalına ak düşmüş ama aklı fikri yerinde ki bizim için mühim olan da odur.

Ne diyor kendisi?

“İki ayrı devlet de istesen, federasyon da istesen, mülk konusu eninde sonunda çözülmek zorunda”…

Bizim ‘yerli hengâme’ için diyor, ayık olunuz.

Davaların sürekli gündeme gelmesinin de anormal olmadığını söylüyor ki adam elhak doğru söylüyor… Biliyor da konuşuyor mübarek…

Yalnız… Ben bir şey anlamadım…

Bizim adadaki her şey zaten bizim değil miydi ağabey? Üstelik dünya bir ateş topu olarak yaratılmadan evvel de öyle değil miydi? Öyle değilse, sonraki aşamalarda nasıl biz Türkler tüm dünyaya yayıldık? Eti Türkleri, Sümer Türkleri, Mezopotamya Türkleri, Babil Türkleri, Mu Kıtası Türkleri, Kıbrıs Türkleri olduk!..

Hatta, ‘en büyük bankacı’ Atatürk, bankamızı dahi kurdurdu… (Bkz: Sümerbank.)

Bizden başka birileri nasıl olur? Onlar belki Güney Kıbrıs Türkleridir yahu, iyice bir bakın, tarihçi adamsınız… Bizim ayrımız gayrımız mı var?..

Hem ‘bunların sabık reis-i cumhurları’ da kahveyi bizimkinden daha iyi höpürdetivermişti canııım, işte belli bir şey, adam Türk…

Öyle olmasa hapı yutmuştuk! (Yuttuk mu? Siz söyleyin…)