Köşe Yazarları

Adaylıklar ilk kez bu kadar gecikti…


Seçime 90-100 gün arası kalmışken, halihazırda iki resmi aday var. 2015 seçimlerine göre geç kalınmış bir durum…

Mustafa Akıncı, 2015 seçimlerinden neredeyse bir yıl önce Temmuz’da “ TDP’nin desteğini almakla birlikte, bağımsız aday çıkacağını” açıklamıştı. Eylül’de Sibel Siber, Ekim’de Kudret Özersay, Kasım sonunda da Derviş Eroğlu aday olacaklarını ilan etmişlerdi…

Bizler, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin gündemi boşu boşuna meşgul etmesinden şikayet ediyoruz ama, bu hep böyle olmuş. Hatta geçmişte çok daha uzun süre önce başlamış süreç.

Üç aydan az bir süre var ama resmi aday sayısı iki. Biri CTP adayı Tufan Erhürman, diğeri de dün bağımsız çıkacağını açıklayan Kudret Özersay…

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın yeniden aday olacağı haberi sürpriz olmayacak, tam tersine aday çıkmazsa sürpriz olacak. Ancak açıklamanın bu kadar gecikmiş olmasının nedenini kestirmek zor. Görevde olmanın sorumluluğu mu?

Diğer yandan UBP’nin milletvekillerinin açık açık “biz kazanacağız” demelerine karşın, Ersin Tatar hala aday değil.

Sırada, sürpriz bir şekilde bağımsız aday çıkmayı düşündüğünü açıklayan Sibel Siber, Serdar Denktaş ve Erhan Arıklı var. Her üçünün de adaylık niyetleri belli bir noktaya gelmiş olmalı ki, en azından “düşünüyoruz” açıklaması yaptılar…

Şimdi bu durumda, yapılabilecek en kestirme yorum, birinci turda oyların feci şekilde bölüneceğidir.  Yelpazenin tüm kesimleri için geçerli bir durum bu. Ben artık sağ-sol ayırımı yapmıyorum. Belki bu seçimler özelinde ortaya çıkan belirgin kriter üzerinden konuşmak gerekir ki, o da adayların federasyon yanlısı ve karşıtı olarak ayrılmaları.

Mustafa Akıncı ve Tufan Erhürman, federasyona bağlılıklarını, belki ufak nüanslarla farklılaştırsalar da, oy alacakları tabanlar, federasyonu destekleyen tabandır. Bundan önceki seçimlerde, bu kesimden yüzde 1 civarında oy alan radikal adayların sayısının bu kez çok fazla olmayacağını da düşünürüm.

Diğer kesimde, tümünün birden aday çıktığını var sayarsak, 5 aday var. Demek ki, “federasyon artık seçenek değil” ya da “tek seçenek değil” diyenler de 5’e bölünecek.

Bugüne kadar yapılan kamuoyu yoklamalarında Mustafa Akıncı’nın yüzde 30 barajını aşağı düşürmediği görüldü. Bunun TDP’nin oyu ile alakası yok. Bir kısım insan Leymosunlu’luk bağlantısına dikkat çekse de, Akıncı halkın doğrudan ve kendiliğinden desteğini alıyor. Özünde tabii ki federasyon konusunda geri adım atmaması da var…

Tufan Erhürman’ın çıkışı bu yüzdeliği nasıl etkileyecek, henüz bir öngörü yok. Ancak adaylığını açıkladığı andan itibaren, Erhürman’da bir yükseliş olduğu söyleniyor. CTP’nin bu kez Sibel Siber olayının tersine, büyük çoğunlukla adayını destekleyeceği görülüyor. Konuştuğum eski tüfeklere sordum. Geçmişte aralarında çekişme olan değişik isimlerin bana söyledikleri ortak ifade şu; “Erhürman’ı ta başından parti başkanlığında biz destekledik, onun kazancı bizim kazancımız, onun kaybı bizim kaybımızdır”… Tabii CTP oyları yetmez. Yüzen gezen oyların ne oranda Erhürman’a yöneleceği, belirleyici olacak.

Ersin Tatar, kemik oyu geçmişte yüzde 28 olarak ifade edilen ancak son yıllarda düşüş gösteren UBP’nin tüm desteğini alabilecek mi? Onun dışında, başka partilerden ya da yüzer gezer oylardan yüzde kaç bunun üstüne ekleyecek. Parti içinde Tatar’a karşı yürütülen operasyon artık şehir efsanesi olmaktan çıktı, somutlaştı. Öyle şeyler duyuyoruz ki, inanamıyoruz…

Diğer adaylar gerçekten şimdilik bilinmez… Yorum yapmak için erken. Kudret Özersay’ın partisinin son seçimlerde aldığı 17,5’luk oyunu koruyup korumadığı, bağımsız aday çıkmakla bunu artırıp artırmayacağı, yine Sibel Siber, Serdar Denktaş ya da Erhan Arıklı’nın potansiyelleri bugünün bilinmezleri. UBP tabanındaki karışıklık Serdar Denktaş’ın oy oranını etkileyebilir. Diğer yandan, kişiliği ve politik duruşu ile ciddi bir halk desteğine sahip Sibel Siber’i hiç yabana atmamak gerekir. YDP’nin genel seçimlerdeki yüzde 7’ye yakın oyunun durumu ise, matematik hesaplamalar yapacak olanlar için ciddi bir veridir.

Sonuçta ikinci tur kesin. Ancak kimlerin ikinci tura kalacağını, bu saydığım bilinmezler belirleyecek. Ha ikinci turda ne olur? Onun yorumunu yapabilmek için biraz daha süreye ihtiyaç var. Kampanyalar başlasın, dinleyelim, etki değerlendirmesini ona göre yapalım.

Bu seçimin bir başka özelliği, peşinde bir erken seçimi de getirecek olması. Bu da artık kesinleşmiş gibi. Koalisyon ortakları ne kadar da “sıkıntımız yok” deseler de, hem ülkenin şartları, hem de başka etkenler bir erken seçimi zorunlu kılacak. Bu konudaki en ufak bir gelişme bile cumhurbaşkanlığı seçimleri için belirleyicidir.

Bu yıl adaylıklar gecikmiş olsa da, yine de geleceğimiz için düşünecek yeterli zamanımız var.

Hakkımızda hayır diyelim…

 

YERİN KULAĞI VAR

İŞ BAŞA DÜŞTÜ:

Ortaklar “davet” üzerine bugün İstanbul’a gidiyor. Yanlış hatırlamıyorsam UBP-HP hükümeti ziyaret konusunda gelmiş geçmiş hükümetlere fark attı. Resmen bir ayakları Türkiye’de. Ama bu kez işleri zor, hazine tam takır, ülkede felaketler ardı ardına geliyor, protokolden henüz ses yok ve en önemlisi vaat edilen para henüz gelmedi. BU ziyarette tek bir şey söyleyecek olsalar, “kaynak” diyecekler. Acil kaynak yaratılmazsa, cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi işleri zor…

 PARTİDEN DE İSTİFA ETSİN:

Partisinin oyuna güvenmeyen HP lideri Kudret Özersay, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partili değil, bağımsız aday olarak çıkmaya karar verdi. Keşke partisinin adayı çıkma cesaretini gösterebilseydi. Bu kararı alan Özersay eğer gerçekten bağımsız aday çıkacaksa, o zaman partisinden de istifa etsin ki, biz de gerçekten bağımsız aday olduğuna inanalım. İster misiniz yarın HP, “madem bizim adayımız değilsin, oy yok” desin…

SIRADAKİ GELSİN:

Tufan Erhürman’ın ardından HP lideri Özersay da “bağımsız” aday olarak seçimlere katılacağını açıkladı. Sıra Tatar ve Arıklı’da. Yeni yıl sonrası aday olup olmayacağına karar vereceğini söyleyen Serdar Denktaş’a Hüseyin Özgürgün’den destek geldi. Aday olması halinde Özgürgün’ün, Denktaş’a destek vereceği iddia ediliyor. Ve bir başka isim Sibel Siber de adaylık konusunda yeşil ışık yaktı ve önümüzdeki günlerde kararını açıklayacağını söyledi. Bu durumda en az 7 adaylı şenlikli bir seçim bizi bekliyor…

SIKINTI SANER’DE:

Çok tartışılan Mağusa, İskele, Yeniboğaziçi İmar Planında UBP içinde sorun olan ve Başbakan Tatar’ın planı resmi gazetede yayımlanmasını engelleyenin UBP Genel Sekreteri Ersan Saner olduğu iddia ediliyor. İmar planıyla ilgili bazı değişikliklerin yapılması konusunda ısrarcı olan Saner’in bu taleplerinin Başbakan tarafından kabul görüp görmeyeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz…

PAMUK ELLER CEBE:

Yolların erken yapılmasının istenmesi halinde vatandaşın ek katkı yapmaya hazır olması gerektiğini belirten UBP Genel Sekreteri Ersan Saner, “Halkımız, kendi kazancından % 3 yollar için kesinti yapılmasını kabul ediyor mu? Ediyorsa yarından tezi yok ben bunun yapılması için Ersan Saner olarak üzerime düşeni yapacağım ” derken ne demek istedi? Örneğin “kesinti için Maliye Bakanı’na ricada bulunacağım” mı demek istedi yoksa, “biz de bir aylık maaşımızın yanında devletin partilere verdiği katkıdan şu kadar bağış yapacağız” mı demek istiyor açıklasın da bilelim…

BİZ BUYUZ İŞTE:

Ülkeyi etkisi altına alan kötü hava şartları nedeniyle zarar gören, işinden ayrılamayan vatandaşlarımız için birçok işletme ve ana okulu kapılarını mağdur olan vatandaşlara açtılar. Çocukların bakımından tutun da, bir tas çorba, sıcak yemek ihtiyacı olanalar için adeta seferber olundu. Ne kadar kavga etsek, birbirimizi yesek de günü geldiğinde kucaklaşmayı biliyoruz…

ZİRVEDEKİLER

Başaran Düzgün: “Keyfimizin istediği yere evler, işyerleri inşa ettik. Keyfimizin istediğince dereleri ve akarları ortadan kaldırdık. Daha çok toprak elde etme, daha çok para kazanma hırsıyla doğanın tüm dengesini bozduk. Sonra da dönüp ağlaşıyoruz. Yağmur yağacak diye teyakkuza geçiyor, panik yaşıyoruz. İçine düştüğümüz acizliğin farkında mısınız? Bu memleketin içine ettik, mevsimlerin de…”.

DİPTEKİLER

Ellerinde Patladı: Meşhur Mağusa, İskele, Yeniboğaziçi İmar Planı HP için olmazsa olmazdı. Nasıl olmasın ki, aylarca bölgeleri gezip planı az mı anlatmaya çalışmışlardı. Adeta bu plan onların namusuydu. Ne oldu, Başbakan Tatar önceki günkü Bakanlar Kurulu toplantısında HP’lilerin beklentisinin aksine “planı imzalamayacağını” söyleyerek son noktayı koydu. HP’lilere de aylarca uğraştıkları planın üstüne bir bardak soğuk su içmek kaldı…




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı