Köşe Yazarları

Adalet mi, vicdan mı..?


Hiç kuşkusuz yeni yılda da UBP’nin kurultay döneminde işe aldığı ve şimdiki CTP-DP hükümetinin sözleşmelerini uzatmayıp işlerine son vereceği 366 kişiyi konuşmaya, tartışmaya devam edeceğiz… Bu konuda “adalet” mi, yoksa “vicdan” mı galip gelecek, hep birlikte göreceğiz. Ne yazık ki geçen kırk yıla rağmen hala herkes, ülkedeki ekonomik yapı nedeniyle devlet kapısını “kurtuluş” olarak görmekteler. Sırasında daha az maaşa razı olup, kendilerini devletin koruyucu kanatları altına girmekten alamıyorlar. Peki haksız mıdırlar? Kesinlikle hayır… Yılda bilmem kaç gün izin, maaş garantisi, emekli ikramiyesi ve dolgun bir emekli maaşı, ödenekli izin, yılın yarısı tatil, işe gitmişsin veya kaçta gitmişsin kimin umurunda… Bundan iyisi Şam’da kayısı… Bir de özelde çalışanların durumuna bakınız. Bu saydıklarımın birçoğundan mahrumlar. İşte bu nedenledir ki, sırf devlete kapağı atabilmek için insanlar birbirleriyle kavgalaşıyor… İşte tam da bu noktada devlet olanaklarını ellerinde tutanlar devreye girerek, çıkarları doğrultusunda ayrıcalıklı bir kesim yaratıyorlar.
Yıllardır bu ülkede her iktidar değişikliğinde adaleti ayaklar altına alarak yapılan uygulama, bu kez koalisyon ortakları arasında ciddi bir krizin yaşanmasına neden oldu. DP kanadı, birçoğu kendisine oy vermiş ve bugün o koltuklarda oturma nedeni olarak gördüğü söz konusu gençlerin, yine tamamen oy kaygısıyla işten atılmalarına onay vermiyor. Halbuki DP-UG içerisinde yer alanların, özellikle kurultay dönemi işe alınan bu gençlerle ilgili olarak söyledikleri “kandırılıyorsunuz” söylemi hala hafızalarda duruyor…
CTP-DP ve CTP-ÖRP döneminde aynı yöntemlerle 3-5 bin kişinin işe alındığı bilinirken, geçmişin tüm suçlarını söz konusu 366 kişiye ödetmek de adil değil tabii… O zaman gelin 2000’li yıllardan itibaren, şu veya bu nedenle geçici olarak işe alınan ve bugün kadrolananlar da dahil olmak üzere hepsi için tekrardan adil ve bilgiye dayalı bir sınav açalım, hak eden her kimse istihdam edelim…
Başbakan Yorgancıoğlu’nun 31 Aralık itibarıyla işlerine son verilecek dediği 366 kişi şimdi kara kara düşünüyor. “Haksız yere işe alındıklarını bilmeleri gerekirdi. Onun için işlerine son verilmelidir. Benim suçum neydi?” diyebilirsiniz ve kimse de size “haksızsınız” diyemez. Evet bu insanlar, belki de bir başkasının hakkı olan işe, bilgi ve becerisiyle yarışarak değil, birilerinin torpili ile girmiştir. Hukuk ve adaletin yerini, partizanlık ve torpil almıştır. İşten atılan 366 kişinin yerine aynı kriterlerle yenilerinin işe alınmayacağını kim garanti edebilir ki? Kimse kalkıp da, “sınav yapılacak ve başarılı olanlar alınacak” demesin lütfen. Yıllardır Kamu Hizmeti Komisyonu’nda yaşananları, sınavların nasıl yapıldığını, soruların belli kişilere nasıl önceden verildiğini çok duyduk, bu köşeden de birçok kez yazdık…
Bu işlerin artık böyle gitmeyeceği konusu kesindir. Evet bir yerden başlamalı ve bu sistemi değiştirmeliyiz. Buna ne benim, ne de bir başkasının itirazı olamaz, olmamalı… Ama bazı siyasilerin bu istihdamları “ahlaksızlık”, bazılarının ise “yasaldır” söylemleri havadadır. Günün sonunda bu 366 kişi işten durdurulduğunda da adalet yerini bulmayacak. Bu işler dün öyleydi, bugün de böyle olacak. Bu 366 kişinin işe alınmalarını “adalet” ve “vicdan” muhasebesine döndürenler, oturun oturduğunuz yerde. Bu konuyu olsun kendinize politik malzeme yapmayın. Çünkü hiçbirinizin geçmişi diğerininkinden temiz değildir. Onun için kimse kalkıp da yaptığı işte haklılık aramasın. Bu insanları işe alanlar ne kadar suçlu ise, işten atanlar da o kadar suçludurlar bence…
Bu berbat durumdan çıkışın da yolu bellidir; bir, Kamu Hizmeti Komisyonu’nu temizlemek, yasasını yenilemek; iki, kamuda geçici alımını yasaklamak. Bunu yapan da kim olursa olsun alkış alacaktır.

YERİN KULAĞI VAR

SUNAT ATUN’UN PROJESİ BU KADAR:
Şu anda 5 binden fazla ailenin başındaki dert sayaçsız elektrik. Yaksan da yakmasan da ayda 300 lirayı trink ödeyeceksin. Haksız, adaletsiz bir uygulama. Sebep, “Sayaç yok”. Hem de 5 yıldır. Övünmeyi seven, eleştirirken Meclis’in damından tozlar döken Sunat Atun, 29 Aralık 2009’da atıp tutuyor ve “Akıllı Sayaç Projesi kapsamında 2010 yılı sonuna kadar yaklaşık 21 bin adet elektrik sayacı yeni sistemle yönetilecek, 2011-2012 yıllarında ise 137 bin elektrik sayacında uzaktan erişim sisteminin hayata geçirilmesi sağlanacak” diyordu. Bu arada sayaçların ilk 20 bin 880 tanesinin geldiğini de ekliyordu. Şimdi ben vatandaş olarak soruyorum, nerede bu sayaçlar? Deniyor ki, öğreniyoruz ki  arızalı çıkmışlar. Ya o uzaktan okuma fasariyası? Aradan da 4 yıl geçmiş, sonuç; sayaçsız ev sayısı her gün artıyor. Ben daha ne diyeyim…

SUCUOĞLU’NUN HESAPLARI:
Herkesin eleştirdiği bir konuyu, birisi çıkar da sürekli savunmaya çalışırsa, hep bir bit yeniği vardır diye düşünmüşümdür. UBP milletvekili Faiz Sucuoğlu’nun kurultay istihdamlarını canhıraş bir şekilde savunması dikkat çekiyor. Parti içinde söylenenlere bakılırsa, Sucuoğlu, Hüseyin Özgürgün’ün başkanlılığının uzun sürmeyeceğini hesap ederek, hazırlık yapıyormuş. Eh, o istihdamların büyük bir çoğunluğu da delege yakını olunca…

UYGULAMANIN MUCİDİ TATAR’MIŞ:
Ersin Tatar, Digiturk’ün affedilen stopaj vergisi meselesiyle ilgili olarak TDP’nin soruşturma önergesine destek vermişti. Meğer bugünkü uygulamanın kararını veren kendisiymiş. Hatta şirkete teklifi de o götürmüş. Zeren Mungan da alınan kararı uygulamış o kadar. Attığı imzanın mürekkebi kurumadan nasıl olup da çıkıp eleştiri yapabiliyor, anlamak mümkün değil. Eğer Mungan’ın yaptığı yanlışsa, kendisi bunca zaman niye vergi almamış? En azından onu söylese…

BOŞUNA OYALIYORLAR:
Asgari Ücret Tespit Komisyonu 1 Ocak’tan itibaren geçerli olacak yeni asgari ücreti bir türlü tespit edemiyor. Dört kezdir toplanan ama bir sonuca ulaşamayan komisyon, bugün yine toplanıyor. İşçi kanadının talep ettiği 1830 liralık yeni ücretin kabul görmeyeceği gün gibi aşikar. Günün sonunda yeni asgari ücret 1550 civarında bir rakama bağlanacak ve olan yine bu ücretle geçinmeye çalışan işçiye olacak…

ÖNCE BATIR:
KTHY çalışanlarının sorunlarını, yıllarca çektiklerini bilmeyen yok. Ama bugün bakıyoruz da siyasilerimiz, şirketi batıran kendileri değilmiş gibi eski KTHY çalışanlarına müjde vermek için adeta birbirleriyle yarışıyorlar. Zaten hakları olan parayı verirken bile, (daha ne gün ödeneceği de belli değil ya), bunu siyasi malzeme yaparak popülizm yapıyorlar… 

YENİ ÜNİVERSİTE GELİYOR:
Türkiye’de yönetim danışmanlığı alanında faaliyet gösteren Management Center Turkey firmasının KKTC’de bir üniversite açma hazırlığında olduğu bildiriliyor. Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Alper Utku’nun yaptığı şirket, bu amaçla KKTC’de mevcut mevzuat gereğince bir yatırım şirketi kurulmasına karar vermiş.

DEĞİŞEN BİRŞEY YOK:
Özellikle son yıllarda Meclis’te yaşananlar ve nisap krizlerinin yeni dönemde biteceğini boşuna hayal etmiştik. Sibel Siber başkanlığındaki Meclis’in daha verimli ve dolu salonda yapılacağını beklerken, görüyoruz ki kürsüye çıkan vekillerin boş koltuklara konuşması kuralı değişmemiş…

ZİRVEDEKİLER
Medya Etik Kurulu: Son dönemde kurulan en verimli, en ciddi ve en yararlı örgüt oldu. Toplumdaki genel bozulmayla birlikte rayından çıkan Kıbrıs Türk Medyası’nı, bizzat gazeteciler tarafından denetleyen örgütün aldığı kararlar da bu nedenle tartışma götürmüyor. Bizim kendi oto kontrol mekanizmamız olarak gördüğümüz bu Kurul’un aynı tarafsızlıkla devamını diliyoruz…

DİPTEKİLER
Kafa Karıştıran Açıklamalar: Başbakan, “Kurultay istihdamları duracak” dedi. Cumhurbaşkanı da Bakanlar Kurulu çıkışında, “Karar hükümetin” deyince, CTP’nin kararının uygulanacağını anladık. Ancak aynı Cumhurbaşkanı, gösteri yapan çalışanlara “Görüştük, olumlu” deyince, “Haydaaa” dedik. Arkasından DP’den gelen açıklama, tartışmanın sürdüğünü gösterdi bizlere. Yapılanların tümü, kişisel ve partisel çıkarlar için vatandaşın nasıl alet edildiğinin kanıtı. Yasalarda politikacı lehine boşluk bırakılınca, sömüren de çok oluyor. “İnsanların ekmeğiyle oynamak” diyor Kemal Dürüst, yasalara rağmen insanları ekmekleriyle sömürdüklerini unutuyor…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı