Acaba bazı çocukları sınava sokmasak mı? - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EğitimKıbrısKöşe Yazarları

Acaba bazı çocukları sınava sokmasak mı?

Bir kolej sınavı daha geçti bitti. Sevinenlerden çok üzülenler oldu. Ben üzülenlerin yanındayım. Elbette ki sevinenlerin başarısını da alkışlıyorum. Ancak üzülenlerin yaşayacağı sıkıntı çok daha büyük…

Psikolojik Danışman Verda Gülçür’ün Yenidüzen’de kaleme aldığı makalede önemli tespitler var. Bakınız ne diyor Gülçür: “Başarısızlıkla sonuçlanan sınav sonrası çocuğumuza, psikolojik ve fiziksel olarak dinlenme ortamı hazırlamalı, sonrasında ise çocuğumuzun hedefleri doğrultusunda, yönlendirmeliyiz.


Hayattaki esas başarının mutluluk olduğunu çocuğumuza aşılamalı ve bundan sonrası için çocuğumuzla iletişim kurarak onu en mutlu olacağı seçeneğe yönlendirmeliyiz. Bu durumda çevrenin düşüncelerini, sahip olacağı sosyal etiketi düşünmemeli, yetenekleri ve mutluluğu doğrultusunda seçimler yapması yönünde çocuğumuzu yönlendirmeliyiz.

Başarı toplum tarafından önemli görülen mesleklere sahip olmak değil, işini iyi yapmak olmalıdır bilincine sahip olan çocuk önemli olan sınavın değil kendi başarısının olduğunun bilincine varır.”

Yıllardır benzer şeyleri yazıp söylüyoruz. Bir uzmandan da benzer şeyleri duymak önemli…

Ben daha da ileri giderek acaba diyorum çocuklarımızı gereksiz yere sınava sokmasak daha iyi olmaz mı?

Yani rakamlara bir bakıyorum, Kolej sınavına iş ola giren yüzlerce çocuk var. Kolej Sınavı’na kayıt yaptıran öğrenci sayısı 2200 civarı… Kolej sınavının geçtiğimiz gün yapılan 2’nci basamağına ilk sınava giren ama bu sınava girmeyen 610 öğrenci var. Yani kayıt yaptıran öğrencilerin %28’i ikinci basamağa girmiyor.

Buna ek olarak sınava giren yüzlerce çocuğun da aldığı sınav sonuçlarına bakacak olursak, taban puanların yakınından uzağından geçen bir not almış değildirler… Peki bu çocukları aileler niye sınava koyma ihtiyacı hissediyor?

Bu çocuklar esas sınavlara girene kadar defalarca deneme sınavlarına giriyorlar. Bu deneme sınavlarında alınan notlar belli. Çocuğun sınıftaki performansı belli, çocuğun bu sınavda başarısız olacağı da belli… Böylesi bir ortamda o çocuğu sınava sokup, sınav sonrasında yaşanacak başarısızlık travmasını yaşamasına niye izin veriyoruz ki?

Yani Kolej Sınavı’nda bir mucize yaşanmayacağına göre, çocukların üç aşağı beş yukarı kaç puan aralığında alacağı bellidir öncesinden…

Belki de sınava kayıt yaptıran çocukların yarıya yakınının Kolejlere girme ihtimali hiç yok… 30-40 puan almış çocukları sınava sokuyoruz. Halbuki çocukları bu sınava sokmadan, farklı bir yönlendirme ile çok daha mutlu bir dönem geçirmelerini sağlayabiliriz.

Sanki aileler biraz kendi hırslarına yenik düşüyor. Çocuklarımızı gereksiz yere stres altına sokuyoruz, onlara kaldıramayacağı yükler yüklüyoruz. Sonra da çocukta yaşanılan olumsuzlukları tamir etmek için uğraşıyoruz.

Bu sınavda çocuklardan önce aileler gerçekçi olmalıdır. Kazanamayacağını bile bile çocukları sınava sokmanın bir anlamı yok. Piyango değil ki bu… “Ya çıkarsa” diyelim. “Ya geçerse” ile sınav kazanılmaz. Çocuklara daha fazla eziyet etmeyelim. Koleje girmemek hayatın sonu değil.

Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar