Köşe Yazarları

ABD-Rusya krizi Kıbrıs’ta dengeleri değiştirir mi?…


Bu tantana içinde kaç kişi farkına vardı bilmem ama Güney Kıbrıs siyaseti bugüne kadar pek görülmeyen bir şekilde çalkalanıyor.

“Ulusal Dava” dedikleri Kıbrıs konusunda, ne olursa olsun çatlak vermeyen partiler, açıktan ve düzeyi gerçekten çok düşük bir tartışma içine girdiler.

Konu, dünya güç dengelerindeki değişiklikler ve bu değişimlerin Rumların davasına etkileri…

ABD’nin çılgınca çıkışları, dünyanın mutlak liderliğine soyunması, bunun karşısında Rusya ve Çin’in başını çektiği, giderek güçlenen Doğu paktı…

Soğuk savaşın bitişini 1991 olarak alırsak, 27 yıl sonra yeniden başlayan kutuplaşma…

İster istemez bölge ülkeleri de politikalarını hafiften değiştirmeye başlıyor. Öyle son balayı dönemindeki gibi gitmeyecek işler. Herkes tarafını alacak.

Bu durum, Kıbrıs Rum politikalarına batıyla birlikte destek veren Rusya’nın tutumunu tartışılır hale getirdi.

Geçmişte Rusya’nın Akdeniz’e inmesi tartışılırdı. Şimdi Rus savaş gemileri Akdeniz’de cirit atıyor. Ayrıca, Rusların ve tabii Çin’in de gözü Doğu Akdeniz enerji kaynaklarında.

Şu anda Sibirya’da devam eden ve Pasifik’in güvenliğini amaçladığı açıklanan VOSTOK 2018 tatbikatının, Doğu Akdeniz hedefleri için bir hazırlık olduğu iddiaları var.

Dahası, batılı kaynaklar, Türkiye’nin de Doğu Akdeniz’de uzun vadede Rusya ve Çin ile ortak hareket etmeyi tercih edeceğini öngörüyor.

İşte bu ortamda, Güney Kıbrıs’ta Anastasiadis’in partisi DİSİ’nin Başkanı Averof Neofitu bir açıklama yaparak, Rusya’nın Kıbrıs konusunda tutum değişikliğine gittiğini, bunun sebebinin de Türkiye ile enerji alanında yakınlaşması olduğunu söyledi.

Rusya Büyükelçiliği derhal bir karşı açıklama yaparak, yangına körükle gitti. Ruslar, geleneksel yaklaşımlarında hiçbir değişiklik olmadığını söylemekle birlikte; Kıbrıs Rum Yönetimi’nin “bazı dostlarının”,  Rusya’yı Doğu Akdeniz’den uzaklaştırmak için, Rusya ile GKRY’nin arasını bozmaya çalıştığını açıkça ifade ettiler.

Bu çok açık bir tavırdı. Ruslar, “batı bizi Akdeniz’den uzaklaştırmak için, sizinle aramızı bozmaya çalışıyor” demiş oldular. Neofitu buna da “Bizim yüzümüz batıya doğrudur” diye cevap verdi.

Bu ağız dalaşı,  Rusya ile organik bağı olan AKEL’in Genel Sekreteri Kiprianu’yu kızdırdı, o da “ABD’nin veya herhangi başka birinin peşinden gidersek Kıbrıs sorununun çözümünü daha elverişli mi kılacağız?” dedi. AKEL kendi yayın organı Haravgi’de konuyu “Kimsenin kuyruğu olmayalım… Rusya-Kıbrıs İlişkilerini Bozuyorlar” şeklinde yorumladı.

AKEL ve DİSİ’nin tartışması, Rumların  batı ve özellikle ABD’nin çıkarları ile Rusya’nın bölgedeki yeni yapılanması arasında bir tercih yapma durumunda kaldıklarını gösterdi.

Olaya hep Türkiye’nin durumundan baktık bugüne kadar.

Ama şimdi görüyoruz ki, kamplaşma, kutuplaşma, bizi başka yönlerden de etkileyecek.

Bunun Kıbrıs konusuna doğrudan ne gibi etkisi olur sorusunun cevabı da, doğal gaz ve petrolün çıkması ve taşınmasıyla şekil alacak. Rum yetkililerin, “AB enerji konusunda güvenliğimizi sağlasın” çağrıları da bunun için zaten.

Batıyla burada al gülüm-ver gülüm işler pişiren Güney Kıbrıs’ın özellikle Kıbrıs konusunda zora girmesi muhtemel. Belki bu durum, Kıbrıs için de dengeleri değiştirebilir. Malum Rusya ve Çin’in ellerindeki en büyük koz, BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden ikisi olmaları.

Şu ömrü hayatımızda soğuk savaşın yeniden başladığını da mı göreceğiz acaba?…

YERİN KULAĞI VAR

EĞİTİM DEĞİL, KENDİSİ UÇTU:

Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Asım idris’in görevinden istifa etmesi dünün en çok konuşulan konusu oldu. Bu dönemde herkes kapağı devlete atmaya çalışırken, devletin topundaki birisinin istifa edip özele geçmesi tuhaf karşılandı. Cemal hocayla birlikte “eğitimi uçuracaklardı”, eğitim değil ama dokuz ayda müstaşar uçtu. Ne diyelim vardır elbet bir hikmeti, hayırlısı olsun…

 

MARKETLER 1, KANTİNLER 0 :

Ve sonunda supermarketler kantinlere karşı galip geldi. Marketlerin baskısı meyvesini verdi ve bazı askeri kantinler sivillere kapatıldı. Kısacası vatandaşın bu pahalılıkta ucuz birşeyler alması engellendi. Aynen zamanında düşük karla, tanzim satış yapan TANSAŞ’ın adaya sokulmadığı gibi. Şimdi vatandaş ne mi yapacak? Efendilerin insafına kalacak. Diledikleri fiyatı koyup, kazıklamaya devam edecekler…

 

HOPPALA:

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars’ın Ankara ziyaretinde açıkladığı “adli yardımlaşma, terör suçları ve organize suçlarla mücadelede işbirliği” konularında atılan adımları eleştiren KTÖS ve Basın-Sen bu işbirliğinin, terör yasası düzenleyerek Kıbrıslı Türk muhalif kesimleri baskı altına almaya yönelik girişim olduğunu savundu. Bazen sırf eleştimek için eleştiriyoruz sanırım.  Havadan nem kapmak böyle birşey olmalı…

 

KOOP-SÜT AÇIKLADI:

Koop Süt açıklama yapmak zorunda kaldı. Malum, piyasada Kooperatif helliminin 52 liraya satıldığı fotoğraflanmıştı. Koop-Süt, az tuzlu hellimin 42, tuzlu hellimin 38,84 liraya satıldığını duyurdu. Daha bu KKTC’nin en ünlü, en denetimli ürünü. Diğerlerinde nasıl bir vurgun olduğunu artık siz hesaplayın…

 

İTHALAT TL’YE DÖNER Mİ:

Türkiye’de, menkul ve gayrimenkul alım satım ile kiralama sözleşmelerinde döviz üzerinden belirlenmiş bedellerin 30 gün içinde Türk lirasına dönüştürülmesiyle ilgili karar, yürürlüğe girdi. KKTC hükümetinin kiraları TL’ye çevirmesi kararı, Türkiye’ye örnek oldu. Demek ki, yapılabiliyor, demek ki örnek dahi olunabiliyor. Yeter ki cesaret olsun. Şimdi yalnız merak ettiğim, Türkiye’de dövizle ticaret de engelleniyor. Peki o zaman bizzat devletin kendisi, KKTC ile ticaretteki doları TL’ye çevirecek mi..?

 

NE YAPSAK BOŞ:

Çevre temizliği konusunda yıllardır çeşitli etkinliklerle seferberlikler yapılıyor. Bakanlıklar, özel kuruluşlar, hatta Cumhurbaşkanlığı bile bu konuda temizlik seferberlikleri yapıyorlar. Sonuç sıfıra sıfır elde var sıfır. Kimse kusura bakmasın ama toplum olarak pisiz. Siz ne kadar temzilerseniz temizleyin, bir gün sonra yine etraf çöplüğe dönüyor. Temzilemek değil, doğru olan çevreyi o şekilde bırakıp, kendi pissliğimizde boğulmamızdır…

 

ZİRVEDEKLER

Narin Şefik (Yüksek Mahkeme Başkanı): “İnsanların çoğu, ‘kural uygulansın’ dendiğinde bu kuralın başkası için uygulanması, kendinin bundan muaf olması gerektiğini düşünüyor.  Bu trafikte de açıkça görülüyor. İnsanlar ‘iki dakika işim var’ deyip arabasını yolun içinde, apartmanın girişine ya da park halindeki başka bir aracın arkasına bırakıp gidebiliyor, ‘beklesin, geliyorum’ diyebiliyor. Bencilliğimiz ve kural tanımazlığımız had safhada. Caydırıcı faktör de yok. Kural tanımama da bundan… İnsanlar, ‘kim bana ne yapabilir ki?’ diye düşünüyor”…

DİPTEKİLER

Yeni Eğitim Yılı: Belli oldu ki bu yıl da yeni ders yılı sorunlarla başlayacak. Eğitimdeki sorunları yakından bilen öğretmen kökenli bir bakan da sorunlara çare üretemiyorsa vay halimize. Daha şimdiden okullarda öğretmen eksiği olacağı kesin. Kar-İş ise bırakın mazottan doğan farkı, taşıdığı öğrencinin parasını alamıyor. Kusura bakmayın ama, üç aydır bu konulara eğilmeyip, son gün yetki isterseniz, grevi kendi elinizle davet etmiş olursunuz…



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı