Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

CTP’de hayal kırıklığı ve gündem değiştirme…

Toplumda zam çalkantısı sürüyor. Tüm üreticiler, sendikalar, sivil toplum örgütleri hep bir ağızdan feryat ediyor. Tabii beyanatlar, açıklamalar ne kadar sert olsa da, küfür, hakaret içermiyor. Ya halkın kendi arasında konuştukları. Aman aman…
Tabii tepkilerde en çok dikkat çeken de, bizzat CTP’lilerin söyledikleri. Genel olarak diyorlar ki: “Bizim partimiz fakir fukaranın partisiydi. Oysa ilk işi fakir fukaranın üstüne yürümek oldu”.
Ben buna hayal kırıklığı derim. Başka bir şey değil…
Sendikalardan çıkan sesler de, bir notada buluşuyor. Hatta aralarında adı CTP’yle anılanlar da var. Onlarda da sivil itaatsizlik konusu ortak söylem haline gelmek üzere.
İşte bu noktada CTP sanki, bir gündem değiştirme telaşı içinde… 
Önce AKEL’le, ardından DİSİ’yle görüşmeler, onun ardından bolca yeni müdür, müsteşar ataması ve en sonunda da UBP’nin kurultay istihdamlarının işten durdurulması kararı. Tüm bunlar, tabana bir mesaj verme amacı değil midir..? Demek istiyorlar ki, “Biz zam yapıyoruz ama, bakın “çözüm” için çaba gösteriyoruz. Bakın, UBP’lileri atıp yerine sizleri getiriyoruz. Vicdanlarınızı rahatlatıp, UBP istihdamlarını durduruyoruz…
Bu iş burada kalmayacak, bence arkası da gelecek…
Görünen o ki, CTP de popülizm silahına sarılmış, durumu idare ediyor…

NEEE ????
Ersin Tatar yine muhteşem laflar etmiş…
Zamanında tedbir alınsaymış, bu duruma gelinmezmiş.
Yok canım…
Söyleyene bak…
Bugün zam yapanlar halkın gözünden düştüler tamam da, o 500 milyon borç ne zaman birikti..? Alacağı toplamayan kimdi..?
Maliyeti aşağı çekmeyen, hatta yüksek faizle borçlanmaya onay veren kimdi..?
Devletin borcunu ödemediği için hangi bakanlığın elektriği kesilmişti..?
Türkiye’yle imzalanan ekonomik protokole uyulmalıymış. Yani demek istiyor ki, oradaki öngörüleri yerine getirseydiniz, zamma gerek yoktu…
Peki ya Sayın Tatar o protokoller ne zaman imzalanmıştı..? O protokoller imzalandıktan sonra kaç yıl daha hükümetteydiniz. O protokollerde  özelleştirme vardı. Dağıtımın, üretimin, tahsilatın ayrılması için yasa vardı. Hükümeti, bunları yapmadı diye vizyon eksikliğiyle suçluyor. İmzayı siz attınız. Neydi vizyonunuz? Siz niye yapmadınız? Veya yapamadınız?
Yapsaydınız ya…
Ya son dört yılda çalışanların hayat standardını yüzde 40 gerileten kim? Hayat pahalılığı ödeneğini ortadan kaldıran..?
Boşa konuşuyor. Bugün insanlar bu hükümete söylediklerinin on mislini kendisine söylüyor, haberi yok. Bakıversin sosyal medyaya görecek. Yeniden milletvekili seçildi diye, aklandı sanıyor…

YERİN KULAĞI VAR
MEDENİYET Mİ, TASARRUF MU:
Elektrik medeniyet ve çağdaşlıktır. Halbuki Bakan Sennaroğlu, elektrik tüketiminde vatandaşı tasarrufa yönlendirmek için bu zam oranını yaptıklarını açıklıyor. Resmen özrü kabahatinden büyük. Kardeşim ben tükettiğim elektriği ödemeye razıyım, ve ödüyorum da. Üstelik Kıb-Tek’in tam kapasite üretim yapmadığını da biliyoruz. Neyi ne kadar kullanacağımıza karar vereceğinize, parasını ödemeyen otellerden, üniversite ve diğer kurumlardan tahsilat yapsanız ya…

BOŞUNA BAĞIRIYORUZ:
Hani bir laf var, “siz eşek olmayı kabul ettikten sonra sırtınıza binen çok olur” diye. Bizim işimiz de aynen öyle. Birkaç gün bağırıp çağıracağız, ondan sonra da kabullenip, kuzu kuzu ödeyeceğiz. Yarın “Gelin zamma karşılık eylem yapalım” deseler, tek bir kişiyi bulamazsınız. Halbuki böyle bir rezaletin ardından, toplumsal olarak tepkimizi göstermeliydik. Ta ki bu karar geri alınıncaya kadar. Ama nerede biz de o yürek…

ÖZELLEŞTİRİN GİTSİN:
Kıb-Tek’in özelleştirilmesine karşı çıkanlar, “kurum özelleştirilirse elektrik fiyatları tavan yapar” gerekçesine sığınıyorlardı. Ama yaptıkları okkalı zamdan sonra, bu gerekçeleri de ortadan kalktı. İnanın özel bile insafa gelir, böyle bir kazık atamazdı. O zaman özelleştirin gitsin, bundan daha kötü olmayacağımız kesin… 

BİZİMLE KAFA BULUYORLAR:
Bakan Sennaroğlu, Kıb-Tek’i “yeniden yapılandıracaklarından” söz ediyor açıklamalarında. Ancak nasıl, ne zaman konusunda elle tutulur, somut bir şey göremedik. Sayın bakan ayrıca yatırımdan da bahsediyor. İyi güzel de hangi parayla yatırım yapacaksınız? Kurumun borçlarını ödeyebilmek için vatandaştan dilenirken, kurumu yeniden yapılandırmaktan, yatırım yapmaktan bahsetmek, resmen bizimle dalga geçmektir… Bu arada hükümetin Ekonomi Bakanı Serdar Denktaş’ı da unutmamak lazım. Hatırlayın ilk önce o, “zam kaçınılmaz” demişti. Şimdi ekonomiyi kurtarsın da görelim… 

DEVLETİN DENETİM SORUMLULUĞU VARDIR:
Maliye Bakanı “Devletin elektrik borcu yok” diyor. Burada bakanlıkları kastediyor.  Oysa Ağustos 2013 verilerine göre devletin 63 milyon 310 bin lira borcu görünüyor. “Talepler yerine getirildi” dediğine göre, bunu, borcun ödendiği şeklinde mi algılamalıyız? İlaveten, camilerin, BRTK’nın, belediyelerin borçları var. Sayın Bakan, bunların devletin kurumu olduklarını reddediyor.   Bu kurumların ayrı bütçeleri olabilir. Ancak her biri yasalarla devletin kontrolünde olan kurumlar. Hepsinin üstünde devlet denetimi var. Bunların hiç olmazsa bu borçlarını ödememiş olmalarının sorumlusu devlettir. Denetim ve o denetimin gereğinin yapılmaması açısından. İşte şimdi vatandaş bu sorumsuzluğun cezasını ödemeye zorlanıyor…

UBP GERİYE DOĞRU DEĞİŞİYOR:
Özgürgün, “UBP değişiyor” demiş ve eklemiş, “Tabanın hareketlenmesine ihtiyaç duyuldu, bu nedenle bölgelere ziyaretler gerçekleştirdik”… Bizler de farkındayız UBP’deki değişimin. Daha önce de çok kez yazdığımız gibi, eskiye doğru bir değişim var. Belki İrsen Küçük öncesine, hatta belki de 1992 öncesine doğru. Değişimden kastı seçilmişlerin süresini kısaltmaksa, bunun hiç bir önemi yok. Partiye hükmedenler seçilmiş yöneticiler değil ki… Bir de tabandan bahsediyor. Hangi taban acaba? Kaydı UBP’de görünen ama özellikle son seçimlerde DP’ye çalışan taban mı? Hani seçim biter bitmez hiç vakit kaybetmeden, dönüp UBP sıralarına kurulan taban… Benim gördüğüm UBP’nin sınırları şeffaf olmuş, girenin çıkanın, plan proje yapanın hesabı yok…

ACELENİZ NE:
Hükümet seçim öncesi söz verdiği,  3’lü kararnameler ve müşavirlerle ilgili çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Hükümetten bu konuda ciddi bir icraat bekleyenler de yine hayal kırıklığı yaşadı. Ne diyorlar, “bu konuda çalışmalarımız sürüyor. Sözümüz söz. Hele bizim yandaşları atayalım, kadrolaşmamızı tamamlayalım, ondan sonra verdiğimiz sözü yerine getireceğiz…”.  Adamlar haklı, aceleniz ne..?

ZİRVEDEKİLER
Kamu-Sen: Kamu-Sen Başkanı Özkardaş, “Çok acil olarak, tüm sendikaların, oda ve birliklerin, sanayici, turizmci, narenciyeci, hayvancı, üretici her kesimin bir araya gelerek, Kıb-Tek’e yıllardır borcunu ödemeyerek, resmi itaatsizlik yapanlara karşı, halkın da sivil itaatsizlik başlatarak, zamlı faturaları ödememesi gerekir…”

DİPTEKİLER
Özkan Yorgancıoğlu:
Muhalefetteyken, “UBP kurban bayramı öncesi elektriğe %20 zam yaparak, vatandaşı kurban etti” diyen Yorgancıoğlu, Başbakan olduktan sonra yaptıkları zam için, “zaruretten” diyerek, siyasette nasıl kıvrıldığına güzel bir örnek oldu…