Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre 2024-25 öğretim yılında ilkokul 5’inci sınıf öğrencilerinin sayısı 4 bin 343… 6 ilçedeki kolejler için cumartesi gün yapılan Kolej Sınavı’na girmesi beklenen 2 bin 37 kişi vardı (İlahiyat Koleji hariç). Bu öğrencilerin hepsi sınava girdi mi? Elbette ki ilk sınavda düşük not alanların bir kısmı bu sınava girmedi.
Yani sınava girmesi beklenen öğrenci sayısı tüm 5’inci sınıfların yarısından az(%47). Yine rakamların bize söylediğine göre ilçeler arasında koleje giren öğrenci bakımından bir adaletsizlik var. Örneğin Mağusa’da sınava girmesi beklenen 255 öğrencinin %39’u Mağusa TMK’ya girebilmiş. Bu rakam Lefke’de %33, Lefkoşa’da %31, İskele’de %23, Girne ve Güzelyurt’ta da %22’si kolejlere girmeyi başarmış…
Kısacası İskele’de, Güzelyurt’ta, Girne’de kontenjenlardan dolayı 10 öğrencinin 2’si sınavı kazanırken, Mağusa’da ise 10 öğrencinin 4’ü kazanıyor. Üstelik de taban puanlar bakımından aralarında ciddi bir fark yok. İskele’deki kolejde taban puan 70.5 iken Mağusa’da 72.5 olmuş… Üstelik de taban puan bakımından Güzelyurt ve Girne, Mağusa’nın 5-7 puan önünde yer alıyor.
Böylesi bir sistemde kolejlere girmeyi hak eden yüzlerce çocuk sınavı kazanamıyor. Neden? Bölgesel taban puanları ve kontenjanlar nedeniyle… Genel olarak bir “yeterlilik ölçeği” olmadığına ve kaç puan alanın kolej programını takip edebileceğini belirlemediğimize göre bu adaletsizlik niye? Niye Lefkoşa’daki çocuk 82.5 puan aldığında başarısız oluyor da İskele’deki çocuk 70.5 ile başarılı sayılıyor.
Böyle bir sistemde bölgeler arası dezavantajlı durumların desteklenmesi de mümkün değil çünkü isteyen istediği ilçede sınava girebiliyor. Yani Mağusalılar, İskele’ye, Lefkoşalılar da Güzelyurt’taki koleje kayıt yaptırabiliyor.
Örneği sınava girecek öğrenci bakımından beş yıl önceki rakamlara baktığımızda Güzelyurt’ta sınava kayıt olan 183 kişi varken bu yıl bu rakam 337’ye çıkmış… Yine İskele’de de bu rakamlar 221’den 440’a fırladı. Her iki bölgede de %100 artış var. Bu artışı sadece ülkedeki nüfus artışına bağlamak doğru değil. Çünkü diğer ilçelerde rakamlar hemen hemen ayni durumda…
Yani Lefkoşa’da 82.5 puan alıp kazanamayan çocukların ne günahı var. Bu konuda yapılması gereken bir ülke taban puanı belirlemektir. Uzmanların ve bu kadar yıldır sınav tecrübesi olan öğretmenlerin bilgilerinden yararlanarak, bugüne kadar kolejlerde okuyan öğrencilerin giriş puanları ve okul başarıları incelenerek, kaç puan alan öğrencilerin kolej programını takip edebileceğini belirlemek mümkündür.
Talebi karşılamak için de belki de Lefkoşa ve Girne’ye birer kolej daha açmak gerekebilir. Geçmişte Lefkoşa’da ikinci bir kolejin olduğunu hatırlatmakta yarar var. Böylesi bir durumda hem vatandaşın talebi karşılanır, hem de daha çok çocuğun kolejlerde okuması sağlanır.
Son zamanlarda “kolej sınavları ile ilgili yazı yazmadığım” yönünde eleştiriler aldığım doğrudur. Yıllarca yazdık, TV’lerde anlattık bu sınavın çocuklar üzerinde yarattığı tahribatı… Sınavı geçemeyenlerde de, geçenlerde de sıkıntılar yaşanıyor. Ben ömrü hayatımda sınavı geçip de bir daha görmek istemediği için test kitaplarını yakan çocuk da gördüm, sınavı kazanamayıp 15 gün odasından çıkmayan çocuk da…
Sınav sonrasında sosyal medyada bir baba paylaşıyor mutluluğunu… “3’üncü sınıftan beri yaptığımız çalışmaların ürününü aldık”. İşte durum bu… O küçücük bedenler bu stresi, bu süreci ne yazık ki yaşıyor. Üstelik de her çocuk bunu size belli etmeyebiliyor.
Ben yazarken üzülüyorum. Ya o çocuklar?
































