Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EğitimKıbrısKöşe YazarlarıManşet

Başörtüsü ne kadar pedagojik?

barış Uzunahmet

Ülkede son günlerde vatandaş hayli tedirgin bir yaşam sürüyor. Hem Türkiye’de yaşananlar hem de Kıbrıs’taki gelişmeler bunun ana sebebi… KKTC Bakanlar Kurulu bir gecede hiçbir paydaşa danışmadan Okullardaki Disiplin Tüzüğü’nde yaptığı değişiklikle zaten kaos içinde olan eğitimi daha da sorunlu hale getirmiş oldu.

Ülkede hiç tartışma konusu bile olmayan başörtüsü meselesi artık bizim de meselemiz oldu. Uzun süre Türkiye’nin bir meselesi olarak takip ettiğimiz konu artık ne yazık ki bizim de meselemiz. Gel gör ki bu konu daha çok sadece dinsel ve özgürlükler ekseninde ele alınıyor. İşin eğitim ve pedagojik kısmının çok dikkate alındığı yok. Halbuki yapılan değişiklik eğitim kurumlarını direkt etkiliyor.

Bu konuda çok sayıda açıklama yapıldı. En dikkat çekici olanlardan biri benim de hocam olan Kıbrıs Türk Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Derneği Başkanı Doç. Dr. Müge Bedioğlu’nun açıklamasıydı. Bedioğlu “Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi’ne göre, 18 yaşın altındaki herkes çocuktur ve çocukluk dönemi, bireyin kimlik gelişimi açısından kritik bir süreçtir. İnanç ve değerler, aile, çevre ve eğitim gibi etkenlerle şekillenir. Ancak çocukların inançlarını sorgulayıp bilinçli tercihler yapabilmesi için zihinsel, duygusal ve bilişsel olgunluğa ulaşmaları gerekir. Ergenlik dönemi (12-18 yaş), kimlik arayışının yoğun olduğu, bireysel seçimlerin şekillendiği bir evredir. Ancak bu dönemde dahi, çevresel etkiler ve aile baskısı, bireyin kararlarını doğrudan etkileyebilir. Dolayısıyla, 18 yaşın altındaki bireylerin başörtüsü takma kararının tam anlamıyla özgür iradeye dayandığını söylemek güçtür. Bu durum, çocuk ve gençler üzerinde psikolojik baskı, kimlik karmaşası ve sosyal dışlanma gibi olumsuz sonuçlar doğurabilir” dedi. Açıklama çok net.

İşin uzmanları bu alınan kararın birçok yönden sakıncalı olduğunu belirtiyor ama dinleyen yok. Halbuki bu ülkede 18 yaşından sonra başını örtmek isteyenlere yönelik bir yasak yoktur. Çok iyi hatırlıyorum ki Türkiye’de üniversitelerde başörtüsünün yasak olduğu dönemde Türkiyeli başörtülü öğrencilerin özellikle Kıbrıs’taki üniversiteleri tercih ettiklerini biliyoruz.

Ancak geldiğimiz noktada durum farklıdır. Bugün ortaokulda başörtüsü serbestliği yarın ilkokul ve anaokula gitmeyeceğinin garantisi yoktur. Yasa bir yerden delindi mi, bunun önüne geçmek mümkün olmayacaktır. Aramızda anaokuldan itibaren Sünni İslam din eğitimi talep edenler türediğini de unutmamak gerekir.

Çok ilginçtir bu tartışmalar sırasında konu hakkında biraz araştırma yaparken nüfusunun çok büyük bir kısmı Müslüman olan Kazakistan ve Tacikistan’da okullarda başörtüsü yasağı var. BBC’nin bir haberinde dikkatimi çeken Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, yaptığı açıklamada, “Okulun öncelikle çocukların bilgi edinmek için geldikleri bir eğitim kurumu olduğunu unutmamalıyız. Çocukların seçimlerini büyüdükten ve kendi dünya görüşlerine sahip olduktan sonra yapmalarının daha doğru olacağına inanıyorum” dedi.

Tacikistan’da ise geçtiğimiz yıl Tacikistan Parlamentosu’ndan geçen bir karar ile birlikte ülkede başörtüsü takan, satan, ithal eden ve reklamını yapan kimselere ciddi cezalar kesilecek. Avrupa’da da birçok ülkede başörtüsü serbest olsa da bazılarında da okullarda çeşitli kısıtlamalar var. Özellikle dini sembol olarak kabul edilenler birçok ülkede yasak…

Kısacası ben bir eğitimci olarak ilk önce bu konuya laiklik ve pedagojik açıdan bakarım.  “Onun dini bunun dini ya da onun özgürlüğü bunun özgürlüğü” açısından bakmam. Bu karar hem pedagoji hem de laikliğe ters…

Umarım bu mesele çocukların daha fazla zarar görmeyeceği şekilde sonuçlanır.