Ülkede KTÖS ve KTOEÖS’den başka bir de Kıbrıs Türk Eğitimciler Sendikası diye bir sendika da varmış. Geçtiğimiz günlerde ortalığı biraz karıştırmışlar…4 yaşındaki çocuklara din eğitiminin zorunlu olmasını istediler…
Sendikanın isminde bir de koskocaman “eğitimciler” yazıyor. Eğer eğitimciyseniz öncelikleriniz ve talepleriniz pedagojik temelde olmalıdır. Hangi pedagoji kitabında 4 yaşındaki çocuklara din eğitimi verilmesi gerektiğini yazar? Acaba bu “eğitimciler” üniversite eğitimi sırasında hiç mi pedagoji dersi almadılar?
Hade insan hakları dersini geçtim hiç mi çocuk hakları diye bir ders okumadılar? Acaba çocuk hakları diye bir kavramdan haberdar mıdırlar?
Yani yapılanın elle tutulur bir tarafı yok… Mesele sadece pedagojik açıdan değil, etik ve siyasi açıdan da evlere şenlik… Yeni siz sendikanın adını Kıbrıs Türk Eğitimciler Sendikası koyacaksınız ama ondan sonra şikayetlerinizi ve hazırladığınız bir raporu önce KKTC makamlarına değil de başka bir ülkenin yöneticisine söyleyecek veya vereceksiniz… Eee! şimdi Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu bu yapılana “hadsizlik” deyince haksız mı?
Bir de ondan sonra iyi bir şey yapmışlar gibi sendikalarına saldırıldığı iddiası ile bazı tabela derneklerine ve Karadenizliler, Antepliler, Adıyamanlılar, Elazığlılar’ın oluşturduğu kültür derneklerine kınama açıklaması yaptırıyorlar.
Şimdi düşünüyorum da en sert tepkiyi Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu “hadsizlik” diyerek verdi. Acaba bu açıklama ile sayın Çavuşoğlu’nu mu kınadılar?
Belli ki bu “eğitimciler” yaşadıkları toplumu tanımıyorlar. Kıbrıslı Türklerin kendine has bir din anlayışı vardır. Bu ülkeye gelen herkes ister görevli ister yaşamak için Kıbrıslı Türklerin hassasiyetlerine dikkat etmelidir.
Kaldı ki Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre ülkedeki öğrencilerin %12’ye yakını KKTC ve Türkiye dışından… Bunların birçoğu belki de Müslüman değil. Bizim din eğitimimiz Sunni İslam’ın öğretisine dayalıdır. Değil 4 yaşında zorunlu Sunni İslam öğretisi belki de farklı bir Din ve Ahlak Bilgisi dersi geliştirmemiz gerekiyor
Çağdaş batılı toplumlarda da din eğitimi vardır. Ağırlıklı olarak Ahlak Bilgisi’ni içerir, hatta birçok ülkede iki ayrı derstir. Ahlak ve Din ayrı ayrıdır. Din dersi de tüm dinlerden bahseder. Bir dinin öğretisi olarak verilmez.
Sayın Çavuşoğlu’nun tabiri ile bu “hadsizlik” karşısında bakınız KKTC’deki Evrensel Çocuk Hakları Derneği ne demiş: “4-6 yaş aralığındaki çocuklara din dersi verilmesi talebi, çocukların eğitim hakkına ve bireysel gelişimlerine bir müdahale niteliğindedir. Erken yaşta verilen din eğitimi, çocukların zihinsel gelişimini dogmatik kalıplara sıkıştırabilir ve eleştirisel düşünme becerilerini kısıtlayabilir. Bilimsel ve tarafsız bir eğitim anlayışı, çocukların bireysel kararlarını kendilerinin alabilmesi adına esastır.” Evrensel Çocuk Hakları Derneği’nin bu ifadesinin altına imzamı atarım.
Pedagojik biliminden nasibini almamış bu tür talepler Kıbrıs Türk eğitimini ileriye değil geriye götürmekten başka bir işe yaramayacaktır. Bu “eğitimci” arkadaşlara önerim, Kıbrıs Türk eğitiminin çok daha önemli sorunları vardır, biraz o konularda kafa yorsunlar, belki bu topluma daha yararlı olurlar. Böylelikle gereksiz gündemlerle ülkeyi meşgul etmezler.
































