Bütün dünya, gündelik sorunlarını bir kenara itmiş, pandemi ve onun getirdiği ekonomik sıkıntılarla uğraşıyor.
Aşılamayı ne zaman bitirirler, piyasalarını nasıl canlandırırlar, turizmi nasıl pazarlarlar, kayıpları nasıl yerine koyarlar, planlar, projeler…
Dünya halklarının gündemi de farklı değil. Bir, hasta olmamak; iki içine düştükleri fakirlik, iflaslar… Dört gözle hükümetlerine bakıyorlar, biliyorlar ki bir yerlerde birileri kendileri için en iyi olanı bulmaya ve yapmaya çalışıyor.
Bu bizim için geçerli değil maalesef. Biz üçüncü dünya ülkesiyiz ya. Nasıl Hutularla Tutsilerin manasız savaşı pandemi falan dinlemiyor, bizim burada da iç siyasetin rezilliği hiç olmazsa pandemi arası bile vermiyor… Halkta ise akıl almaz bir uyuşukluk, tepki gösteremiyor, dağılmış.
Toplumun genelinin derdiyle ilgisi olmayan gündemler… Entrikalar, usulsüzlükler, ayak oyunları ve bolca hamaset… Emin olun artık o eski “Ortadoğu ülkesi” tarifi bir yetmiyor KKTC’yi anlatmaya…
Hükümeti oluşturan 3 parti de paramparça. Haberlerin çoğunu bu üçünün içindeki kişisel iktidar kavgaları oluşturuyor. Bu hastalık öyle bir gözlerini bürümüş ki, başka bir şeye harcayacak mesaileri yok. Kim kimin ayağını kaydıracak, kim yeniden seçilmeyi garanti edecek, kim başkan olacak…. Bir tanesi olup bitenin korkunç olduğunu, kendi inançlarına ters olduğunu bile Meclis kürsüsünde öğreniyor. İstifaya kalkıyor, o da adaylıktan çektirilen diğerleri gibi geri çektiriliyor. Onur, kendine saygı, topluma karşı sorumluluk falan hak getire…
Anayasa ihlali, Meclis İç Tüzüğü ihlali, demokrasinin rafa kaldırılması, dayatmayla yaratılan çoğunluk… Bu suni çoğunlukla seçim tarihini, seçim yasasını belirleme gayretleri… Her şey mahkemede, umurları bile değil.
En stratejik kurumlardan biri olan Kıb-Tek’te sayısı onu bulan değişik kirli iddia… Kaydebilen milyonlar, zaten batmış olan kurumun başına örülmeye çalışılan çoraplar. Kafa kafaya verip, ne olduğuna bir bakalım diyen bile yok. Her kafadan başka bir ses…
İnsan ticareti, uyuşturucu ticareti, kara para aklama… Dünyanın diline düştük, kapsamlı bir faaliyet yok. Ama her gün aynı suçtan yakalanan küçük figüranlar. Topyekün bir mücadeleye girmeyen bir yapı.
Yine bir hastane, yine resmi onayı yok. Mimar, mühendis, alt yapı meslek kuruluşları isyan ediyor ama bir yıl önce yapılan tekrar ediliyor. Kulaklarına ot tıkamışlar sanki. “Biz bu devletin hiçbir mevzuatını takmıyoruz” der gibiler.
Devletin meteliği yok, kamu dolmuş taşmış, maaşları ödemek için yüksek faizle borçlanıyor, milletin sırtına on yıllarca ödenecek borç yıkıyor, arka kapıdan adam doldurmaya devam ediyor. Adalet duygusu körelmiş, vicdan bile kalmamış. Sistemin, kurumların, yasaların adı yok.
Başbakan 53 yaşındaki kız kardeşini sözleşmeli atamaya çekinmiyor. Kimseyi takmıyor çünkü. Başka bir ülkede olsa, çoktan istifa ederdi. Hatta Japonya’da olsa harakiri yapması gerekirdi. Bunun uluslararası literatürde bir adı var, nepotizm… Akraba kayırmacılığı, nüfuz ticareti… Ayıp, yasak, ahlaki değil…
İşte geçen hafta en çok konuşulanlar… Seçin beğenin, hangi biri derdinize dava?
Bunlara layık olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Yoksa bunların kader olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Öyleyse acılarınızla sessiz kalmaya devam edin. Bilin ki, bu da bir çeşit intihar…
Tercih sizin…
YERİN KULAĞI VAR
İSTİFA ETTİ ETMEDİ Mİ:
Cuma günü “istifa” gerekçesiyle başbakanlığa giden Koral Çağman, görüşme sonrası hiçbir açıklama yapmadan ayrılmış. Bu durumda Çağman’ın bakanlıktan istifa edip etmediği bilinmiyor. Ancak iddialar, Çağman’dan boşalan koltuğa Denktaş’ın oturacağı yönünde. İş tam bir maskaralığa döndü. İstifa edecek özgürlükleri bile yok. Saner o koltukta oturabilmek için tüm kuralları ihlal etmekte kararlı. Olmuyor be kardeşim, toplama vekillerle bu iş daha fazla gitmez, seçim temizler. Koltuğa yapışmış, kalkmamakta direniyor. Böyle direnmekle de hem kendine hem topluma zarar veriyor…
ÜÇÜ DE SORUNLU:
Şu an ülkeyi yönettiğini zanneden Saner hükümetinin hepsi de sorunlu. UBP aylardır kurultay kavgaları ile çalkalanıyor. Ortağı YDP ise çok bilinmeyenli denklem gibi. İkiden biri gitti mi, gitmedi mi belli değil. Hem parti kuaracağım diyor, hem de en can alıcı konuda komitede YDP’yi temsil edip, yapılanlara onay veriyor. Diğer ortak DP’nin ise onlardan kalır yanı yok. Bakan istifa ediyor, “bu hükümetin nesine destek vereyim” diyen diğer vekil Denktaş’ın boşalan koltuğa oturacağı konuşuluyor. Kısacası, kendi içlerinde huzuru olmayanların bu ülkeye huzur ve güven getirmesini nasıl bekleyebilirsiniz…
KİME KAFA TUTUYOR ACABA:
“Okullar Eylül’de ya açılacak, ya açılacak” diye aklınca kafa tutuyor Ersan Saner. Bu laf, birileri engel oluyorsa söylenir. Burada engel siz, kendinizsiniz. Bilim Kurulu Nisan’dan beri “açın” diyor, açmayan siz. Çünkü bir otoriteniz yok, hem öyle bir yan gelip yattınız ki okulları hazırlamadınız. Olan bir neslin 2 yılına oldu, hala çıkmış kafa tutuyor. Kime acaba?
HANİ DA HEPSİ BİZİMDİ:
Maraş’la ilgili mal ve mülklerin iadesi için 3 binden fazla Rum ve yabancının TMK’ya başvurduğunu biliyorum. Madem onlar başvuruyor ve biz de malları iade etme noktasındayız, dolayısıyla bu insan hakları bakımından olumlu bir gelişmedir” diyor Tatar. Ancak aynı Tatar 2019 yılında, “Öyle belgeler vardır ki, Maraş’ın hepsi Türk malıdır. Hepsi Osmanlı malıdır” diyordu. Haydi çıksınlar bunu da izah etsinler.
SENDİKAL MUHALEFET BU OLAMAZ:
KTAMS Başbakan’ın 53 yaşındaki kız kardeşini sözleşmeli atamasına yanıt vermiş, “Günü geldiğinde halk bunun hesabını soracak”… O zaman ben de sorarım, siz ne için varsınız? Madem ki sadece bu dönemde yapılan partizan atamalar 16 milyon 380 bin TL ek külfet getiriyor, bunun karşı açıklama yoluyla duracağına inanmıyorsunuz değil mi? Zaten bu yöntem işe yarasaydı, çoktan dururdu…
BATAN GEMİNİN MALLARI!!!:
Haberi gördüğümde dedim ki, “herhalde beyaz eşya, giyim veya ayakkabı da indirim” yapılıyor. Merak ettim okudum, meğerse bir üniversitemiz ilan vermiş, “büyük indirim fırsatı” diyerek, “Master ve Doktora Programlarında Büyük İndirim Fırsatı” yaratmış. İlim, irfan yuvası diye bildiğimiz üniversitelerimizde ticari jargon. Onlar da artık ticarethane olduklarını söylemekten çekinmiyor.
































