Köşe Yazarları

 Uluslararası açılım ve ekonomik durum






Bu hafta dünyada çok hareketli uluslararası görüşmeler, toplantılar ve yoğun haberler gündem oluşturdu. Ekonomik konularla beraber siyasi ve NATO gibi askeri ve bölgesel ve dünya siyasetini ilgilendiren resmi toplantılar yüz yüze ve Liderler seviyesinde yer aldı. NATO zirvesinde genel olarak ortaklar arasında birlik ve beraberlik beyanları yapıldı. Yapılan resmi açıklamalarda NATO ülkelerinden birine saldırıyı bütün NATO ülkelerine saldırı olarak telâkki edeceklerini vurgulayarak, Afganistan’dan çekilme ve Kabil havaalanının korunması ile Çin’e bir gözdağı verilmesi şeklinde özetleyebiliriz. Kabil havaalanı korunmasında Türkiye’ye üstlenme önerisi öngörüldü. Bakalım ne şekil alacak.

Aslında Türkiye terörle yıllardır savaşmakta ve mücadele etmekte olmasına karşılık NATO müttefiklerini yanında bulamadı. Hatta bu üyelerden teröre yardımlar da fiiliyatta açıkça görüldü.



NATO toplantısı arkasından Antalya’da düzenlenen toplantı, ki AB Dış İlişkiler Yüksek temsilcisi,  Balkanlardan yüksek seviyede katlım , Avrasya’dan bir çok ülkeler, Orta Doğu’dan, Arap ülkelerinden ve Afrika’dan dahil ülkelerle uluslararası Diplomasi Forumu düzenlendi. Sonuçta ana fikirde birleşilen noktada dünyada ırkçılığın, terörün, yabancı düşmanlığının arttığı yolundadır. Bu itibarla ‘yenilikçi bir diplomasi ve krizlere karşı çözümde birleşelim’ sloganı yerleşirse dünyanın beklediği de budur. Ancak fiiliyatta göreceğiz, hangisi ne kadar samimi?

Bir de Haziran ayı son haftasında AB üye ülkeler toplantıları olacak, AB üye ülkeler arası ve dünya politikalarına nasıl bakılacak onu göreceğiz. Özellikle de Kıbrıs konusuna. Güney Kıbrıs, ve müktesebata göre AB’nin tüm Kıbrıs’ı içine alan bir alan görüşü çerçevesinde Kıbrıs politikaları daha net bir biçimde ortaya çıkacaktır herhalde..

Yüz yüze toplantılar, Zirveleri de kapsayacak şekilde ve daha bir çok seviyede başladığına göre, pandemi sürecinin de yaşattığı kısıtlamaların bu zaman içinde dünyada açılmaya başlandığı ve aşılar dolayısıyla yolcu – turist dolaşım kısıtlamalarının belli koşullarda yumuşatılacağı görülmektedir. Normal hayatın yavaş ve sistemli bir geçişle olması daha emin adımlar atılmasıyla tam açılımı sağlayabilir. Daimi açılmaya herkes olumlu bakar ancak bunun olması da temkinli açışla başlar. Aksi halde tekrar kısıtlı kapanmalar daha zor ekonomik ve sağlık hizmetlerinde sıkıntılar yaratır.

Zaten KKTC’de yeteri ölçüde sıkıntılar her alanda yaşanmaktadır. Pandeminin  getirdiği sıkıntılar yanında akılcı ekonomik ve mali önlemlerin alınamaması, idari zafiyetler, çelişkili icraatlar ve çelişkili beyanatlar, azınlık Hükümeti dolayısıyla yaşanan istikrarsız siyasi sıkıntılar, demokratik hakların kısıtlanmasına yönelik adımlar ve farklı görüşlere saygı ve Hükümetçe uyumlaştırılması yerine, kültürel çatışmanın kızıştırılması halkı bunaltmış ve bıktırmıştır. Biraz halka saygı biraz ülke huzuruna katkı Yönetimlerin görevidir. Huzursuzlukları körüklemek halkı bezdirmek, sorunlara aldırmamak hangi ülkede devamlı bir siyasi istikrar getirir.?

Kanunsuzluk yapanlar ise adeta ödüllendiriliyor. Çünkü yanına kalıyor. Haksız kazanç sağlayanlar, suç işleyenler, hak yiyenler, makam ve mevkilerini kullanarak istediklerini yapma yetkisini kendisinde görebiliyor. Bulunulan makamlar halkındır. Sarf edilen paralar da halkın vergileridir, devletin gayrimenkulleri de halkındır. Hukuk devletinde hukuk işler. Her gün yapılan icraatların çoğunluğu kanunları  tanımadan yapılan bir çok icraatlardır. Kanun gücünde çıkarılan kararnameler de öyle . Meclisi atlayarak her gün kanun gücünde kararname çıkarılamaz.

 

  • IMF’nin büyüme tahminleri;

2020 ve 2021 için IMF ekonomik sonuçlarla ilgili tahminler sundu, buna göre; gelişmiş ülkelerde ortalama büyüme oranının % 5.1 ve gelişmekte olan ülkeler için % 6.4 büyüme öngörülüyor.  Gelişmiş ülkelerden ABD’de %8.3, Auro bölgesinde ortalama % 4.4, Japonya’da %3.3, diğer gelişmişler 3.7,  Gelişmekte olan ülkelerden Çin %8.4, Rusya %3.8, Brezilya % 3.7, Hindistan %12.5 .

İşsizlik ABD’de ve Auro bölgesinde % 8 lerde , bu iki ülke ve bölgede enflasyon ise sırayla %1.8, ve %1.3 . yani ortalama %1.5 gibi düşük ve istikrarlı bir düzeyde. Talep düşüklüğünden önceleri daha da düşüktü. Arz ve talebin buluştuğu noktalarda seyrediyor.

IMF’nin Türkiye için yapılan tahminlerinde büyüme % 2020 için %1.8, 2021 için % 6 öngörülüyor.. İşsizlik oranı %13.1, ve 12.4. Enflasyon % 12.3 ve % 13.6.. Cari denge 2020’de eksi 36.8milyar$  ve, 2021’de eksi 27.3milyar$ . Tasarruf ve yatırım açığı ve dış borçlar söz konusu.

2021’ in Pandeminin yeni açılım dönemi olması dolayısıyla, gerek siyasi istikrar gerekse turizmde döviz akışı olması ve hizmetler sektörlerinin faaliyete geçmesine bağlı olarak tahminlerden daha olumlu olmasını dileriz.







Başa dön tuşu