Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

BUGÜN GÖREV MUHALEFETİN…

Önceliğin ne olduğunu virüs bize öyle bir gösterdi ki, bırakın ekonomiyi, sokağa çıkamaz hale geldik. Her yerden vaka fışkırıyor.

Hepsi, defalarca alınan yanlış kararların neticesi. Ama olmuyor, bir türlü doğrusu yapılmıyor…

Mayıs-Haziran’daki gibi “0” vakayla olmasa bile, günde birkaç vaka ile sürdürülebilseydi, bugün bizler eve hapsolmayacaktık, hiç olmazsa ikinci dönem üniversiteleri açabilecektik, piyasada yeni iflaslar olmayacaktı.

Önce Cumhurbaşkanlığı seçimleri popülizmi yaktı bizi. Karantinasız girişlerin tek sebebi buydu.

Şahsi kaprislerle ülke hükümetsiz bırakıldı, denetim yapılmadı, üstüne üstlük yine aynı çevrelere şirin görünme adına bet ofisti, kumarhaneydi, gece kulübüydü açık bırakıldı, sonuç ortada. Resmen kurban edildik, şimdi tut tutabilirsen…

Anladık, dünyanın başına ilk kez geliyor da en azından son 10 ayda yaşananlardan ders alınsaydı, bu kadar felaketin içine düşmezdik.

Temizlendi denilen Akdoğan somut bir örnek. 28 Aralık’ta 13’e yükselen vaka sayısı giderek sıfırlanmışken, önceki gün yine 5’e çıktığı açıklandı. Bir ayda ne olduysa oldu.

Başarılı hükümetimiz başarılarını sürdürdü, hiç vazgeçmedi!

Sadece iki hafta önce yanlıştan dönselerdi, bugün herkes evine kapanmış, kepenkler inmiş olmazdı.

Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu “tam kapanma” derken, hükümet kurulla resmen dalga geçti, Başbakan çıkıp, “kapanma yok” dedi, kurul kararlarını basına sızdırdı.

Tarih 17 Ocak’tı. Çok geçmedi, bir hafta sonra yarı buçuk bir kapanma, şimdi de tam kapanmayı düşünme aşamasına geldiler.

Bunların hepsi ihmaldir. Bunlar öngörüsüzlüktür, gerçekleri bilerek ve isteyerek reddetmektir.

Bu saçmalıkları yaşatan bir hükümete iyi yönetim denebilir mi?

Diyenin aklına şaşayım…

Ne sağlık kaldı ne ekonomi ne de umut.

Yönetim, gayrı ciddi, umursuz, beceriksiz, başarısız…

Ama toplum da umursuz, tedbirsiz, bir arkadaşın dediği gibi şımarık…

Sıkışan hükümet, muhalefetin “birlikte mücadele edelim” çağrısına on ay sonra nihayet “tamam” dedi.

Bugün bu toplantı belki yapılacak. Ben bu satırları yazdığım saatlerde, CTP lideri Erhürman hala kendilerine bir bildirim yapılmadığını söylüyordu. Başbakan’ın, Meclis kürsüsünden söylediklerini anında unutma gibi bir adeti var. Bu sefer öyle olmaz umalım.

Eğer bu toplantı yapılırsa, hepimiz için ilk ve son şanstır.

Ne yapıp edip hükümeti ciddiyete davet etmeliler.

Hem kendilerinin hem halkın tepkilerini gösterip, yolun sonuna geldiğimizi görmelerini sağlamalı, bundan sonra yapılması gerekenleri bir bir ortaya koymalılar.

Sonuçta muhatapları, ülkenin içine düştüğü durumu artık inkar edemesin.

Millete yaşattıkları zulmü ortadan kaldırmaya zorlamalılar. Aşı, test, denetimin sıklaştırılması.. Diğer taraftan iflaslara, işsizliklere merhem olmaları gerektiği ve bunun için kaynak yaratmak zorunda oldukları kafalarına dank etsin. Toplamadığı vergiyi toplasın ya da varlık vergisi çıkartsın, ne yapacaksa yapsın, bu insanları tazmin etsin ve kapanmayı sağlasın.

Eğer bugün CTP, HP ve TDP bunu sağlayamazsa hem onlar kaybedecek hem biz. Bu defa da muhalefetle de dalga geçebildiklerini görüp hepimizi bitirecekler. Hastalık daha da yayılacak, ekonominin ‘e’sinden bahsedemez hale geleceğiz.

Herkes de bilsin ki, bundan sonra bu ülkede siyaset yapılacak bir şey kalmayacak.

Böyle bir çöküş, kimsenin aklına getirmek istemediği dönüşümlere neden olabilir. Halkın perişanlığı ve çaresizliğiyle bu işin nereye varacağını düşünmek istemem.

Muhalefetin şu anda görevi, asıl bunu önlemektir…

 

YERİN KULAĞI VAR

TAM KAPANMA OLUR MU:

Gözler bugün salgın nedeniyle ‘kapanmaların’ yeniden ele alınacağı açıklanan kritik toplantıda… Son günlerde ülke genelinde yaşanan vakalardaki artış, kapanma süresinin uzatılacağı, hatta tam kapanmanın dahi gündeme gelebileceği yönünde. Vaka sayısına  ilaveten yoğun bakıma alınan hasta sayısındaki artış, birilerini geciktirilen bazı kararları almak zorunda bırakabilir. Zamanında alınmayan kararların acısını çekiyoruz ne yazık ki…

 

3 GÜNLÜK KARANTİNANIN SONUCU 1202 KİŞİ:

Eylül ayı başında Ersin Tatar, doğrudan kumarcıları hedefleyen 3 günlük karantinasız giriş kararı ilan etti. Vakalar artmaya başlayınca, uygulama mecburen Aralık’ta kaldırıldı. Bu “başarılı” kararla birlikte 3 ay içinde tam 1202 vaka tespit edildi. Bugünkü yayılma da onun devamı. “Virüsle mücadelede, dünya çapında başarılıyız” diyen Ersin Tatar’ı, sadece bu rakama bakarak bir kez daha değerlendirin istedim…

 

TAM BİR POPÜLİZM:

Erhan Arıklı popülizm yapmaya devam ediyor. Yeni Robin Hood… Zenginden alıp fakire verecekmiş. Geç kardeşim bunları. Sen devletin yasalarını uygula, gerisini boş ver. Yarım milyara yakın ödenmemiş vergi var, hem vergi yüzsüzlerini hem kredi yüzsüzlerini deşifre et, yasanın emrettiği şekilde hacizleri başlat, kimse başka bir şey istemez. Boş konuşmalara karnımız tok. Zaten pekala biliyoruz ki, bugün yarın çıkacak ekonomik paket denilen şey de yine maaşlıyı, ücretliyi hedef alacak…

 

GÖZÜMÜZ AYDIN:

Bir yandan salgın, diğer yandan ekonomik yıkımla boğuşurken Başbakan Saner müjdeyi patlatarak içimizi ferahlattı. Allah’ın izniyle ekonomimiz yeniden şahlanacak. Saner; “Anavatan Türkiye’nin desteği ve imzalayacağımız 2021 yılı Mali ve İktisadi İşbirliği Protokolü ile makro ekonomik dengeler yeninden oluşacak ve ülkemiz ekonomisini düzlüğe çıkaracağız” dedi. Bu kötü günlerde bundan güzel haber mi olur? Ama acele etmeyeceksiniz, hayatta kalmaya çalışacaksınız, hele o protokol bir imzalansın, bunların hepsi olacak…

 

HESAP ORTADA:

Ülkede halen uygulanan asgari ücret aylık brüt 3820 TL’dir. Bakanlık, işveren ve işçi temsilcileri yeni asgari ücreti tespit etmek için uğraşıyorlar. Belli ki ne aceleleri ne de artırma niyetleri var. Halbuki hesap ortada, hükümetin açıkladığı hayat pahalılığını şimdiki ücretin üzerine koyacaksınız olsun bitsin. Bu durumda yeni asgari ücretin 4 bin 400 civarında olması gerekecek…

 

BİR KENARA YAZIN:

Kıb-Tek’e elektrik santralı sadece devlet çalışanlarının maaşlarından kesinti yapılarak alınmıştı. Şimdi memurun parasıyla alınan o santrallerin ürettiği elektriği en çok ve en ucuza kullananlar, hatta ödemeyi reddedenler “memurun maaşını kesin” diyenler aynı kesime mensup. Hatırlatayım dedim.

FOTO GÜNDEM: Thomas Moore tam 100 yaşındaydı. İngiliz Ulusal Sağlık Sistemi’ne corona ile mücadele için toplamıştı. Sadece emekli bir askerdi. Bahçesini yürüteçle 100 kez yürüyebileceği iddiasıyla yardım toplamaya başlamıştı, hedefi 1000 sterlindi,  tam 30 milyon sterline ulaştı. Başarısından dolayı Kraliçe tarafından şövalyelikle ödüllendirildi. Ne yazık ki Moore kendisi de pozitif çıktı. Milyonlarca lira yardım yapabilecek gücü olduğu halde, kendi sınıfı dışındakilerin gelirlerine de göz dikenlere kapak olsun.