Devlet Planlama Örgütü en son 2015 yılında yenilenen enflasyon sepetini yenileyebilmek için ABD‘nin finansal katkılarıyla başlatmış olduğu çalışma neticesinde Hane Halkı Tüketim Harcamaları Anketi ile birlikte henüz bir sonuca ulaşılamamıştır. Bunun önemi büyüktür. Enflasyon sepeti yani aylık enflasyonun belirlenmesinde hane halkının yapmış olduğu harcamalar gruplar bazında belli olacak ve enflasyon hesaplanırken harcama gruplarının ağırlığına göre enflasyon belirlenecektir.
Yıllardır enflasyon sepetinin güncel olmadığı ve enflasyonun gerçeği yansıtmadığı yönünde eleştiri yaptım. Benim gibi birçok meslektaşımda aynı eleştiriyi yapıyor. Fakat bir türlü olması gereken sonuca ulaşamıyoruz ve tartışmalar devam ettiği gibi bu konuda güvensizlikte devam ediyor.
Yapılan anket sonuçlarına göre enflasyon sepeti enflasyonu düşürebilir veya yükseltebilir. Uzun süredir yenilenmeyen enflasyon sepetinde gıda ve alkolsüz içeceklerin payı % 22,02’dir. Yani sepette gıdanın payının düşme olasılığı yüksek. 2-3 puan civarlarında düşeceğini düşünüyorum. Bunun yanında eğlencenin ve konutun payının artma olasılığı yüksek. Bu durum gelir grupları harcamalarının farklılığından dolayı maaş ve geliri enflasyona endeksli olanlara pek yaramayacak gibi gözüküyor.
Enflasyon sepetinde ki değişiklik “Hane Halkı Tüketim Harcamaları’na” göre yapılacak. Mevcut sepete oranla farkların oluşma olasılığı yüksek. Yapılacak olan anket doğru yapılırsa enflasyon sepetinde farklar oluşacak ve ayar yapma gerekecek.
TÜFE (Tüketici Fiyatları Endeksi) ne tüketiliyorsa, onun fiyat düzeyi ölçülmeli. Bunun için göstergemiz Hane Halkı Tüketim Harcamalarıdır. Konut, ulaştırma ve eğlence de artış olma olasılığı yüksek. Gıda ve Alkolsüz içeceklerin payı % 19’e düşebilir. Bu bir ayar olacak. Ulaştırmanın payı ise %2 civarında artabilir.
Tüketime uygun bir sonuç ortaya çıkmalı. Bu enflasyonu düşürecek veya yükseltecek. Hane halkı geliri arttıkça gıda grubunun enflasyon sepetinde ki ağırlığı azalır. Gelişmiş toplumlarda gıda grubunun enflasyon sepetindeki payı %10’dur.
Bizde büyük ayarın eğitim, sağlık, konut ve ulaştırmada yapılması gerekecek. Bahsettiğim grupların son beş yılda fiyat artışları döviz fiyat artışlarının üzerinde (dövize endeksli olduğu için dövizle mukayese ediyorum.) Fakat aynı artış enflasyona yansımamış.
Şunu da göz ardı etmememiz gerek. Kıbrıs sorununda olası bir anlaşma da yukarıda bahsettiğim konut ve sağlık konusunda fiyatların tekrar değişmesi söz konusu. Bu yükselir veya düşer, enflasyon da ona göre yükselecek veya düşecek. Bu açıdan bu grupların enflasyon sepeti içinde ki payları çok önemli. Gıda grubunun fiyatı bir türlü düşürülemiyor. Bunun enflasyon sepetinde payı düşük olursa fiyatı düşebilecek olan grupların payı artarsa enflasyon daha gerçekçi ölçülür.
Çünkü fiyatı düşürülemeyen grubun zaten her ölçümde sepetin içinde payı mevcuttur ve fiyatı düşmediği için enflasyon ona göre şekillenir. Bu güne kadar ölçülen enflasyon maalesef mevcut enflasyon sepetine göre çok da gerçekçi değil. Yıllarca enflasyon düşük ölçüldü. Yapılacak ayarlarla, gıda fiyatlarında ki yüksek oynaklık enflasyonu daha az etkiler. Enflasyonda istikrar sağlanır. Daha gerçekçi olur.
Tabi ki KKTC’de yüksek gelir düzeyine sahip olan harcama grupları ile düşük gelir düzeyine sahip olan harcama gruplarının tüketim sepetleri oldukça farklı. Ulaştırma, konut ve gıda harcamaların da uçurum var. Oluşacak enflasyon sepetiyle yapılacak olan ölçümde enflasyon yükselecekse gelir grupları arasında ki harcamaların farklılığından dolayı enflasyona bağlı maaş alanlar, enflasyona endeksli gelir elde edenler karlı çıkabilir.
































