Şeytan diyor bırak hepsini, çekil köşene, bundan sonra artık yapılacak bir şey yok!
Akıl da diyor ki, sen bu değilsin, o mücadele sonuna kadar sürmeli. Kendimi boş verdim, hatta çocuklarımın da gün yüzü göreceği yok, ama torunlarımız, geleceğimiz… Biz günü yaşayan, kısa yoldan köşe dönenlerden, kişisel çıkar için ilkelerinden vazgeçenlerden olmadık. Hep bu ülke dedik, bu ülkenin güzel geleceği dedik, sırasında cephedeydik, sırasında üretimin içinde, hep en iyisi için mücadele ettik, hiç bırakmadık…
Ama şu yaşadıklarımız, hatta şu 9 Aralık 2020, korkarım bir milat olacak.
Aylardır kurulamayan hükümet, aniden öyle bir dizayn edildi ki, resmen parmak ısırdık.
Acaba birisi çıkıp, işin aslını anlatacak mı? Şimdilik pek sanmıyorum. Olsa olsa kendi içlerinde kaynayan kazanın fokurtuları çıkarsa, belki öğreniriz.
Birileri açıktan çıkıp anlatmasalar da hepimiz işin aslını biliyoruz. Kimse bana bu hükümet listesinin UBP listesi olduğunu söylemesin. Hatta Ersan Saner listesi. Neydi o öyle, tam okumaya hazırlanırken, “Dışarıda okursun, bir istişare edelim” talimatıyla bir saat makamda kalıp listeyi dışarıda açıklama işi? Bana rahmetli Denktaş’ın bir hükümet listesini kırmızı kalemle çizmesini hatırlattı. Sonradan kimin veto yediğini öğrenmiştik…
Partinin başına geçmeye çalışan biri, önce parti içi dengeleri korumalıdır, mantık bunu söyler. Oysa bu liste parti içi dengeleri alt üst eden, Saner’i kurultayda zora sokan bir liste. Yani Saner kendine bunu yapar mı?
Her biri için başka şeyler söylenecek, konuşulacak, ancak benim için trik nokta Maliye Bakanlığıdır.
Dursun Oğuz ne zamandan beri Maliye’den anlar oldu?
Hele de böyle kritik bir ortamda. Allahı var, Olgun Amcaoğlu işin mutfağından gelen biriydi ve olmayan parayla, borçlanarak, harçlanarak iyi yürüttü. Şimdi Maliyeci biri Eğitim Bakanlığı’nda ne yapacak?
Madem Olgun Amcaoğlu kabine dışında kalmayacaktı, niye yerinde kalmadı? Kim, neden değiştirdi?
Bu listenin ülkenin sorunlarına çare bulma amacıyla kurulduğuna dair bir işaret var mı? Kabine kurarken memleketin sorunlarına en iyi çözüm bulacak olanı mı ararsın, yoksa aldığı bakanlıkta tecrübesi sıfır olanları mı?
Bir tek bu örnek bile olup biteni izah etmeye yeter. Başka söze gerek yok!
Maksat şöyle veya bir hükümet kurmaktı, kuruldu. Güvenoyu alıp almamasının önemi yok. Yenisi kurulana kadar görevdedir. Seçim öncesi bir başka hükümet de kurulmayacağına göre, seçim sonrasına kadar bu işi götürecekler. Azınlık da olsalar, güvenoyu da almasalar.
Kaldı ki, bu ülkede bırak seçimi, hükümeti, dahası UBP ve HP’nin içini dizayn eden üst akıl, hepsini zaten göze almıştı…
İşin kötüsü nedir biliyor musunuz? Şimdi birkaç gün bunun geyiği yapılacak. O şöyleydi, bu böyleydi diyerek isimler üzerinden tartışmalar sürecek. Peki o zaman sorarım size ne olacak? Çok kısa bir süre sonra normalleşecek….
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki rezaletler, UBP kurultayında adaylıktan çektirilenler konusu ne oldu? Konuştuk, konuştuk, unuttuk gitti. Bu da öyle olacak. Oysa giden geleceğimiz. Altımızdaki halı, başımızdaki devlet yapısı. Övündüğümüz demokrasimiz. Kaybedilecek olanları buraya sıralasam sayfalar yetmez.
Dün yazmıştım, bu ülkenin vatanseverleri, demokratları, örgütleri, partileri kurulacak hükümetin icraatlarını dört gözlerini açarak izlesinler demiştim. Şimdi bakıyorum da o düşüncem bile hafif kalmış.
Olup bitenlerden rahatsız olanlar, sıklaştırın safları, haydi hissa….
Ya adam gibi mücadele edilecek, ya da “normalleştirileceğiz”….
YERİN KULAĞI VAR
KİMSEYİ İNANDIRAMAZ:
Ersan Saner yeni hükümetini Tatar’a sundu. Ancak açıklanan kabine sadece toplumda değil, UBP içinde de hayretle karşılandı. Genel kanı açıklanan kabinenin Saner’in olmadığı yönünde. Bakan olanlar bile açıklanan kabineyi şaşkınlıkla karşıladılar. Alakasız isimler alakasız bakanlıklara atandı. Tatar-Saner görüşmesinin bir saate yakın kapalı kapılar arkasında sürmesi bu iddiaları güçlendirdi…
OPERASYON BÜYÜK:
Daha birkaç ay önce Başbakanlık hayali kuran ve UBP kurultayında üyeden en çok oyu alarak ikinci tura kalan Taçoy ve Sucuoğlu, yeni kabinede yer bulamadı. Siyaset böyle bir şey, birkaç ay önce başbakanlık hayali kuran bu ikili, bırakın başbakanlığı, bakanlık koltuklarından da oldular. Öyle görünüyor ki, bu ikili için yapılan operasyon, tahmin edemeyeceğimiz boyutta…
ERHÜRMAN’IN İLKELERİ VE 8 BİN VATANDAŞLIK:
Erhan Arıklı protokolu imza töreninde hiç hicap duymadan, “Bunlar Tufan Erhürman’ın ilkeleri” diyordu. Arkasından şu cümle okundu; “ Halkımızın hassasiyetleriyle ülkemizde çalışma izniyle bulunan çalışanların istekleri gözetilerek vatandaşlık konusunda çalışmalar yapılacak”. Bu muydu Erhürman’ın ilkesi? Ya o televizyonda “8 bin kişiye vatandaşlık” lafı? Bugün muhalefetin iradeye sahip çıkma hassasiyeti varsa, sırf bunun için adam gibi mücadele eder, yoksa, yatın uyuyun…
TEPKİSİ BAKAN OLANA KADARMIŞ:
Saner kabinesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koltuğuna oturan DP’li Koral Çağman, daha 3-5 gün önce “YDP vekillerinin içinde olacağı hükümete onay vermem” demişti ya, bırakın YDP’li bir hükümete onay vermeyeceğini, aynı kabinede yer almaktan çekinmedi. Hem de o “onay vermem” dediği Arıklı’nın 2 vekille Başbakan Yardımcılığını almasını da içine sindirebildi. Demek ki Çağman’ın “kahramanlığı” da bakanlık koltuğuna oturana kadarmış…
SANER KENDİ AYAĞINA SIKTI:
Hükümet de kurulduğuna göre UBP’nin o bir türlü yapılamayan kurultayı artık yapılır herhalde. Saner bu kurultaya tek aday olarak mı girer, yoksa Sucuoğlu da aday olur mu bilmiyoruz. Ancak, hiç olmazsa Taçoy’u kabineye alıp, kurultayda desteğini almak ister diye düşünmüştüm. Şimdi karşısında partide güçlü iki isim var. Sucuoğlu’nun aday olması durumunda Saner’in kurultayda kazanma şansı çok az. Ha o vakit kurultaya tekrardan bir müdahale olur mu, yoksa adaylıktan çektirilen biri olarak gidip uzlaşma mı yaptı, göreceğiz.
VATANDAŞLIKLAR GOLİFA GİBİ DAĞITILACAK:
Yeni hükümet programında özellikle vatandaşlık konusuna ayrı bir başlık açılması, çalışma izni ile gelenlerin “haklarından” bahsedilmesi, önümüzdeki günlerde vatandaşlık dağıtımı konusunda ilginç gelişmelerin yaşanacağını ilk habercisi. Zaten Arıklı’nın da vatandaşlık bekleyen “8-10 bin” kişiden bahsetmesinin nedeni de bu. Sadece vatandaşlık da değil, hazırlanan, Mağusa-Karpaz-İskele emirnamesi de artık çöpe atılıp, “bırakın yapsınlar, bırakın diksinler” emirnamesi hayata geçirilecek…
FOTO GÜNDEM: Bu fotoğraf herşeyi izah ediyor. Başbakan olacak kişi, getirdiği listeyi, “dışarıda açıkla” sözü üzerine masaya bırakıyor. Bu görüntüyü hiç unutmayın.

































