Her zaman olmaz ama bazan oluyor, bir kütüphane sessizliği çöker memlekete.
Kimsenin ağzını bıçaklar açmaz.
Sanki o memleket bildiğiniz memleket değil.
Ne oturduğunuz koltuk ya da iskemle sizindir, ne yemek masası; yemeklerin bile tadı kalmaz.
Yollar, sokaklar ve tekmil çevrenizde ne varsa, birdenbire değişmiş gibi; birdenbire size yabancı.
Bütün şarkılar anlamsızlaşır.
Bütün umutlar ertelenir.
Yerde gökte ölgün bir hava; bulutlar bile geldiği yeri tanımaz; yağmur bile hırsından yağar…
…
İşe gitmek zorlaşır,
Yazı yazmak da öyle; sanki klavye değişmiş; kavalye değişmiş gibi bir başkası ile oynanıyor bu oyun.
Bütün hevesler darmadağın.
İşe gitsen ne olacak,
Gazete yayınlasan ne olacak,
Siyaset yapsan ne olacak,
Müzik yazsan ne olacak,
Şiir yazsan ne olacak,
Bir kahveye, bir pastaneye gitsen ne olacak,
Mesaj atsan ne olacak, gelen mesaja baksan ne olacak,
Dostlar bir araya gelse ne olacak.
Darbe üstüne darbe gibi yaşanan günler; bakarsınız o bildiğiniz memleket, memleket değil, bambaşka…
…
Ne yaparsanız kendi ellerinizle yaparsınız; pişmanlık ne fayda?
Sonra otur, bir yerde çöreklen, derin bir sessizliğe gömül; düşün…
…
Bazan böyle olur bahçenizdeki ağaç bile size düşman; sanki size her an saldıracakmış gibi.
Üstüne konan kuşlar kuş değil, kanatları demirden; ölüm yağdıracaklarmış gibi.
Karşıdan gelen arabalılar kim?
Tek tük geçen bisikletliler kim?
Köşedeki dönerci kim, bu simitçi kim?
Büyük marketlerdeki kalabalıklar kimler; her gün değişen kasiyerler kimler?
Sandviççi Talat’la Rifat nerede?
…
Aramızdan ayrılanları biz öldürdük…
…
Yıkılan ve terk edilen evleri biz yıktık, biz terk ettik.
Dostlukları, arkadaşlıkları biz mahvettik.
Çağlayan Parkı’nın, Mücahitler ve Kuğulu Park’ın yüzüne biz bakmadık.
Bandabuliya’yı biz mahvettik.
Sarayönü bizim yüzümüzden bu halde; Ayasofya Meydanı bu yüzden ıssız.
Yatırları, sokak çeşmelerini, kerpiç evleri ve kerpiç evlerin avlularını ve sündürmelerini biz yalnızlaştırdık.
Siyaseti biz berbat ettik.
Faşistler, ırkçılar, yobazlar bizim yüzümüzden buralarda.
Bu toprağın kültürünü, sosyal hayatını biz rezil ettik…
…
Bu memleketi biz öldürdük…
































