Eğer Koronavirüs salgını olmasaydı şimdi Tatar Koalisyon hükümetinin artarak birikerek çoktan yoğunlaşıp çoğalmış sorunlar karşındaki çaresizliğinden söz edecektik..
Hatta büyük olasılıkla “Hükümetin istifa edebileceğini” konuşacaktık!
Belki de Hükümet programına ulanan kısa vadeli 90 günlük programın da gerçekleşemediğinin yorumlarını yapacak hesabını soracaktık!
Koronavirüs de olmasa Büyük olasılıkla narenciye yine dalında, enginar tarlada kalacaktı!
Maaşlardan kesintileri değil, yapılması gereken zamları konuşacaktık!
TC’den KKTC’e bağlanan su borusunun hâlâ tamirine başlanmaması nedeniyle “susuz kalabiliriz” telaşında seslerimiz çığlık olacaktı belki de!
Her zamanki gibi Eğitimi, Sağlığı tartışacaktık!
Veliler “Maarif Kolejleri” sınavlarının sancılanmalarını koyuvereceklerdi yine!
Yine Pahalılıktan yakınacaktık!
Yine “İmar Planı” etrafında gürültü kopartacaktık.
Yine Yaz’ın gelişini haber veren sivrisineklerle mücadeleyi hatırlatacaktık hükümete bağıra çağıra!
Plajlara parayla girişlere yine tepki gösterecektik!
Türk Gücü bu sezon da şampiyon oluşunu kutlayacaktı!..
***
…HATTA ve hâlâ şu anda bile… Tutun ki Tatar hükümetinin şöyle dediğine inanmak istiyorum tüm kalbimle: “Aleyhime olacak tüm faturaları ödemeye hazırdım… Yeter ki felaketin, ölümün diğer adı olan şu “virüs” belasına bulaşmasaydı memleketim…”
“Bravo” diyorum öyleyse ve ekliyorum:
Bir süre sonra, belki yarın yada yarından da yakın Tatar Hükümeti asli görevine dönecek. Nitekim hikmeti kendinden menkul olsa da Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastahanesini “Pandemiye” çevirmişken; şimdi yine ve yeniden eski durumuna dönüldü!
Tutun ki bir süre sonra “olağanüstü karar ve uygulamalara” bağlı olarak işlevleriyle birlikte değiştirilen KKTC… “Kaldığı yerden devam etmek için olağan sürecine… Koranavirüs uğurlanırken, tüm sorunlarıyla birlikte geri dönecek! “Mayıs’ın sonuda” diyorum! Ve ekliyorum.
***
“AKIL yolu birdir!” Nitekim memleketin akıllı insanları “bundan sonrası asla öncesi gibi olmayacak” diyorlar!
Hani ne diyorduk? “Koronavirüslü bu günler, tutun ki kapanan bir “çağa” karşılık açılan bir yeni çağın “miladı” olacak!
Artık bilecekler ki insanlar, bu dünyanın muktediri değillerdir! Her zamanki gibi ve yine Tanrıdır.. Nitekim bu kez de insanlara, bir virüsle gösterip hatırlattı o büyük azametini…
Ve uyardı: “Akıllar başlara!”
***
İŞTE bundan sonrası “akıllı Başlar”ın kazanacağı dönem olacak.. Ki ne diyorduk sık sık:
Allah insanlara yaşamları süresince bazı fırsatlar verir. Onları değerlendiren “bazı insanlardır” ki bazıları o fırsatları heba edip kaybederlerken, kazanırlar…
…KKTC kazanmak zorundadır. Bunu başarmak yükümlülüğünde olanlar “seçilmişlerdir.” Gelip giden “hükümetlerdir..” Fakattt: Yaşayıp gördüğümüz için hatırladığımız, “bize hep kaybettirdikleridir!” Kader işte!
Bu kez ve Korenavirüsten sonra bekleyeceğiz ki… “Tatar hükümetinin asıl görevi Cumhurbaşkanı ile takışıp didişmesi değildir! Başı olarak “icranın,” kaderini yüklendiği KKTC’i, yüklendiği yerden daha ileriye taşımasıdır…” Bunu hep bekleyip görmek isteyeceğiz..
(…23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun. Büyük Atatürk’ü bir kez daha saygı ve rahmetle anıyorum. Türk milletine kazandırdıkları için. Ki hâlâ “onlarla” varız onlarla var olmaya devam edeceğiz..)
































