Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıManşet

TOPLU İFLASLAR VE İŞSİZLİK OLACAK

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis koronavirüs ile ilgili alınan tedbirleri açıklarken “2 noktaya büyük önem verdik, birincisi halkın sağlığı ve ikincisi halkın gelir düzeyinin korunması.”

Konu, tedavisi olmayan ve salgın eğilimi  taşıyan bir virüs olunca elbette halkın sağlığı bir numarada olacaktır.

Fakat, halkın gelir düzeyinin korunması da en az virüs kadar önemli bir konudur.

Virüsün yayılım hızını kesmek için hükümetler birçok tedbir alabilirler.

Ellerinde yasal veya anayasal yetkiler vardır.

İsterlerse sokağa çıkma yasağı ilan edip, herkesi evlerine tıkabilirler.

Nitekim, Çin, İtalya ve daha başka ülkeler bunu yaptılar.

Olağanüstü hal veya bizdeki haliyle  olağan üstü durum ilan edip, devlet dairelerini ve dahi özel işletmeleri de kapayabilirler.

Bunları yaparken, şüphesiz ki birinci amaç virüsün yayılmasını durdurmaktır.

Fakat bu tedbirler vatandaşı ve özellikle küçük işletmelerle dar gelirlileri çökertmemelidir.

Eğer alınacak tedbirlerden dolayı ciddi bir gelir mağduriyeti doğacaksa bu da derhal telafi edilmelidir.

Anastasiadis halkının gelir düzeyini korumak için (ki burada bahsedilen özel sektördür) bir fon oluşturdu. Bu fon için üyesi olduğu Avrupa Birliği’nden de yardım istedi.

Avrupa Birliği, dezavantajlı grupların yani gelir düzeyi düşük olanların korunması için 25 milyar Euro ayırdı.

Bu miktar kısa bir süre sonra 50 milyar Euro’ya çıkarılacak.

 

***

 

Devlet çalışanlarının izne çıkarılması, ardından özel sektörün Bakanlar Kurulu ile kapatılması sonucunda ekonomi büyük bir zarar görecektir.

Ekonomi zarar görecek diye bu önlemlerin alınmaması hata olurdu.

Fakat, ekonominin zarar görmesi kapsamında gün işleyip gün kazanan binlerce küçük işletme vardır.

Gün işleyip aldığı maaşla kendisinin ve ailesinin hayatını idame ettiren on binlerce emekçi vardır.

Bakanlar Kurulu krizin sağlık bacağında tedbirler alırken ekonomi bacağını da düşünmeliydi.

Krizin ortaya çıktığı andan itibaren böylesi bir çalışmanın yapıldığını henüz işitmedik.

Yarından itibaren ülke tamamen kapanacaktır ve zaman dezavantajlı grupların aleyhine işleyecektir.

Eğer süre uzatılmazsa (ki uzatılacağına ilişkin çok ciddi işaretler vardır) önümüzdeki 15 günlük sürede iflaslar, işten çıkarmalar veya maaş kesmeler yaşanacaktır.

Peki hükümetin bu konudaki tavrı ne olacaktır?

Israrla soracağız ve bu konunun takipçisi olacağız…