Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kategorisiz

Pusat: “Kendimle kavgam hiç bitmez”

KENDİNİ İTEKLEYİCİ GÜCE SIĞINIYOR:

Ünlü oyuncu Aybüke Pusat oyunculukla ilgili kişisel eleştirisini, “Kendimle kavgam hiç bitmez. İçten dışa kendimi itekleyici bir güce ihtiyacım var ve ben bu şekilde buluyorum kendimi.” şeklinde açıklıyor.

 

Hayatın ona çizdiği yol ile onun hayalindeki yol paralel evrenler olsa da, o şu an yaşadığı boyutta gayet mutlu. “Olmak istediğim, kendimi gerçekten iyi ve mutlu hissettiğim yerdeyim” diyen Aybüke Pusat, oyunculuğun ise kendini bilmekle ilgili bir meslek olduğunu söylüyor ve tam da dönemin oyuncusu olarak başarıya hızla koşuyor.

Aybüke güzellik yarışmasında üçüncü olmuş. En çok dikkati çeken özelliğiyse  her ne kadar evde enerjisinin yüksek olduğundan bahsetse de; sette gördüğümüz genç kadın pek de öyle değil. Güçlü ve ayakları yere sağlam basan, özgüveni yüksek bir profil sergiliyor.

“Medcezir”de izlediğimiz günden beri dilkkat çeken Aybüke Pusat bakın takipçileriyle neler paylaşıyor:

 

Oyunculuğa yürürken bir dizi serüven yaşadınız. Peki istediğiniz yere ulaştınız mı?

Evet. Olmam gereken yerdeyim şu anda ama hiçbir şey planladığım gibi de olmadı bu yolda yürürken. Hatta bu yüzden, plan yapmayı da bıraktım. Biraz daha akışına bıraktım hayatı; daha doğrusu otomatik olarak bu yaşadıklarım bana bunu öğretti.

 

Bize çocukluğunuzdan bahsedebilir misiniz biraz?

Ankara’da doğdum, büyüdüm. Orası daha kompakt, herkesin birbirini tanıdığı, nasıl bir hayat süreceğinin belli olduğu bir şehir. Ama sonra çok fazla sürpriz başıma geldi. Çok destekleyici bir ailem vardı. Zaten kim bu devirde, bu ülkede çocuğunun sanatçı olmasını ister ki? Onlar da istemedi başta, fakat sonra desteklediler. İki abim var, onlar da bana çok destek oldu.

 

Oyunculuğun yaşamınıza yansımaları neler oldu?

Ünlü olmakla sanatçılığın bir ilgisi yok diye düşünüyorum. Ben sanat eğitimi aldım ve sanatın her dalı böyle. Hepsi hayatınızla iç içe giden bir şey. Eğer yaptığınız işi hayat tarzınıza çeviremiyorsanız, zaten yeteri kadar kendinizi eğitemiyorsunuz demektir. Dans için de böyle, diğer sanat dalları için de durum böyle. Mesleğin kaderi bu diyebilirim. Tanınmak, desteklenmek güzel bir şey nihayetinde. Öyle şanlı, şöhretli bir hayatım da olmadığı için, hayatımı yaptığım iş çok etkilemedi diyebilirim.

 

Canlandırdığınız karakterleri bir yana bırakırsak, kendinizi nasıl tanıtırdınız?

Burcumdan dolayı çok çalkantılıdır benim duygu durumum. Balık burcuyum. Çok hızlı çıkıp çok hızlı inme gibi bir içsel durumum var. Çok etkilenirim ve içime doğar pek çok şey. Düşündüğüm şey genellikle de başıma gelir. Hislerim çok kuvvetlidir, bunun genellikle pozitif etkilerini yaşadım. İşteki halimle evdeki halim aynı değil. Evde daha neşeliyim ama iş yerinde işini yapan, kurallara uyan, işi rahatlatmak için sakin kalan bir yapım var.

 

“Her Yerde Sen” dizisinin hayatınızdaki yeri ne?

Romantik komedi ilk kez rol aldığım bir tür. O yüzden zaten tamamen benim için özel bir dizi. Ben drama oynamaktan ve geleneksel kalıplar çerçevesinde, onun içine sıkışıp kalmaktan biraz yorulmuştum. Hem bedensel hem ruhsal olarak daha özgür hissediyorum kendimi bu işte. Daha çok yeni bir karakter benim için ama çok da zorlu bir karakter. Aynı zamanda çok yoğun bir set. Şimdiye kadar kendimi yoğun sanıyordum, değilmişim meğer, asıl yoğunluk şimdi başladı. Şu an herkes tatilde ve ben çalışıyorum, bu da biraz acayip geliyor ama hiçbir şikayetim yok, her şey çok güzel.

 

İyi bir oyuncu olmanın yolu nerden geçiyor sizce?

Kendinle barışık olmakla ilgili bence. Kendini iyi tanımakla ilgili. Sanatçı egosu mesela bir ressama asla ben çok iyi bir ressamım demeye izin vermez. Çok fazla yürüyecek yol var. Çok fazla kat edecek mesafe var. İyinin her zaman daha iyisi var. Oyunculuk için de böyle.

 

Bale eğitimi almış olmanızın oyunculuğunuza katkısı oldu mu?

Oyunculuk kendinle ilgili bir şey; kendini tanımanla, kendini bilmekle ilgili bir meslek.  Kendi hissini, duygunu, nerede durduğunu biliyorsan, karakterini daha kolay algılayıp ona göre şekillendiriyorsun.

 

Kendinizi eleştirdiğiniz yönleriniz var mı?

Her zaman. Kendimle kavgam hiç bitmez; her an. Herhangi bir sahneyi izlediğimde mesela, burası daha iyi olabilirdi diyorum ve bu bir haksızlık olarak algılanabilir bazıları için… Ama işte bu yolculukta böyle şeylere gerek var. İçten dışa kendimi itekleyici böyle bir güce ihtiyacım var ve ben bu şekilde buluyorum kendimi. Buna kendimi hırpalamadan, daha iyisini elde edebilmek için, içten dışa kendimi itekleme gücü diyelim.

 

Peki eksikliğini hissettiğiniz özellikler?

Elbette bazı yaralarıma iyi geliyordur, çünkü kendimle geçirdiğim zaman çok fazla. Oyuncu olmasaydım başkalarıyla zaman geçiriyor olacaktım ama oyunculukta kendi kendime zaman geçiriyorum. Başka bir meslek yapıyor olsaydım kendime harcayacağım mesaiyi başkasına harcamış olacaktım, oyunculukta başkasına harcayacağım mesaiyi kendime harcıyorum ve kendime bir yatırım oluyor.