Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Federasyon” meselesi de referanduma sunulacak mı?

Ne tuhaf….

Bir cumhurbaşkanlığı seçimi ki, zaten başlı başına önemli, siyasi bir referandum.

Yetmezmiş gibi, kendi önemini de aşıp, herkesin siyasi hedeflerine vasıta olmuş durumda.

Bir kere, bu seçimin federasyon hedefiyle doğrudan ilişkisi var. Federasyonu tek çözüm olarak görenlerden biri mi kazanacak, yoksa, ‘bu yol bitti başka şeyler düşünmek lazım’ diyenlerden ya da açıkça ayrılık diyenlerden biri mi…

Bu niteliğiyle bile, Kıbrıs Türkünün önündeki kritik 5 yıl için yeteri kadar önemli. Keskin bir yol ayrımına gitmek de var işin içinde.

Ama bakıyorum, her taraftan, “cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında bir Anayasa referandumu yapalım” sesleri yükseliyor…

Önce DP-YDP işbirliği sürecinden çıktı bu söylenti. Erhan Arıklı BRT’de,  hazırlayacakları Anayasa değişikliği metninin, Meclis’in uzun tatili, içtüzüğü, kürsü dokunulmazlığı konularını içereceğini söylüyordu. Dün tekliflerini DP’ye sundular. DP’nin ne diyeceğini bilmiyoruz.

Diğer yandan Başbakan Ersin Tatar geri kalmadı, kendilerinin de bir Anayasa değişikliği hazırlığına başladıklarını açıkladı.

Onların teklifinde de yargı ve hukuk sistemi olacakmış. Ancak Başbakan’ın detay vermediği ve ‘bazı diğer tedbirler’ diye geçiştirdikleri de var ki, içinde her şey olabilir…

Aslında ben hem YDP, hem de UBP’nin bir Anayasa değişikliğinden muradının bu entipüften konular olmadığını tahmin ederdim.

Her ikisi de “federasyon işi bitti” dediklerine göre, Anayasa’nın bağlayıcı maddesini değiştirmek isterler diye düşünmüştüm.

Şimdilik detay vermedikleri için çok bir şey söyleyemiyoruz. Kehanette de bulunamıyoruz.

Ancak acaba diyorum, halkın hazır olup olmadığını mı yoklayacaklar?

 

SAMİMİYETSİZ, SAHTE VE İKİ YÜZLÜ…

Birleşik Kralık Avrupa İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Christopher Pincher, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı ziyaretinde, “Kendisiyle aynı fikirdeyim… Birleşik Krallık her zamanki gibi, herkes için  eşitliğe saygı duyan ve herkesin eşitliğini tanıyan iki kesimli, iki toplumlu Federal Kıbrıs’ı destekler” demiş.

Bir milyonuncu defa duyduğumuz bir kalıp… Resmen gına geldi. Ne samimiyetsiz, ne sahte, ne iki yüzlü bir tavır.

Bay Pincher aynı gün Anastasiadis’i ziyaretinde de Türkiye’nin doğal gaz aramalarını esefle karşıladıklarını, Rum faaliyetlerini sonuna kadar desteklediklerini söylüyor.

Anastasidadis’e söyledikleri bir yana, madem federasyonu desteklerler, o zaman 45 yıldır neden gereğini yapmazlar?

Acaba Cumhurbaşkanı en azından Pincher’in bu sözü üzerine, “Siz hala federasyondan bahsediyorsunuz, biz de istiyoruz, ama karşı taraf açıkça federasyonu da çözümü de sulandırıyor, BM’nin siyasi eşitlik ilkelerini bile yok sayıyor, zamana oynuyor. Hiç olmazsa, bu konuda güneyi uyardınız mı” sorusunu sormuş mudur?

Herhalde sormuştur. Ama diplomatik bir dille elbette…

Bence buralara gelip gelip “federasyon tek çözümdür, müzakerelerin yeniden başlamasını destekliyoruz” diye ezber okumaktan vazgeçmeliler. Özellikle de garantör İngiltere… Hem de BM Güvenlik Konseyi üyesi…

Aynı minvalde devam ettikleri sürece, federasyonun asla gerçekleşmeyeceğini görmüyorlar mı?

Yoksa asıl istedikleri de bu mu?

 

YERİN KULAĞI VAR

NEDİR BU DANIŞMANLIKLAR?:

UBP MYK üyelerinin neredeyse tümünü yönetim kurullarına atadıklarını biliyorduk. Şimdi de partide “küsme potansiyeli” bulunanlara Bakanlıklarda danışmanlık verilmeye başlanmış. UBP binasından çıkmayan tipler, elinden makamı alınanlar, danışman, başdanışman. Benim bildiğim kamuda böyle bir kadro yok. 825 milyon liralık bütçe açığı orada dururken, memurun hayat pahalılığına el atarken, devlete adam doldurma lüksleri var mı? Acaba hak, adalet, eşitlik, liyakat diye gelen HP buna ne diyor. Şikayetleri olmadığına göre, herhalde avantaj-dezavantaj hesabı…

 

ÖZGÜRGÜN’ÜN KADER GÜNÜ:

UBP eski Genel Başkanı ve milletvekili Hüseyin Özgürgün’ün dokunulmazlığının kaldırılması kararı Pazartesi günkü Meclis birleşiminde oylanacak. Özgügün’le ilgili oylama açık yapılacak. Bidiğiniz gibi UBP grubu olumlu oy kullanma konusunda grup kararı almıştı. Konuyu yumuşatmak için de “tüm vekillerin dokunulmazlığı kalksın” diyerek, kendilerince Özgürgün’e karşı günah çıkarıyorlar. Aslında oylamanın sonucu belli, bir sürpriz olacağını sanmıyorum ama, bazı UBP’li vekillerin oylamada “çekimser veya red oyu” kullanabileceği iddia ediliyor. Önemli olan olumlu veya olumsuz çıkacak karar sonrası Özgürgün’ün bundan sonra nasıl bir tavır alacağıdır…

 

OKUL MU, CEZAEVİ Mİ?:

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu katıldığı bir radyo programında, “Bugün okul yapmayanlar, yarın cezaevi yapmak zorunda kalır” dedi. 2 yıllık süre içerisinde en az 5-6 tane daha okul kazandırılması gerektiğini söylüyorsunuz, yapar mısınız, yapmaz mısınız bilemem ama, yeni bir cezaevi yapmaya başladınız bile. Çünkü gidişat, okuldan çok, cezaevine ihtiyaç olduğunu gösteriyor…

 

“KKTC, DÜNYANIN KABUL ETTİĞİ BİR ÜLKEDİR”:

Başbakan Tatar’ın, Eko Avrasya heyetini kabulü sırasında, “Bazı siyasi sorunlar olabilir ama artık KKTC kendini dünyaya kabul ettirmiş bir ülkedir” sözü bazıları tarafından eleştirildi. Bence tam tersi Sayın Başbakan’ın sözlerinde eksik var, fazla yok. Evet KKTC kendini dünyaya kabul ettirmiştir. Kara para, insan ticareti, fuhuş, kumar, cinayet, yolsuzluk, uyuşturucu ve trafikteki ölümlü kaza sayısı  ile tüm dünyada ses getirir olduk. Bu konularda kimse elimize su dökemez…

 

KÜLÜSTÜR OKUL SERVİSİ:

Üniversitelerin bazılarının servisleriyle ilgili korkunç şikayetler var. Yurt dışından getirilmiş çok yaşlı otobüslerde öğrenciler balık istifi gittiklerini söylüyorlar. Hatta kış aylarında koltukların sırılsıklam olduğu şikayetleri var. Bunların ithalatına bakan biri yok mu? Ya da kalitesini denetleyen? Öğrencilerden her ay alınan servis parasının karşılığı bu mu?

 

MÜJDELER OLSUN:

KKTC İstatistik Kurumu Başkanı Türel Öksüzoğlu’ndan gelen müjdeli haber yüreğimize su serpti. Eylül ayı itibarıyle limon ve böğrülce fiyatlarında düşüş yaşanmış. Vatandaş artık, böğrülceye bol limon sıkarken, bu ay salatalık, patlıcan yanında 294 ürüne gelen artışı düşünmeyecek. Bu arada Türkiye Milli Piyango bilet fiyatlarında da düşüş olmuş. Artık bol limonlu böğrülce yerken, piyangodan size çıkabilecek milyonların hayalini kurarsınız. Bundan iyi müjde olabilir mi…

 ZİRVEDEKİLER

Sami Özuslu: “Aklımıza gelebilecek her şeyin ‘günü’ vardır. Çocuk Günü, Kadın Günü, Gençlik Günü, Barış Günü, Sigarasız Günü, Diyabet Günü, Sevgililer Günü…Bir de ‘utanma günümüz’ olsa keşke!..
Ne işe mi yarayacak? Kendimizle yüzleşeceğiz. Neleri eksik, neleri yanlış yaptığımıza bakacağız.
Ve neleri yapmadığımıza, yapamadığımıza da”…

DİPTEKİLER

Suphi Coşkun: Kendisi 3-4 bin kişilik Dipkarpaz’ın Belediye Başkanı. Belediye çalışanların hakkını ödemekten aciz, borç içinde yüzüyor. Geçen gün geçmişe ait elektirik borcu yüzünden haciz gelmiş. Borcu ödeyemeyince de mercedes marka lüks makam aracına el konulmuş. Doğru mu, yanlış mı bilemem ama, borç batağındaki bir belediyenin başkanı böyle israf yapmamalı. Haciz sonrası eşek üzerinde poz vermesi ise sempati değil, tepki topladı…