Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nu geçtiğimiz gün bir TV programında söylediklerini dikkatlice dinledim. Satır aralarında önemli şeyler söyledi. Söyledi söylemesine de esas mesele icraatta… Mesele bu söylediklerinin yapılıp yapılmayacağıdır. Bunlar için bütçede kaynak ayrılacak mıdır?
Peki ne diyor Çavuşoğlu? Dikkatle takip edeceğim şu cümleyi söyledi; “Okulların kampüs şeklinde çok programlı olması gerektiğine inanan bir insanım”. Bunu yıllardır söylüyoruz. Bu çok programlı okullar meselesi önemli… Bu iş için büyük kampüsler ya da çok önemli fiziki olanaklara gerek yok. Yani okullara kolej programı ve Anadolu Lisesi programı kazandırmak için fiziki olanak mı gereklidir? İyi bir organize ve yeterince öğretmen ile bu programların hayata geçmesi için bir sebep yok. İskele Bekirpaşa Lisesi’nde düz ortaokul veya lise programı ile kolej programı birlikte yürütülmüyor mu? Bunu niye yaygınlaştırmıyorsunuz sayın Çavuşoğlu? İskele’de olan şey niye Erenköy’de, Lefke’de, Lapta’da, Geçitkale’de, Akdoğan’da, Esentepe’de olamıyor? Yaparsanız çok programlı okul dolar memleket… Peki bu ülkede niye bir tane Anadolu Lisesi var? Karpaz’daki, Lefke’deki çocukların her gün Lefkoşa’daki Anadolu Lisesi’ne gelme şansı var mı? Alın size koskocaman bir fırsat eşitsizliği… Niye Lefkoşa dışındaki ilçelerdeki okullarda Anadolu Lisesi programı yok?
Şimdi sayın Çavuşoğlu’na sormam gerekir. İlahiyat Koleji’nde bir imza ile bir günde Anadolu Lisesi programı açıldı mı? Açıldı veya açılacak. O zaman ülkenin diğer liselerinde de Lefkoşa’daki Bülent Ecevit Anadolu Lisesi’nde uygulanan program uygulanabilir demektir. Çavuşoğlu çok programlı okullardan bahsediyor ama Lekoşa’daki Anadolu Lisesi çok programlı değil mi? Bu okulda ne işe yaradığı belli olmayan İGCSE programı var, İngilizce Anadolu Lisesi programı var, Türkçesi var. Yani çok programlı…
Bu çok programlı okullar gündeme geldiğinde, aklıma hep o dağ yolundaki korkunç kaza gelir. Üç kişinin öldüğü, 7-8 kişinin yaralandığı 2016’daki o okul otobüsü kazasından bahsediyorum. Bu öğrenciler Lefkoşa’daki koleje, Anadolu Lisesi’ne ve meslek lisesine gidiyorlardı. Neden gidiyorlardı? Çünkü kendi bölgelerinde bu tür okullar yoktu. Belki de kendi bölgelerinde çok amaçlı okullar ve programlar olsaydı, Lefkoşa’ya gelme ihtiyacı hissetmeyeceklerdi.
******
Bugün da dahil olmak üzere binlerce çocuk kendi bölgelerinden başka bölgelere istedikleri programlarda öğrenim görmek için otobüslerle taşınmaktadır. Hem bunu azaltmak hem de vatandaşa hizmet götürmek için bölge okullarındaki programları çoğaltmak gerekmez mi?
Düşünün ki en batısından en doğusuna kadar Girne sahil şeridinde doğru dürüst bir meslek lisesi yok. Yanılmıyorsam apar topar, derme çarpma birkaç yıl önce Girne’de bir Turizm Meslek Lisesi oluşturuldu. Onunda adını bilen yok. Bu bölgede meslek lisesine gitmek isteyen çocuklar ya Lefkoşa’ya, ya Mağusa’ya, ya Lefke’ya, ya da Karpaz’a gitmek zorundadır.
Nasıl ki Anadolu Lisesi’ne gitmek isteyen bir çocuk Kuzey Kıbrıs’ın her yerinden Lefkoşa’ya gelmek zorundadır, nasıl ki Fen Lisesi’ne gelmek isteyen çocukların hepsi Lefkoşa’ya gelmek zorundadır, Girne bölgesinde meslek lisesine gitmek isteyen çocuklar diğer ilçelere taşınmak zorundadır. Tam da bu yüzden çok programlı okullar erken bir zamanda hayat bulmalıdır. Bunu fırsat eşitliği gereği yapılmalıdır.
Tam da bundan dolayı Çavuşoğlu’nun söylediklerini önemsiyorum. Ancak bu konuda icraat lazım. Sadece söylemekle olmuyor. Toplum adına icraatın takipçisi olacağız.
































