Tek kızı İlayda Yeliz’i trafik çarpışmasında kaybeden Salih Öztürk’ün, 31 aydır acısı dinmiyor. Öztürk, her gününü mezarlıkta kızının yanıbaşında geçiriyor
KIZIMIN HAYATININ KARŞILIĞI 6 YIL 8 AY: Öztürk: Kazayı yapan kişi 6 yıl 8 ay ceza aldı. Bizim yasalarımıza göre böyle bir durumda verilebilecek en yüksek ceza buymuş. Evlatlarımızın hayatının karşılığı 6 yıl 8 ay. Buna kim dayanabilir
OKULDA BEKLERKEN ÖLÜM HABERİNİ ALDIM: Öztürk: Sabah sınava ben götürmek istemiştim, servisle gelirim baba dedi. Ben de sınavdan çıkınca beni görsün mutlu olsun diye saat 12:30-13:00’da kadar okulunun önünde bekledim. Olanlardan haberim yoktu. Meğer kızım 07:05’de ömür bırakmış
TEK EVLADIMDI, TESELLİSİ YOK: Öztürk: Biz her gün mesajlaşırdık, telefonlaşırdık. Bu gün tam 31 ay oldu. Kendi işim vardı. Artık çalışamıyorum. Psikolojim buna izin vermiyor o günden beri, her gün kızımın mezarının başına geliyorum ve son mesajını okuyorum
KIZIMI BENDEN BU SİSTEM ALDI: Öztürk: Şoförün 20 saati aşkın çalıştırıldığı iddiaları vardı, polis raporunda yer bile almadı. Dava öyle kapandı. Kendimi suçladım ilk önce aylarca. Nerede eksiğim vardı acaba diye sordum. Kızımı benden bu çarpık sistem aldı
Pınar BARUT
Çok sevdiği tek evladını 2016’da Lefkoşa-Girne Anayolu’nda meydana gelen trafik çarpışmasında yitiren Salih Öztürk, bir Babalar Günü’nüne daha gözü yaşlı girdi. “Başka babaların canı yanmadın” diyen Öztürk, aradan geçen 31 ayda yaşadıklarını Havadis’e anlattı. Öztürk, kızının hayatını kaybetmesinin sebebinin ne bir kaza ne de basit bir hata olduğunu söyleyerek, “İlayda’yı benden koparan ülkedeki çarpık sistem” diyerek isyanını dile getirdi.

Konuşması sık sık gözyaşlarıyla bölünen acılı baba Salih Öztürk, her gün kızının mezarının başına gelip onunla konuşuyor.
“Çocuklarınızla daha çok vakit geçirin, kendinizi bu dünyanın işine gücüne kaptırıp onları ihmal etmeyin” diyen Öztürk,
kızıyla her gün mesajlaşıp, telefonlaştığını, iki arkadaş gibi sürekli iletişimde olduğunu anlatıyor gözleri dolarken. Salih Öztürk, o gün sabah 06:35’te kızının “kahvaltımı yaptım baba, birazdan çıkacağım” diye attığı mesajı hala telefonunda tutarak her gün tekrar tekrar okuyarak ağlıyor.
“O mesajdan sonra da telefonda konuştuk. Okuluna götürmek için ben gidip almak istedim ama o servisle geleceğini söyledi” diyen Öztürk, “keşke inat etseydim de ben gidip alsaydım. Bu cümle aklımdan hiç çıkmıyor. Gidip almadım diye kendimi çok suçladım” diyerek yaşadıklarını anlatmaya devam ediyor.
“Sınavda çıkışını beklerken ölüm haberi geldi”
O gün kızının okula geldiğini ve sınava girdiğini zannettiğini anlatan acılı baba, sınav çıkışı kızı onu görsün moral bulsun diye, saatler öncesinden gittiği okul önünde beklerken acı haberi aldı.
“Saat 12:30-13:00’da kadar okulun önünde bekledim. Meğer kızım 07:05’de ömür bırakmış” derken o güne dönüyor ve hıçkırıklara boğuluyor Salih Öztürk.
Yaralı dediler morga götürdüler
“Ben daha okulun önündeyken telefon geldi. Kazayı öğrendim ama İlayda’nın yaralı olduğu söylendi” diyen Öztürk,
hastaneye gittiğinde kızının öldüğü söylemeden direk morga götürüldüğünü, sonrasında kendisini kaybettiğini anlattı.
Acılı baba Öztürk, “Şimdi düşünüyorum da bu yapılan ne kadar yanlıştı. Bir insan yaralı bildiği kızını görmek için hastaneye gittiğinde ölüm haberi dahi verilmeden morga götürülür mü ? Kızını teşhis etmesi istenebilir mi ? Bu bir babaya yapılır mı ?” diyor ve gözyaşlarını silerek bugüne dönüyor.

“Kendi işim vardı, artık çalışamıyorum”
Yaşadığı büyük acıdan sonra hayatının nasıl değiştiğini anlatırken “Bu gün tam 31 ay oldu. Kendi işim vardı. Artık çalışamıyorum. Psikolojim buna izin vermiyor o günden beri. Her gün kızımın mezarının başına geliyorum ve son mesajını okuyorum” diyen Salih Öztürk, ülkedeki sisteme isyan ediyor.
Öztürk, “Benim en büyük isyanım bu sisteme. Şoförün 20 saatini aşkın çalıştırıldığı iddiaları vardı, polis raporunda yer bile almadı. Dava öyle kapandı. Kazayı yapan 6 yıl 8 ay ceza aldı. Böyle bir durumda verilebilecek en yüksek ceza buymuş yasalarımıza göre. Evlatlarımızın hayatının karşılığı 6 yıl 8 ay” diyerek, kızını yaşamdan koparana verilen cezayı az bulduğunu da ifade ediyor.
Öztürk, “Bu acıya kim dayanabilir. Kızımı benden bu çarpık sistem aldı” derken, saçını okşar gibi, kızının mezar taşını okşuyor usulca.
Babalara mesaj
İlayda’nın tek çocuğu olduğunu ve onun ölümünden sonra teselli olabilecek hiçbir şeyi kalmadığını söyleyen acılı baba,
“Tüm babalara tavsiyem çocuklarınızla daha çok vakit geçirin. Kendinizi bu dünyanın işine gücüne kaptırıp onları ihmal etmeyin, onlara daha yakın davranın” dedi.
Öztürk, “Ben de kızımla arkadaş gibiydim. Kızımı görenler gözlerini alamazdı. Benim kızım çok güzeldi, onunla hep gurur duyardım, şimdi mezar taşına sarılıp teselli olmaya çalışıyorum” diyerek yeniden gözyaşlarına boğuluyor.
































