Bağırmayın!
Sesiniz duyulmuyor…
…
Siyasi İslam’ın hışmına uğrayarak müebbet hapis cezası alan ve şu anda hapishanede olan yazar Ahmet Altan’ın “Yalnızlığın Özel Tarihi” adlı romanında yarattığı roman kahramanlarından Haluk’un anlattığı bir hikayeyi aktaralım:
…
“Kapri adasının alt kısmında İmparator Tiberius’un bir vakitler yüzdüğü bir mağara var, ben oraya gitmiştim bir keresinde…
Sandalla giriliyor mağaranın içine, dışarıdaki aydınlıktan sonra mağara kapkaranlık gözüküyor.
Sandal mağaranın dibine doğru yaklaşıyor, oradan mağaranın ortasında duran birine bağırdığında sesin duyulmuyor, uğultunun içinde kayboluyor ses ama ağzını duvara yaklaştırıp söylediklerini rahatlıkla dinleyebiliyor insan…
Garip bir ses düzeni var o mağaranın içinde, niye öyle bilmiyorum…
İnsan karanlık bir mağaranın içinde sesini duyurmak için elinde olmadan bağırmak istiyor, oysa mağaranın duvarına yaklaşıp yavaşça konuşmak sesini duyurmaya yeterli…
Ama bunu bilemezsin ki, duvarın neresine ağzını yaklaştıracağını, mağaranın öbür ucunda seni kimin dinlediğini bilmezsin, sesini duyurup duyuramayacağından, mağaranın içinde yalnız olup olmadığından emin olamazsın ki…
Birinin bunu sana söylemesi gerekir, ben öbür köşede seni dinliyorum, yalnız değilsin, yavaşça konuşursan seni duyarım demesi gerekir…
Bunu da her zaman söylemezler insana ve anlamsız yere, sesini duyuramadan bağırmak zorunda kalabilirsin…”
…
Bağırmayın!
Sesiniz duyulmuyor…
































