Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

MUAFİYETLER KALKMAYACAKMIŞ (!)

Erhan Arıklı hem vergi konusunda üniversitelerin üstüne gidildiğinden şikayet ediyor, hem de üniversitelerin denetime muhtaç olduğunu söylüyor…

Sıfır vergi, üstüne katkı, destek oyuncağa dönen sektörün tabii ki denetime ihtiyacı var.

Ve tabii ki böylesine ciddi bir işin, devlete de vergi mükellefiyeti olacak.

Hesap etsenize, ülke nüfusunun üçte biri öğrenciden bahsediyoruz.

Ama buna karşılık üniversite sektörünün Gayri Safi Milli Hasıla içindeki yeri yüzde 5-6’da kalmaya devam ediyor.

E, devlet bundan payını almasın mı?

Niye?

Asgari ücretten bile vergi alınırken, vergi ödeyen ücretlinin ve diğer sektörlerin günahı ne?

Bu nasıl bitmez tükenmez bir ayrıcalık?

Yükseköğretim Kurumlarının kârları, gelir vergisinden ve kurumlar vergisinden muaftır.

Kendi adlarına yapılacak her türlü taşınmaz mal kayıt, devir ve tapu işlemleri harçlarından, gümrük vergilerinden muaftırlar.

Belediyelere ödenen her türlü fon, vergi, resim ve harç ile inşaat ruhsat ve izin vergisinden muaftırlar.

Su, enerji yatırımları da vergiden muaftır.

Yabancı uyruklu çalışanları ve yakınlarının devlete ödemesi gereken çalışma izinleri, oturma izinleri ve sağlık raporları vergi, resim ve harçtan muaftır.

Damga pulundan muaftırlar;  dıştan gelen öğretim üyelerinin biletleri vergiden muaftır; devletten kiraladıkları arazileri ipotek gösterebilirler;

Vakıf üniversiteleri, her türlü vakıf harcından muaftır.

Bunlar bir kısmı, dahası da var…

Devlet gelire ortak olmadığı sürece, bu iş kişisel kar amaçlı olmaktan öteye gitmez.

Dolayısıyla kalite de otomatik düşer.

Şimdiki gibi gecekondu üniversitelerin türemesine neden olursunuz.

İddialı olan, vergisini de verecek.

Gereği bu, hükümet programında da var ama, Eğitim Bakanı Meclis’te teşviklerin kalkmayacağını söylüyor.

Ne oldu bir yılda hedeflerden vaz mı geçildi?

Niye kırıldı cesaretler?

Sonra daha geçenlerde bütçe sırasında Serdar Denktaş üniversitelerden vergi alınacağını söylemedi mi?

Anlaşılan baskılar gelmeye başlamış.

Yahu bir çok üniversite sahibi, sırf kişisel anlamda zengin olmanın yolu olarak görüyor bu işi.

Hepimiz biliyoruz, siz farkında değil misiniz?

Üstelik istihap haddi dolmadı mı?

Her apartman dairesine bir üniversite yaparak, bir de üstten para vererek üniversite adası mı olunur?

Olsa olsa enflasyon olur, enayilik olur, kendi kendini bitirme olur…

Sırf öğrenci sayısı artsın, üniversite sayısı artsın derken, yumurtlayan tavuğu kestiğimizin farkında değiliz.

Bunun zararı, köklü, güvenilir üniversitelere olacak.

Ve KKTC devleti de, deliği her gün büyüyen bir bütçeyle, fakirleşmeye devam edecek.

Ne rasyonel bir yönetim şekli değil mi?…

 

“Uluslararası şeffaflık örgütü Trancparency International, 2018 dünya yolsuzluk indeksini açıkladı. Haritasında Kıbrıs ikiye bölünmüş olmasına karşın, adanın kuzeyine dair bir veri yok. Danimarka ve Yeni Zelanda 180 Ülke arasında yolsuzluk konusunda en temiz iki ülke olarak başı çekiyorlar. En sonda ise Somali, Suriye, Güney Sudan var. Güney Kıbrıs 38., Türkiye 78. sırada….

 

YERİN KULAĞI VAR

36 YIL NE YAPTINIZ:

Kıbrıs konusuyla ilgili çözüm modelleri arasında olan ve özellikle milliyetçi kesimin “KKTC yaşayacak” sözlerine aslında onlar da inanmıyor. Kuruluşunun üzerinden tam 36 yıl geçti, hala tanınmamamız bir yana, uluslararası hiçbir organizasyonda da yer almıyoruz. Yıllardır bu devletin yücelmesi, tanınması için elini kıpırdatmayanlar, taş üstüne taş koymayanlar, devleti kendi çıkarları için kullananlar, her dönem olduğu gibi bugünlerde de yine KKTC üzerinden politika yapıyorlar…

ÇOK BEKLERİZ:

Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar;  “Kıbrıs’ta Türkiye’nin olmadığı hiçbir çözüme ‘evet’ demeyeceğiz” demiş. Rumlar Yunanistan’ın olmadığı, İngiltere, ABD kendilerinin olmadığı bir çözüme zaten ‘evet’ demezler. Peki ama, bu adada yaşayan iki halkın nasıl bir çözüm istediğini niye bize sormuyorlar. Eğer 50 yıldır bu sorun çözülmediyse, toplumların değil, başkalarının istekleri olmadığı için çözülmüyor…

 

BAŞKANLIK VE ULUSAL KONSEY:

Son yaşananlara bakınca, KKTC’de de başkanlık sisteminin gereği ortaya çıkıyor. Vazgeçilmezlerimiz belli, neyi asla istemediğimiz belli, ama sonuca varamıyoruz. İç siyasi gaileler, ulusal hedeflerin önüne geçiyor. Başkanlık sistemi ve bir Ulusal Konsey’e acilen ihtiyacımız var görünüyor…

 

MALZEME ÇIKTI:

Çavuşoğlu’nun KKTC ziyareti ve ardından Kıbrıs konusunda Cumhrubaşkanı Akıncı ile yaşanan görüş ayrılığı bizim siyasilerin ağzına sakız oldu. Günlerdir ikili arasındaki görüş ayrılığı üzerine herkes konuşuyor. Utanmasak, “ne iyi etti de Çavuşoğlu geldi, yoksa konuşacak birşey bulamayacaktık” diyeceğiz…

 

DENKTAŞ YAZILI AÇIKLAMA YAPMALI:

UBP milletvekili Amcaoğlu’nun “hükümet kamu maliyesini zarara soktu” iddialarına yanıt vermek üzere kürsüye gelirken, yine Amcaoğlu’nun “Ne söyleseniz inanmayacağız” sözü üzerine konuşmaktan vazgeçen Maliye Bakanı Serdar Denktaş, yanıtını yazılı olarak kamuoyuna yapmalı. Böylesi çok daha şaibeli kalacak…

ÇİPRAS ANKARA YOLCUSU:

Yunanistan Başbakanı Çipras önümüzdeki günlerde Ankara’ya gidiyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun son KKTC ziyaretinde söyledikleri, adada varılacak çözüm için federasyon seçeneğinin artık ortadan kalktığı yönündeki açıklamalarına Çipras ne söyleyecek? Göreceğiz…

 

 

 

ZİRVEDEKİLER

Levent Özadam: “Çavuşoğlu çok ağır açıklamalarda bulundu… ‘Burada Türkiye düşmanları var’ fetvası verdi! Büyük hicap duydum doğrusu… Daha besleme suçlamasını unutmamışken, Türkiye düşmanları suçlamasını bu halk hak etmiyor! Bu tür söylemler devam ettikçe iki ülke arasındaki yıllar öncesine dayalı manevi ilişkiler zedeleniyor, bunu göz alarak böyle söylemlerde bulunuyorlarsa o çok daha da vahimdir”…

 

DİPTEKİLER

Erkan Eğmez: Büyük milliyetçilerimizden Erkan Eğmez, “Federal Çözüm, FETÖ Projesidir” iddiasında bulundu. Eğmez’i tanımasak ciddiye alacağız. Yahu, neredeyse yarım asırdır rahmetli Denktaş dahil, tüm liderler federal bir çözüm için uğraştılar. Sana göre Denktaş da, bu işin bir parçası olarak yıllarca FETÖ’ye hizmet mi etmiş oluyor. Hani insan atar da biraz destekli atar be kardeşim…