Oysa “öğretmenlik” öylesi sönük kutlamalarla geçiştirilecek kadar sıradan bir meslek değildir. Nitekim eğer bugün KKTC her yönüyle netameli, sorunlu, ağır aksak, kör topalsa; bunun bir nedeni de eğitimdeki kalitenin, vatanseverliğe dönük öğrenimin, çevreci ve barışçı tedrisatın gitgide düşen seviyesindendir.. Böylesi insan unsurunun yetişememesindendir..
Ki son yıllarda “vatanını milletini” seven insanlarla konuştukta, hep birlikte şu itirafta bulunmaktadırlar:
“Çocuklarımızı maalesef iyi yetiştiremedik!”
***
OYSA İngiliz koloni döneminde “sömürgeci İngiliz” bile.. “Parçala yönet” politikasının ustalarından olmasına karşın.. Ne Türk ne de Rum halkının, yarınların büyükleri olacak okullu çocuklarını, “büyüyüp yetiştiklerinde gelişecek milliyetçi duygularıyla, kendi sömürge yönetimine baş kaldıracaklarının şüphelerinde harcamak yerine.. Ne cehalete prim vererek Türk Rum gençlerini kendine bağlı “köle esamesine” düşürdüydü ne de baştan savma eğitim öğretim müfredatları yaptıydı..
Fakat eğitim yönünden asıl büyük olayı, “öğretmenin kalitesiyle mesleki kariyerine verdiği büyük önemdi. Öğretmen öğretmenliğini severdi…
RAHMETLİK Kemal Yücel’i bu vesileyle bir daha anayım. Tartışmayı çok severdi. Söz konusu eğitim olduğunda “saatlerce konuşacak, anlatacak müthiş bir bilgi birikimine sahipti. O da İngiliz sömürge döneminde, bugün rahmetle andığımız diğer “büyüklerimiz” gibi yetiştiydi. Vatanını milletini sever, “öğretmenlik mesleğine saygıyı sevgiyi bir madalya bir bayrak gibi taşırdı kişiliğinde..”
O dönemlerin Reşat Ebeoğu’lları, Hüsnü Ferudun’ları (daha niceleri)hepten İngilizin rahlei tedrisinden geçtilerdi.. Onların yetiştirdiği nesildir ki gün gelecek Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve egemenlik savaşımının önde koşan savaşçıları olacaklardı, şehit olduklarınca…
Tutun ki TMT öğretmenlerin omuzlarında yükseldi, görevini öğretmenlerle gerçekleştirdi.
***
(SÜREKLİ neden kullanıyorum bu “vatan millet” laflarını bilir misiniz? Yok! Bazı insanlarımızın işittiler mi bu kelimeleri, kaşınma nöbetleri geçirdiklerini bildiğimden, inadına kaşınsınlar diye değil!..
Hayır! Vatan millet sevgisinin ana, baba, ata sevgisi kadar kutsal ve değerli olduğuna inandığımdan.. İnsan vatanını sevmezse o vatan KKTC gibi olur demiyeceğim ama!
Ancak hiçbir sevgi “öğrenilmeden” yeşermez, büyümez, aşk haline gelmez.. ***
İŞTE bu görev ana babalardan sonra öğretmenlerindir.. Eğiticilerindir.. Öğretmek, eğitmek görevinde olan herkesindir..
Bugün bir “Öğretmenler Gününde” daha itiraf etmeliyiz ki “çocuklarımızı iyi yetiştirmedik!” Yetiştirmiş olsaydık “KKTC böyle olmazdı!”
O zaman neden mi “böyle” oldu? “Vatana, millete, devlete duyulan olumsuz tepkilerden.. Duyulmayan güvenden.. Gelecek kuşkularıyla korkularından.. Çözümsüzlükten, “ne olacak” beklentilerinden..
***
OYSA Kıbrıs Türk halkı bu olumsuz duyguların bin beterini yaşadıydı 1963’lerden sonra. Buna karşın toprağı bellediği vatana daha çok sahip çıktı. Millet sevgisini Rum saldırılarına karşı direnişinin kalkanı yaptı.. Yenilmedi, yılmadı.. Ve devlet oldu ki “başlara taç!”
..İşte öyle değil! İlk kez öğretmenler, palamarlarını işte burada kopardılar! Eğitim öğrenimi “izm’lerin” siyasi tartışmaların içine ittiler!
Oysa “bunlar” öylesi gayya kuyusuydular ki düşen hiç çıkamadı içinden, eğitim mi kurtulacaktı elinden!
***
EĞİTİM önce öğretmenlerle bozuldu.. Elbette hiç biri “okul sınıf yoksa kırlarda öğrencileriyle ders yapacak kadar Sokrat değildi.”
Yada “masası, sandalyesi, araç gereci eksik diye dersleri savsaklamak yerine, o yokluk ortamında bile dersini büyük bir şevkle veren Kemal Yücel de değildi..
Eğitime gönül vermişlikte belki de öğretmenliğiyle gurur duyan Kemal Pehlivan da değillerdi..
Hiç mahzuru yoktu ama. Sınıfına girer, dersini verir, huzur içinde görevimi yaptım derdi… Bir öğretmen için yetmez miydi?
***
YETEMEZDİ! Yetmediği KKTC’den belli! Sorunların içinde boğulmuş bir devlet ve batacak gemiden kurtulmak için sürekli çırpınmak zorunda kalan yurttaşları!
Ne her yıl bir erken seçim gerçekleştirildiyse ne çıkanı kadar kat katı değişiklik yasaları yapıldıysa ne de binlerce Sivil Toplum Örgütleri oluştuysa…
Hiç biri KKTC’i “pisliklerinden, trafik kazalarından, uyuşturucudan, çarpık yapılaşmalarından, ranttan, gasptan, yolsuzluklarından, dolandırıcılıklarından, pahalılıktan ilkellikten… Kurtaramadı!
Demek ki çocuklarımızı iyi yetiştiremiyoruz! Demek ki öğretmenlerimiz, eğitim kurumlarımız yeterli değiller! Demek ki aileler çocuk yetiştirmesini bilmiyorlar!..
Tüm öğretmenlerin öğretmenler günü kutlu olsun ama.
































