Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

PAZAR SOHBETİMDİR: (19 MAYISLAR YAŞADIKÇA..)

Nasıl ki çıkarken karanlıklardan aydınlıklara ve  sıcaklardan yanarken bedenimiz nasıl ki  serinleriz bir su başında… İşte ben de öyle hissederim hatırladıkça geçmişi.. Bir sevinç kaplar içimi, “çocuktum büyüdüm” derken..

…Anaokullu bir çocuktum. Öğretmenimiz henüz öğretmişti a,b,c bize. 2 ile 3’ün 5 olduğunu.. Yeni öğrenmiştik mevsimleri.. Dünyanın yuvarlak olduğunu, güneş etrafında döndüğünü..

VE yeni öğrenmiştik Atatürk’ü. Cumhuriyet bayramlarında, 23 Nisanlarda, 19 Mayıslarda.. Okuduğumuz şiirler, kara kalemle yaptığımız resimlerle..

İlk kez ay yıldızlı bayrak  çizmeyi anaokulunda denedikti. İlk kez anaokulunda yazdıktı “Atatürk” adını büyük büyük harflerle…

***

      DÜN 19 Mayıs Spor ve Gençlik bayramıydı.. Biz bu ulusal günlerle yetiştikti. Her biri bir başka heyecan, bir başka anlam, bir başka ruhtu.

Namık Kemal Meydanındaki  Türk Gücü Kulübünün hanayından aşağıdaki    kalabalığa,  şiirler okurdum “bu vatan sıradağlar gibi duranlardır” diyerek..

“Cirit Meydanında”   böylesi 19 Mayıslarda oynadıydım Sarı Zeybek’i Gazi ilkokulundaki sınıf arkadaşlarımla..

İlk kez ağabeylerimin “yarışması” nedeniyle, o sahada görüp tanıdıydım “atletizmi..” Uzun atlamadan gülle atmaya, yüksek atlamadan üç adıma kadar.. İlk kez yüz yarda koşusunu, uzun koşuyu, maratonu o sahada izlediydim. Okul olarak ritmik hareketlerimizi ilk kez o sahada gösterdikti annelerimize, babalarımıza, Mağusa halkına..

İlk kez “İngiliz sömürge idaresinin” ne olduğunu, o sahada İngiliz Bayrağı ile Türk bayrağının yan yana asıldığını gördüğümüzde anladıktı.. İlk kez “cız” ettiydi bu nedenle yüreğimiz..

***

     BİZİ böylesi 19 Mayıslar, ötesi ulusal günler yetiştirdiydi geleceklere. Böylesi günlerde coştuktu Atatük’le.. Özgürlükle egemenlikleri böylesi günlerde anladıktı.. Türkiye’yi böylesi günlerde hissettiydik içimizde, Türk olduğumuzu hissettiğimizce..

Ve biz “ulusal günlerimizi” çok sevdiydik, hele de 19 Mayıslarla 23 Nisanları.. Çünkü onlar biz “çocuklarla gençlerindi.”  Bize armağan edildilerdi..

Bu nedenle diyordu  Atatürk, “ey Türk gençliği. Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet yaşatmak ve müdafaa etmektir…”

Biz bu nedenle yemin ettikti Kıbrıs Türk halkının “istiklal ve cumhuriyetini” ilelebet yaşatmaya..

***

      EVET dün 19 Mayıs Gençlik ve  Spor Bayramıydı.

Sabah yine her zamanki gibi erkeden kalktımdı. Erkenden gittimdi kahveye.. Ne yollarda vardı Türk bayrağı ne evlerin kapı pencerelerinde.

Benim evimde de yoktu! Londra’dan gelip giden aileden kişilere, “Türk bayrağıyla    birlikte olurlarsa vatan hasretini giderirler” diye vermiştim, “ben nasılsa tedarik ederim” düşüncesinde.

Fakat asıl doğruyu söyleyeyim mi? Artık böylesi günlerde insanlar kapı önleri müsait olsa da ve varsa evde bayrakları asmazlar! Milliyetçiliğin, bayrağın küçümsendiği bu ortamda çekinirler utanırlar! Evet utanırlar!

Ulusal Günlerimize, bayrağımıza  bile yabancılaşmışız ki eyvahlar ola!

Oysa dün kutlanan 19 Mayıs Gençliğin bayramıydı.. Atatürk’ün “gelecekte” vatanı milleti  emanet ettiği gençlerin..

Belki onlar kortejdeki yerleri, yürüyüşleri sahalardaki  gösterileriyle vardılar..

Fakat var mıydı hem de öylesi bir “ulusal bayramda,” hem de kendi bayramlarında, göğüslerini kabartan heyecanlar! Sevinçle çarpan yürekler.. “Bu vatan bizimdir bizim kalacaktır” derken, göklere yükselen  yeminler?

Var mıydı 19 Mayıs 1919’da Samsuna çıkan Atatürk ruhu, ruhlarında!

***

      FAKAT “hayır” diyorum! “Yanlış düşünüyorsun” diyorum kendime.. Ve bir “son sözle” noktalıyorum dünün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yazdıklarımı. Ki hele bu ülkede, her gün 19 Mayıs’tır, gençliktir, umutlu geleceklerdir düşüncesinde.

Yıl  1974. Aylardan 20 temmuz.. Mağusa hisarlarında Rum’a kurşun yağdıran, havan topu atan gençler hepten omuz omuzaydılar..  Özgürlük ve egemenlik için.. Topraklarını korumak için.. Geleceklerini esir Türkler olmamak için.. Adadaki Türk varlığını yaşatmak için..

O mevzilerde o silahlarla kurşun yağdıran “gençler” o gün ne sağcıydılar ne solcu. Ne filan partidendiler ne falan… Ne dinciydiler ne imansız… Kıbrıs Türk halkının genç insanlarıydılar vatanı ayni yürek ve ruhla savunan…

     Bu günün gençleri gelecekte “Kıbrıs Türk devletinin sahipleri” olacaklar.. 19 Mayıslar, Atatürkçülük ruhuyla.

     İşte gelecekler için inanılması gereken  tek mefkûre: 19 Mayıslar yaşadıkça “payidar kalacaktır Türk halkı bu adada…”