Merkezi Cezaevi, kapılarını Havadis okurları için araladı. Kadınlar koğuşundaki mahkumlar Havadis muhabirine içlerini döktü
DEVLET SABUN BİLE ALMIYOR: 15 kadın bir koğuşta yaşam sürüyor. Koğuşun ihtiyaçlarını ise kendi aralarında topladıkları parayla karşılıyorlar. Devletin bir sabun dahi almadığını savunan kadın mahkumlar, “Olan olmayanla paylaşıyor. Geçinip gidiyoruz” sözleriyle durumu özetliyor
“MANGALDA KÜL BIRAKMIYORLAR”: Kah gülerek kah gözü yaşlı hikayelerini anlatan kadın mahkumlar en çok da kadın örgütlerine kırgın. “Mangalda kül bırakmıyorlar ama buraya gelip hatırımızı dahi soran yok” diyerek ortak isyanlarını dile getirirken, boş laf değil biraz ilgi beklediklerini söylüyorlar
Devrim DEMİR
Cezaevine girmek, neredeyse herkesin en korktuğu şeylerden biridir. Özgürlüğün bitmesi, sınırlı hayat koşulları, demir parmaklıklar arkasında geçen günler.
Farklı hayatlardan, farklı kesitlerden gelen 15 kadını kader demir parmaklıklar arkasında bir koğuşta buluşturdu.
Farklı hikayeler sonucu her biri buraya düşmüş. Cezaevinin sınırlı fiziki imkanları içinde kimisi ömrünün yarısını kimisi ise yaşamının en güzel dönemini dört duvar arasında geçiriyor.
Her birinin hayat hikayesi ayrı olsa da on beşinin de dilekleri aynı, özgürlük ve yeni bir yaşam. İşledikleri suçun cezasını çekmeye itiraz yok hiçbirinin ama içlerindeki temel korku, dışarı çıkınca toplum tarafından dışlanmak.
Görünür olmaktan korkuyorlar
İsimlerini vermek istemiyor çoğu, yüzlerinin görünmesini de… Toplum tarafından acımasızca yargılanmak yakıyor canlarını.
Dört duvar arasında çok şeyden mahrum, yaşamlarını devam ettirmeye çalışan kadınlar, kişisel olarak kendi kendilerini eğitiyorlar, el işi yaparak zaman geçiriyorlar.
407 mahkûm ve tutuklunun bulunduğu Merkezi cezaevinin kadınlar koğuşunda kalan 15 kadının en temel şikâyetlerinden biri de Kadın Örgütleri tarafından hatırlanmamak.
“Mangalda kül bırakmıyorlar ama buraya gelip hatırımızı dahi soran yok” diyerek ortak isyanlarını dile getirirken, kadın örgütlerinden boş laf değil biraz ilgi beklediklerini söylüyorlar.
“Yaptıklarımızla yargılamasınlar bizleri. Bizler de birer kadın, birer anneyiz. Her ne kadar kapalı kapılar arkasında olsak da biz de hatırlanmak istiyoruz. Bizler de bu toplumun içinden geldik” diyen kadın mahkumlar, hatırlanmamanın, yok sayılmanın en büyük acı olduğuna dikkati çekiyor.
Cezaevinde zaman zor geçiyor
Merkezi Cezaevi’nde tutuklu ve hükümlü kadınlar, sosyal aktiviteleri olmadığı için sürekli el işi ile uğraşıyor. Küçücük bir bahçe içerisinde nefes almaya çalışan kadınlar, “Zaman geçirecek doğru düzgün bir uğraşımız yok, en azından spor aletimiz olsa hem sağlımızı koruruz hem de bize moral olur” şeklinde konuştu.
“Devlet bir sabun bile vermiyor”
Mahkumdan önce insan ve kadın olduklarının hatırlanmasını isteyen mahkumlar, en temel temizlik malzemelerinden bile yoksun bırakılmalarına da isyan ediyorlar. “Devlet bir sabun dahi vermiyor” diyerek durumu özetleyen kadın mahkumlar, temizlik ihtiyaçları için kendi aralarında para topladıklarını, olanın olmayanla paylaşarak ayakta kaldıklarını anlatıyor.
Birçok konuda iyileştirme bekliyorlar
Havadis’e konuşan kadın tutuklu ve mahkûmlar, 15 günde gerçekleşen açık görüş saatlerinin yetersiz olduğunu dile getirdi. Kadınlar, açık görüşlerin yarım saat olduğunu ve zamanın az olması nedeniyle aileleri ve sevdikleriyle kısıtlı görüşmekten dert yandı.
Yeni müdürden memnunlar
Kadınlar, gardiyanlar ve yeni cezaevi müdürü Derviş Çebiç’ten memnuniyetlerini de dile getirmekten geri durmadı. “İmkanlar kısıtlı, fiziki yapı kötü, ama yine de hem müdür hem de gardiyanlar, imkanlar çerçevesinde en iyisini yapmaya çalışıyor” ifadelerini kullandılar.
Kadın mahkûmlar ne dedi?

Arzu Yazıcı: Cezaevinin yapısı nedeniyle koşullar zorluyor. Hiçbir aktivitemiz yok, zaman geçireceğimiz hiçbir etkinlik teşvik yok. Ailemle görüşmek için 15 günde bir açık görüşü bekliyorum orda da zamanımız çok kısıtlı sadece yarım saat. En azından görüş saatlerinde biraz iyileştirme yapılmalıdır, ailelerimiz gelene kadar zaman bitiyor. Bir diğer sıkıntımız ise temizlik ihtiyaçlarımızı kendi imkânlarımızla sağlıyoruz. Burada parası kısıtlı olan da var, imkânı olmayan da var. Devlet neden bize temizlik ihtiyaçlarımızı temin etmiyor? Gardiyanlarımızdan ve müdürümüz Derviş Çebiç’ten çok memnunuz, çok anlayışlı ve her konuda yardımcı olmaya çalışıyorlar
Hülya Kentman: Ben İngiltere’de yaşıyorum ve 10 yıl önce işlenen bir suç nedeniyle 2016 yılında üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldım. Bizim gibilerin sıkıntısı poliste başlar, daha sonra yıpratan bir mahkeme süreci. Cezaevinde çok fazla yapabilecek bir şey yok, temin ettiğimiz kitaplarla zaman geçiriyoruz. Bahçemiz var, biraz burada nefes alıyoruz
Rukiye Sarı: Cezaevinde 8 yılım bitti. Uzun bir süre daha buradayım, ama cezaevinde belli bir süre dolduran mahkûmların iyi hali değerlendirilerek cezalarda bir iyileştirme yapılmalıdır. İyi halden şartlı çıkarılma imkânı sağlanmalıdır. Bizler de insanız, her şeyden önemlisi kadınız, anneyiz. Hatalar yaptık herkesin ikinci bir şansı hak ettiği inancındayım. Kadın örgütleri, cezaevindeki kadınları hatırlamalı ve bir kez de olsa uğramalı
Seçil Toker: Bir suç işledik cezamızı çekmek zorundayız. Kadınız, anneyiz, birer suçlu olsak ta bir tolerans bir ayrıcalık istiyoruz. Cezaevinde zaman geçireceğimiz sosyal aktivitelerimiz yok, kişisel olarak kendi kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. El işi yapıyoruz, kitap okuyoruz, televizyonumuz var izliyoruz
Bilgen Ulgar: Yıpratan bir mahkeme sürecinin ardından aldığımız cezayı çekiyoruz. Cezaevinde günleri geçirmek çok zor olsa da mecburen her gün bitiyor. Küçücük bir bahçemiz var orda nefes alıyoruz, spor aletlerimiz olsa hem sağlık hem de psikolojik olarak iyi olacağına inanıyorum. Televizyonumuz var, okumak isteyenler için kitaplar var ancak biz bir kadınız ve hatırlanmak isteriz. Ne olursa olsun af bekliyoruz

Yeni bir cezaevi yıllardır ülke gündeminde tartışılıp duruyor. Son olarak İçişleri Bakanı Kutlu Evren, Türkiye Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile bu hedef doğrultusunda bir protokol imzaladı. Cezaevi müdürü Derviş Çebiç inşaatın başlayacağı günü heyecanla bekliyor
Temel 20 Ocak’ta atılacak
Sürekli fiziki yapısındaki yetersizlikleri ile gündeme gelen Merkezi Cezaevi’nin yeni bir binaya kavuşması için somut adımlar atıldı. Cezaevi Müdürü Derviş Çebiç, yeni bina için 20 Ocak’ta Haspolat Kirli Sanayi Bölgesi’nde temel atılacağını söyledi.
Çebiç, cezaevinin en kısa zamanda bitirilmesi için uğraşılacağına vurgu yaptı. Çebiç, yeni cezaevi inşaatı tamamlanana kadar mevcudun kullanılmak zorunda olduğu gerçeğinden hareketle, alınan tedbirleri de Havadis’e anlattı.
407 mahkum ve tutuklu var
Cezaevi Müdürü Derviş Çebiç, şu an için Merkezi Cezaevinde 407 mahkûm ve tutuklunun bulunduğunu, onların Devletin koruma ve gözetiminde cezalarını çektiğini, bu nedenle de, mevcut koşullarda onlara en iyi şekilde bakmakla yükümlü olduklarını kaydetti.
Çebiç, cezaevinde görev yapan personele uyuşturucu ile ilgili eğitimin başladığını ayrıca uyuşturucu suçlarından hüküm alan ve tutuklu bekleyen suçluları tamamen ayırdıklarını söyledi.
Çebiç, bunu yapmalarının nedeninin ise sürekli kontrolde tutulmaları olduğunu belirterek farklı bir ortamda kamlarını sağlamak olduğunu ifade etti.
Uyuşturucu suçlarından tutuklu ve hükümlü alanların birçoğunun ilacı olduğunu belirten Çebiç, “Bir kişiyi bile kurtarmak bizim için çok önemli” diyerek cezaevi personelinin alacağı eğitimle mahkûm ve tutuklulara daha iyi hizmet götürmek için en iyi çabayı sarf edeceklerini sözlerine ekledi.
“Genç suçluları ayırdık”
Derviş Çebiç, 21 yaş altı genç suçluları diğer mahkûm ve tutuklulardan ayırdıklarını belirterek, “Cezaevinin fiziki yapısı ortada, yapabileceğimiz genç suçluları bir yere almak. Bu ayrım fiziki yapının bozuk olması nedeniyle diğer mahkûmlarla iletişimini engellemiyor. Cinsel suçlardan burada olanları da diğer suçlularla ayırdık, ancak yapımızın imkân verdiğini yapabiliyoruz” dedi.
Cezaevinde 139 KKTC vatandaşı var
Merkezi Cezaevi’nde her gün artan tutuklu sayısına karşı, cezaevi şartlara göre yetersiz kalmakta. Cezaevi personeli artan nüfus karşısında sağlıklı hizmet veremez durumda. Ocak ayı itibarı ile 297 hükümlü ve 110 tutuklu toplam 407 tutuklusu bulunan Cezaevinde, 212 gardiyan 5 vardiyaya ayrılarak hizmet vermekte.
Cezaevi Müdürü Derviş Çebiç, cezaevinde ilk sırada KKTC vatandaşlarının yer aldığını belirterek, 139 mahkûm ve tutuklunun olduğunu, 110 mahkûm ve tutuklunun Türkiye vatandaşı, 10 çift uyruklu mahkûm ve tutuklunun, 53 mahkûm ve tutuklunun ise üçüncü ülke vatandaşı olduğunu kaydetti.
Mahkûmlar emeklerinin karşılığını alacak
Merkezi Cezaevinde en büyük sorunlardan biri olan sıcak su ve yemek sorunlarının da kısmen aşıldığını belirten Çebiç, “Sıcak su için uğraşlar devam ediyor bir iki hafta içinde bu sorun aşılacak ve 80 ton sıcak su verilecek, bunun için çalışmalar devam ediyor. Yemeklerde de sorunları aştık, tek sorun gramaj problemi. Atölyelerde çalışan mahkûmlarımızın emeklerinin karşılığını alması için çalışmalar son aşamada, atölyelerde emek harcayan mahkûmlarımız, emeklerinin karşılığını alacak” dedi.
Eğitim yine devam ediyor
Çebiç, cezaevinde eğitim konusunun çok önemli olduğunu ifade ederek, 7 Ağustos tarihinde Lise ve dengi okulların dıştan bitirme sınavlarının yapılacağını ifade ederek, katılacak olan 15 mahkûmun eğitici ve öğretici cezaevi personeli tarafından sınavlara hazırlandıklarını söyledi.
5 mahkûmun ise üniversiteye devam ettiğini belirten Çebiç, “Beklentilerimiz üniversite seviyesine gelmiş mahkûm ve tutukluların sınavlarının cezaevinde yapılması. Sınav zamanı mahkûm ve tutukluların sınav yerlerine götürülmesi güvenlik sıkıntısına neden oluyor. En büyük beklentimiz sınavların cezaevinde yapılması” dedi.
































