Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yaz saati, kış saati derken…

Yaz saati kış saati meselesi ülke gündemini meşgul etmeye devam ediyor. Yalnız öyle anlıyorum ki bu olayda azınlık hükümetimiz kendi itibarı derdinde, çocukları ya da eğitimi düşündüğü yok. Öğretmenlerin sivil itaatsizlik eylemi %90’ın üzerinde bir katılımla devam etmesi hükümeti düşündürüyor. Özel sektör temsilcilerine bu konuda söz geçiremeyen hükümetin geçtiğimiz hafta içinde sendikalara bir teklif sunmuş. Bu teklife göre ilkokulda öğretmenlerin mesaisi yine 8.00-12.40 olacak, çocuklar okula 8.30’da gelecek 12.40’ta çıkacak ve derslerin süreleri 40 dk’dan 35 dk’ya düşürülecek. Yaşanacak toplamdaki 6 günlük ders kaybı da sömestr sonlarına eklenecek. Sendikaların bu teklifi 28 Şubat 2017 tarihine kadar sürmesi durumunda kabul edeceğini öğrendim. Ancak son aldığım haber hükümetin kendi teklifini son anda değiştirmek istediği ve öğretmenin de okula 8:30’da gelmesiymiş.

Ancak hükümetin anlamak istemediği; Birçok özel sektör çalışanının çocuklarını 7:30 civarlarından okula bıraktığı ve okulların 8:30’da başlaması durumunda çocukların sokaklarda kalacağı gerçeğidir. Hükümet akla mantığa uymayan öneriler yaparak 7:10-8:10 arasında “ücretli nöbetçi öğretmen” görevlendirmesi teklifinde bulunuyor. Tabii ki bu teklifin de işlemeyeceğini bilmesine rağmen işi yokuşa sürüyor. Sanki da öğretmen gece bekçisi ya da bakıcıymış gibi yapılan bu teklif öğretmenlik mesleğine hakaretmiş gibi algılandığını bilinmesinde yarar vardır.

Tüm bunlar bir yana hükümetin aldığını okulların 8:30’da başlaması ve sonrasındaki kararları ve teklifleri, “kış saati” uygulamasının kaldırılmasının hata olduğunu kabul etmiş olması anlamındadır. Sorsanız kabul etmezler belki ama, alınan kararın yarattığı birçok sorun olduğu görülmektedir. Bütün çalışma hayatını etkileyecek böylesi bir karar alınmadan önce gerek sendikalar gerekse iş çevreleri ile istişare edilseydi, belki de bugün yaşadığımız kaos yaşanmayacaktı. Daha önceki yazılarımda da yazdığım gibi, bu kış saati uygulamasının kaldırılmasını ne iş çevreleri benimsedi, ne de devlet çalışanları… O zaman bu değişiklik kimin için?

Hükümet bunun cevabını halka ciddi ciddi açıklamıyorsa ve sadece “teknik nedenler” diyorsa bunun çok fazla bir anlamı yoktur. O zaman da  hükümete “Türkiye’nin her yaptığını yapan, kukla hükümet” yakıştırması yapıldığında kızmaması gerekiyor.

Bakınız bu kış saati uygulaması TBMM’de de gündem oldu. Kış saatinin kaldırılmasının ülkede yarattığı zararları anlatan CHP İstanbul milletvekili Barış Yarkadaş şöyle diyor: “Uygulama ekonomiye büyük zarar vermiş durumda. Karar nedeniyle birçok şehirde milyonlarca öğrencinin yanı sıra erken saatte mesaiye başlayan milyonlarca vatandaş, kış günlerinde henüz güneş doğmadan evlerinden çıkmak zorunda kalıyor. Kışın güne bir saat daha erken başlıyor oluşumuz, tasarruf anlamına gelmiyor. Uygulamanın devamında finans, spor, turizm, ulaştırma ve sağlık alanında birçok problemle karşı karşıya kalacağız. Saat ayarı psikolojimizi de ekonomimizi de çökertti. 2012 yılında hükümet bugün aldığına benzer bir Bakanlar Kurulu kararı almış ve kış saatine geçildikten sonra bir daha yaz saati uygulanmaması ile ilgili kararname Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Daha sonra ise bu uygulamadan geri dönülmüş, yaz saati-kış saati uygulaması devam etmiştir. Bugün aynı Enerji Bakanlığı neden 2012’dekinin tam tersi bir karar almıştır”.

******

Açıkcası ben de merak ediyorum. Kış saati uygulamasının kaldırılması KKTC’ye ne gibi bir yararı olmuştur. Bugüne kadar hep zararları tartışıldı. Hükümetten bir Allah’ın kulu da çıkıp “bize şu yararı olacak” demedi.

Peki niye kış saati uygulamasını kaldırdık? Bilmiyoruz. Sadece bildiğimiz başbakanımızın yaptığı o bilimsel ve ilimsel açıklama var: “Niye başpapazın saatine uyalım”. Bunun dışında başka bir şey yok. Demek ki sayın başbakan 50 yıldır farkında değilmiş kullandığımız kış saati uygulamasının neyin saati olduğunu…

Umarım hükümet ile sendikalar arasındaki bu “itibar” sorunu çözülür de eğitimde bundan kaynaklı yaşanan sorunlar da ortadan kalkar.