Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi’nden açıklama…

Geçtiğimiz günlerde “DİPTEKİLER” bölümüne koyduğum “Diaspora 5 vekil istiyor” yazıma, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi’nden açıklama geldi. Başkan Çetin Ramadan imzalı yazı oldukça uzun olduğu için, Sayın Ramadan’ın bu yazısından önemli bazı bölümleri sizlerle paylaşıp, kendi görüşlerimi de aktarmak istiyorum…

Konsey başkanı Çetin Ramadan, “Londra’da yaşayan bizler uzun bir süredir belli bir kesim tarafından, dışlayıcı ve aşağılayıcı bir şekilde, ‘Londralılar’, ‘Neytive’, ‘Londires’ gibi değişik sıfatlar ile anıldık, ancak sizin bizleri layık gördüğünüz şu ‘DİPDEKİLER’ kategorisi bizleri derinden üzmüştür. Bu DİBE layık görülme, vatanımızı çok sevdiğimizden ötürü bunca yıldır ikinci sınıf vatandaş muamelesi görürken ve aşağılanırken bile baş kaldırıp isyan etmememizden kaynaklanmış da olabilir, ne dersiniz?” diyor.
Hemen söyleyeyim kimseyi veya hiçbir kurumu aşağılama, hor görme gibi bir düşüncem asla olamaz. Ancak, “Konseyin önerisine göre, İngiltere, Türkiye, Avustralya ve civar bölgelerde oturan KKTC vatandaşları, yine bu bölgelerde yaşayan ve ister Kıbrıs’taki siyasal partilerden ve isterlerse bağımsız olarak aday olacak olanlar arasından 2 + 2+1 (5) milletvekilini seçerek KKTC Cumhuriyet Meclisi’ne göndereceklerdir” gibi tamamen zorlama bir vekillik talebinin ne hukuk, ne de seçme ve seçilme hakkıyla bağdaştığını söyleyemezsiniz.
KKTC’den talep ettiğiniz 5 vekillik için öne sürdüğünüz gerekçenizi ise “KKTC’nin de dış ülkelerdeki vatandaşlarının seçme ve seçilme haklarını içeren düzenlemelerin yapılması kaçınılmazdır. Yurt dışında yaşayanlara verilecek bu hak, bizlere olduğu kadar hatta daha çok KKTC’de yaşayan vatandaşların da yararına olacaktır. KKTC’de yerleşmiş nepotizm belki de bu milletvekillerinin katkısı ve öncülüğü ile sonlandırılacaktır. Yurt dışında yaşayanlar ile KKTC’de yaşayanların bağlarının daha da güçlenmesini sağlayacak ve yurt dışında yaşayanların deneyim ve birikimlerinin KKTC’ye aktarılmasını daha da artırarak hem ekonominin gelişmesine, hem de yaşamın daha güzel olmasına katkı koyacaktır” diye açıklıyor ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 21. maddesinin 1. fıkrası gereği; “Her vatandaş, doğrudan veya serbestçe seçilmiş temsilciler aracılığı ile ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir” sözünü hatırlatıyorsunuz.
Öncelikle her vatandaşın seçme ve seçilme hakkı olduğu konusunda sizinle hemfikiriz. Ancak Anayasamız seçilme konusunda ne diyor ona bir bakalım;
Anayasamızın 68’incici maddesinin 2. paragrafı şöyledir:
“(2) Yirmi beş yaşını bitirmiş olan her yurttaş seçilme hakkına sahiptir. Seçilebilmek için en az üç yıldan beri daimi ikametgahı Kuzey Kıbrıs’ta olmak ve yurt ödevini yerine getirmiş bulunmak koşuldur.”
Yani milletvekili seçilebilmek için 25 yaşını bitirmiş olması ve en az 3 yıl KKTC’de ikamet etmesi gerekiyor. İkinci husus ise talep ettiğiniz 5 vekillik için nasıl bir kıstas koyduğunuzdur.
Ve uzun mektubunuzda KKTC için gerek ekonomik, gerekse siyasi olarak, bugüne kadar yaptıklarınızı sıralıyorsunuz. Bunlara da hiçbir itirazım yok. Sizinle anlaşamadığımız ve hala ayni görüşte olduğum konu, yurt dışında yaşayan soydaşlarımızı temsil edeceğini iddia ettiğiniz 5 milletvekilliği kontenjanının size şartsı verilmesi konusudur. Yukarıda da belirttiğim gibi KKTC’de milletvekili seçilme şartları Anayasamızda açık bir şekilde belirtilmiştir. Anladığım kadarıyla sizin talebiniz, Anayasa’da yazılan, “3 yıl kesintisiz KKTC’de ikamet etme” şartının “es geçilmesi”dir. Eğer yanlış anlamadıysam, yurtdışında yaşayan vatandaşların oy kullanma haklarını kullanırken, aynı zamanda kendi bölgelerinden milletvekili seçerek, KKTC Meclisi’ne gönderebilecekleri bir seçim sisteminden bahsediyorsunuz ki, bugünkü yasalarımız buna imkan vermiyor.
Sizlerin, yurt dışında yaşayan soydaşlarımız olarak seçimlere katılma isteklerinize bir itirazım yok. Nasıl ki Türkiye’de yapılan son seçimlerde yurt dışında yaşayan seçmenler oylarını kullanabilmişlerse, İngiltere veya diğer ülkelerde yaşayan KKTC vatandaşlarının da oylarını kullanabilmeleri için imkan yaratılabilir ve bu yapılmalıdır da… Bugüne kadar yapılmaması, kendi ayıbımızdır.
Sonuç olarak sayıları yüz binlerle ifade edilen ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın da, seçme ve seçilme haklarını kullanmaları esas olmalıdır. Ancak, “5 vekillik talebiniz” bana biraz antidemokratik geldi. Anayasa’nın emrettiği ve eşit şartlarda seçilme talebinize saygı duyarım. Bunun dışındaki taleplerinizi ise sadece, “ayrıcalık” olarak değerlendirebilirim… Buradaki kural, tüm dünyada geçerli olan bir kuraldır.

YERİN KULAĞI VAR
BAŞARILIYSAYDI NİYE İSTİFA ETTİNİZ:
DP Milletvekili Mustafa Arabacıoğlu, CTP-DP Hükümetinin devam etmesi gerektiğini kaydederek, CTP’nin “alternatifim var” demesini şark kurnazlığı olarak değerlendirmiş. İyi de 18 aydır elle tutulur bir icraata imza atmayan hükümetin devam etmesini istemek nedir? Demek ki Arabacıoğlu koalisyonu başarılı buluyor. Halbuki başarısız oldukları herkes tarafından kabul edilen bir hükümetin devam etmesini istemek için hangi başarıyı kriter olarak gösterebilirsiniz ki Sayın Arabacıoğlu. Siz bile bu kabinenin iş yapmamasından bıkıp istifa etmediniz mi?..

ÖDEŞMİŞ Mİ OLDUK:
UBP Milletvekili Ergün Serdaroğlu, “Birçok hakkımız yendi, Rumlar haklarımızın üzerine kondu ve bütün menfaatlerini kullandı. Umarım haklarımızı geri alırız” demiş. Biz de onların tüm mallarının üzerine konduk 74 sonrası, hem de bazılarımız hiç hak etmeden. Bu durumda ödeşmiş olmuyor muyuz Sayın Serdaroğlu…

TAM 44 YIL, DİLE KOLAY:
Özdemir Tokel araştırmış, vekillerimizin kaç dönem vekil seçildiklerini. Ve Derviş Eroğlu ile ilgili bölümü ilginç geldi. Belki siz de merak edersiniz diye paylaşmak istedim. “KKTC genelinde bu rekor bilindiği üzere, 9 dönem üst üste Meclis’te olan Dr. Derviş Eroğlu’na ait. 1976 yılında Meclis’e giren Eroğlu 9 dönem ve 39 yıl kesintisiz milletvekilliği yapan tek siyaset adamı konumunda. Eroğlu 2010 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanarak toplamda 44 yıl aktif siyasette kalarak bu alanda önemli bir rekora daha imza atmıştı. En uzun süre Başbakanlık (yaklaşık 18 yıl) en uzun süre parti genel başkanlığı (yaklaşık 23 yıl) yapma rekorları da halen Dr. Derviş Eroğlu’nda bulunuyor…”

SORUN KADROLU DEĞİL, GEÇİCİLER:
KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan, Mayıs 2015 verilerine göre, Kuzey Kıbrıs’taki kadrolu memur sayısının 5 bin 71, Güney Kıbrıs’taki sürekli memur sayının ise 12 bin 116 olduğunu kaydetti. Nüfuslarımıza bakıldığında bir denge olduğunu söyleyebiliriz ama bizdeki sıkıntı, kadrolu memur sayısı değil, her seçim dönemi devlete doldurulan ve sayısı binlerle ifade edilen geçici memurlardır… Buna göre de maalesef 13 bin fazla memurumuz var…

TELEKOMÜNİKASYON İLGİSİ:
Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy’un Girne ve Mağusa Telekomünikasyon Dairelerine art arda gerçekleştirdiği ziyaretler dikkat çekiyor. Çalışanlara güvenceler veriyor olsa da, birtakım hazırlıkların olduğu kesin. Bir kaç gün sonra görevi bırakacak bir hükümetin Bakanı olan birinin, aklındaki bir projeye bu kadar asılıyor olması ilginç…

BİTTİK:
Bir yandan Yunanistan’ın iflası, bir yandan Türkiye’den yükselen savaş tamtamları dövizi bir o kadar daha fırlattı. Vatandaş önünü görmeyecek durumda. Maddi sorunlar intiharları getirmeye başladı. Yarın öbürgün bizde de benzer iflaslar yaşanmaya başlarsa, şaşmayın. Yeni hükümetin ilk görevi bu derde bir çare aramak olmalı. Umarım ellerinde bir reçete vardır…

 

ZİRVEDEKİLER
Günay Çerkez: “Bizim ülkemizde iki çeşit siyasi parti var. İktidar partisi, muhalefet partisi… İsmi cinsi ne olursa olsun. Muhalefetteki iktidara geleceği zaman hep duyuyoruz rozete bakmayacağız vb. sözleri ama muhalefetteki parti iktidara gelince daha da rozetin ilerisine gidiyor.”

DİPTEKİLER
Başbakan’ın Söylemedikleri: Başbakan veda ederken, en çok da bütçe dengesi ile övündü. “6 ay boyunca maaşları kendi kaynaklarımızdan ödedik” dedi. Güzel de, bu arada piyasaya getirdikleri daralmadan söz etmedi. Halk ne kadar fakirleşti, onu söylemedi. Bol bol yasa çıkarttıklarını anlattı, ama birçoğunun hala tartışmalı olduğunu görmezden geldi. Göreve gelirlerken, hayatımıza küçük dokunuşlar yapmalarını dilemiştim, aklımda kalan tek şey, milletvekili transferinin engellenmesi oldu. Olumsuz olanları sıralasam, sayfalar dolardı…