6 Şubat’ın eğitime etkileri - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Cuma, Şubat 23, 2024
EğitimKıbrısKöşe YazarlarıManşet

6 Şubat’ın eğitime etkileri

Barış Uzunahmet

Türkiye’de geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta yaşanan deprem, Kıbrıslı Türkler için tarihlerinin en acılı günlerinden biridir. Kıbrıslı Türkler bu depremde 35’i Adıyaman’da olmak üzere yanılmıyorsam 49 vatandaşını kaybetmiştir.

Adıyaman’da kaybettiğimiz çocuklarımız ve öğretmenlerimiz Mağusa bölgesinin 1974’te savaşta kaybettiklerinden daha fazla olması, durumu çok net açıklıyor. Yani durum savaştan beter…


Kıbrıslı Türkler Annan Planı sonrasında ilk kez bir konuda yeniden tek yürek olmuşlar. Tüm ülke üzüntü yaşadı yaşamasına da Mağusa bir başka ağlıyor çocuklarının arkasından… 6 Şubat’tan sonra hiçbir şey eskisi gibi değil artık Mağusa’da…

6 Şubat’tan sonra ülkedeki okul binalarının aslında çok da sağlam olmadığını hatırladık. Bugün okullarımızda 100’ün üzerinde konteyner ve prefabrik sınıflar mevcut… Bu durum elbette ki eğitimi ciddi şekilde etkiliyor. Belki de ülkedeki tüm okulların depreme dayanıklılığı ölçülmeli ve sonuçları kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Aksi taktirde toplum olarak hep endişe içinde yaşamaya devam edeceğiz.

Bu depremin eğitime etkilerini düşündüğümüzden de çok fazladır. Düşünün ki Şubat tatilinde arkadaşlarınızı kaybediyorsunuz ve öğretim yılının ikinci döneminde yanınızda oturan arkadaşınız artık yok. Sınıfınızdaki bazı arkadaşlarınız ve öğretmenleriniz yok. Böyle bir ortamda diğer öğrencilerin sağlıklı ders yapması gerçekten çok zor… Hele bu konuda devletiniz de size bir yardım eli uzatmadıysa işiniz daha da zor… Bu travmayı atlatmak yıllar sürebilir.

Mağusa’da arkadaşlarını kaybeden birçok öğrencinin de ruhsal olarak bu durumdan etkilendiğini biliyoruz. 6 Şubat depreminde sağ olarak kurtulan birçok sporcu öğrencimiz var. Bunların da yaşamları geçen bu bir yılda çok da kolay olmadı. Belki de çok uzun yıllar bu depremin etkilerini birçok gencimiz yaşamaya devam edecek.

Türkiye Psikiyatri Derneği’nin verilerine göre kayıplar yaşayan insanların duygusal ve davranışsal tepkileri arasında şunlar olurmuş: Ölümü inkar etme, üzüntü, ağlama, özlem, öfke, sıkıntı, güvensizlik, tedirginlik, aklını yitireceği-delireceği korkusu, hayata karşı ilgi ve istek kaybı, hiçbir şeyden zevk alamama, hiçbir duygu hissedememe, geleceğe dair umutsuzluk ve karamsarlık, yalnızlık, çaresizlik, Amaçsız bir aşırı hareketlilik, kendini tamamen başkalarına yardıma adayarak kaybın acısından kaçınma, insanlardan uzaklaşma ve görüşmek istememe, ölen kişinin eşyalarına, bulunduğu yerlere aşırı yönelme veya bunlardan uzak durmaya çalışma, mezara sık gitme veya gidememe, alkol veya ilaç kullanma…

Kaybettiğimiz gençlerimizin aileleri yanında, arkadaşlarının da yukarıda saydığımız duygusal ve davranışsal tepkileri veriyor olduklarını düşünüyorum. Elbette ki bu gençler tüm bu zorluklar içerisinde eğitimlerine de devam etmek durumundalar… Omuzlarındaki yük çok fazla… Onlara yardım etmekten başka şansımız yok.

Devletin ve tüm ilgili kurumların eli bu gençlerin elini tutması gerekiyordu, tutmadıysalar, bundan sonra tutması gerekiyor.

Eğitimi yönetenler bilmelidir ki 6 Şubat’tan sonra her şey normalmiş gibi yapmak sorunları çözmüyor. Bu geçen bir yıl hiç de kolay olmamıştır. Hiç kimse için kolay olmadı. Öğrencisi de öğretmeni de, ailesi de herkes bu sürecin olumsuz etkilerinden nasibini aldı.

Dolayısı ile geçirdiğimiz bu kötü bir yıldan ders çıkararak, eksiklikleri gidermenin yolu bulunmalıdır. En azından bundan sonraki süreci daha az zararla atlatmak için…

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar