Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

4’lü Koalisyona Karşı Kumpas Mıydı..?

Serdar Denktaş’ın iki gündür tekrar ettiği “baskı altındayım” sözleri hafife alınamayacak kadar ciddi.

Tamam, birileri UBP-DP-YDP hükümeti kurulsun isteyebilir. Bunların kim olduğunu tahmin ediyoruz. Ama baskı uygulamak?

Babasının adını kullanarak, hatta Serdar Denktaş’ın ima ettiği gibi, Pazartesi günkü eylem üzerinden baskı kurmaya çalışmak…

Burada Denktaş’ın söylediği çok açıktır. O eylemleri birileri 4’lü hükümet kurulmasın diye kullanmaktadır.

Yani çok da uçuk bir iddia değil. Aksine kanıtları var. UBP örgütleri sosyal medya aracılığı ile, Pazartesi günü saat 9.00’da Kuğulu Park’ta toplanmaya çağırıldı. Sonra baktık ki, UBP’nin ne pankartı var, ne kendi… Aniden sindiler.

Daha da kötüsü, 4’lü koalisyonun demokratik bir formül, bir oluşum değilmiş gibi gösterilmeye, ötekileştirilmeye çalışılması.

Tehlikeli işler bunlar…

Kardeşim, sen nasıl sandıktan çıktıysan, bunlar da çıktı. Bu halk bu insanlara yüzde 60 oranında oy verdi.

Sonra iktidar olmanın tek nedeni milliyetçi duyguları korumak falan mıdır?

Ya usulsüzlükler, ya yolsuzluklar, hesabı verilemeyen paralar ve yapılmayan icraatlar…

Hangi milliyetçilik bu başarısızlığa kılıf olabilir ki?

Ya da olmalı mıdır?

Milliyetçiliği, birileri iktidar koltuklarını korusun diye kullanmak. Hem de ortamı gerginleştirerek…

İşte en çirkini bu…

 

YA DEMOKRASİ, YA HERKES İÇİN GERGİNLİK…

Herkes yazdı söyledi, ama biz de buradan görüşümüzü ifade edelim.

Bugün yapılacak “barış ve demokrasi” yürüyüşü, öncekilerden daha hassas bir yürüyüş olacak.

Benim ve benim gibi pek çok arkadaşımın olaya sempatiyle bakmasını sağlayan tek şey, yürüyüşün amacının fikir özgürlüğüne, demokrasiye ve tabii bu ülkenin yasalarına saygıyı vurgulamak olması.

Çoğunluk katılırsa, bunun için katılacak.

Meclis’in damına çıkanı, binaları talan edeni, toplumun huzurunu bozanı telin ederken, aynı duruma düşülmesin.

Dahası, zaten varolan ayrılıkçı görüşlere malzeme vermenin, yangına körükle gitmenin de alemi yok.

Ortak paydamız demokrasidir, ona sahip çıktığımızı göstereceğiz…

Demokrasi, herkes için…

Önceki akşam gösterilerinde şahit olduk. Küçük grupların ya da şahısların provokasyon denemeleri vardı. O nedenle, her grup, her örgüt yürüyüşün sorumluluğunu taşıyarak hareket etmeli, marjinal çıkışlara, gereksiz gerginliklere izin vermemelidir.

Sağduyu çağrısı yaparken, gerginlik yaratılmaz. Eğer yaratan olursa, bu ortamın devamını istiyor demektir.

O yürüyüş kimsenin özeli değil, toplumsal bir tepki hareketi.

Bunun bilincinde olmak şart…

 

YERİN KULAĞI VAR

SAĞDUYU GALİP GELSİN:

Örgütler ve vatandaşlar, “Barış ve Demokrasi Yürüyüşü” için bugün sokakta olacak. Kıbrıs Türkünün,  kamplaşmaya, bölünmeye değil, birleşmeye ve hoşgörüye en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemden geçiyoruz. Temennim bugünkü yürüyüşün amacının dışına çıkmaması. Üç-beş kendini bilmez provakatörün yapacağı bir yanlışın sonuçlarını iyi hesaplamak lazım. Ben inanıyorum ki bugün, sokaklar bu ülkede hoşgörü kültürüne yaraşır bir şekilde dolacaktır…

KARAR AŞAMASINDAYIZ:

Hala daha onu, bunu hedef gösterenler var. Gerginlikten fayda umanlar, kaosa uğraşanlar. Küçük menfaatleri için toplumun bölünmesinden zerrece rahatsız olmayacak olanlar… Nedir yahu daha istediğiniz? Ya farklılıklarımızla birlikte yaşamaya, ya da ayrışmaya karar vereceğiz… Herkes bilmelidir ki, ikinci seçeneğin kimseye bir faydası olmayacak. Demokrasinin olmadığı bir yerde, bu provokatörler kendi seslerinin de kısılacağını bilecekler….

TOPLUMSAL UZLAŞI:

Altı parti başkanı yaptıkları ortak açıklamada toplumun tüm kesimlerini sağduyuya davet etmişler. Bu güzel birşey, toplumsal uzlaşı ve toplumsal barış için atılmış önemli bir adım ama, Pazaretsi günü yaşanalara çanak tutanlar, hala daha olayları haklı gören partiler varken yapılan bu açıklama ne kadar inandırıcı olabilir ki…

YETER Kİ İKTİDAR OLAYIM:

özgürgünSiz bakmayın UBP Başkanı Özgürgün’ün,  “UBP’nin her ne olursa olsun hükümet kurma peşinde değildir” söylemine.  Hükümet dışında kalması halinde, “banka hesaplarıyla” ilgili soruşturmanın derhal başlatılacağını iyi biliyor. Bunu önlemenin tek yolu, ikitdara gelmek. O nedenle gerek DP’ye, gerekse YDP’ye inanılmaz tekliflerle gidecek. Zaten daha şimdiden bunlar kamuoyunda tartışılıyor. Yarın Denktaş’a başbakanlık teklifi götürürse hiç şaşırmayacağım…

İSTEDİĞİNİZ BU MUYDU:

Rum Hükümet Sözcüsü "Viktoras Papadopulos"Rum Hükümet Sözcüsü Vekil Viktoras Papadopulos, Pazartesi günü yaşanan olaylarla ilgili olarak, “Yaşananlar garantörleri neden istemediğimizin ispatıdır” değerlendirmesinde bulundu ve konunun AB Konseyine taşınması için girişim başlattıklarını açıkladı. Bu muydu istenen, birkaç kendini bilmezin provokasyonunun ya da vandallığının faturası sadece bize değil, belki de Türkiye’ye de kesilecek…

ARADA KAYNIYOR:

Aylardır seçimdi, seçim sonuçlarıydı, yok hükümet kurma çalışmalarıydı derken HP’de yaşanan istifalar pek gündem olmadı. Seçimler öncesi neyse de, seçim sonrası yaşanan bazı önemli istifalar seçim ve hükümet kurma gündemleri yüzünden arada kaynadı gitti. Sanırım işler rayına oturunca HP’de yaşanan bu istifalarla ilgili parti doyurucu bir açıklama yapar…

 

 

ZİRVEDEKİLER

Mehmet Ali Talat: Afrika gazetesine yapılan saldırıyı, Rum Yönetimi’nin BM ve AB’ye şikayet etmesini yorumlayan Talat, sosyal medya hesabından şöyle sesleniyor: “Saldırıların organizatörleri… Eserinizle övünebilirsiniz! Saldırdıklarınızı koruyacaklara bakın. Ve bunun sorumluluğunu yüklenin!”…

 

DİPTEKİLER

Sahipsiz Memleket:  Haber şu; “Kimliği belirsiz kişi veya kişiler Çamlıköy regülatörünün kapaklarını açarak tonlarca suyun denize akmasına sebep oldular”. Böyle bir şey olabilir mi? Sonra ekipler, kapakları kapatmak için 2 gün uğraşıyor. Tamamen teknik bir iş bu. Yetkililerden izin almadan kim yapabilir ki? Ülkenin enerji kaynakları, göletleri, barajları, elektrik santralleri stratejik korunma alanları değil midir? Güvenlikleri sağlanmaz mı? Bu kadar mı sahipsiz bu memleket..?

Foto Gündem

kaza
Lefkoşa-Girne Anayolunda dün meydana gelen kazada, Girne istikametine doğru seyreden 20 yaşındaki Hasan Çelik yönetimindeki aracın direksiyon hâkimiyetini kaybedince çam ağacına çarptı. Sürücü ve yolcular araçta sıkıştı