42 MİLYON EK KAYNAK GEREK: Denktaş, Nisan maaşlarının ödenmesi için bütçede 42 milyon TL’lik bir ek kaynak gerektiğini ifade ederek bunun Türkiye desteksiz ödenmesi için çalışmalara başladığını ifade etti. Denktaş, “26 Nisan’da biz göreve başlıyoruz, 2 günde protokolü imzalamak mümkün değil” dedi
Bertuğ TOPAL
Demokrat Parti Ulusal Güçler Genel Başkanı Serdar Denktaş, kabinenin UBP ile varılan uzlaşı sonucunda Cumhurbaşkanı Akıncı’ya Pazar günü sunulacağını belirtti. Denktaş, Meclis işleyişi nedeniyle kabinenin sunulmasının Pazar günü olmasını talep ettiklerini ve bunun UBP’den olumlu cevap aldığını ifade etti. Denktaş, Nisan ayı maaşlarının ödenmesinde de sıkıntı yaşanabileceğine vurgu yaparak, ekonomik protokolün bu aya yetişmeyeceğini bu yüzden 42 milyon TL’lik ek bir kaynak bulmaları gerektiğini belirtti.
Denktaş, DPUG’den ayrılan bağımsız milletvekilleri ile ilgili de ilginç bir yorumda bulundu. Denktaş, bağımsız milletvekillerini UBP’li olarak gördüklerini ifade ederek “Bizim hiçbir şekilde bir irtibatımız olmadı, biz onları UBP’li olarak görüyoruz” diye konuştu. Demokrat Parti Ulusal Güçler Genel Başkanı Serdar Denktaş, dün Havadis Gazetesi’ni ziyaret ederek yeni hükümeti ve önlerindeki sorunları anlattı.
Hükümet pazara
Denktaş, UBP ile önceki gün bir karar alıp kabineyi Pazar günü sunma konusunda uzlaştıklarını ifade etti. Denktaş, Cumhurbaşkanı’na kabine sunulduktan bir gün sonra Meclis’te okunacağını bunun da Pazar gününe gelmemesi için böyle bir şey yaptıklarını belirtti. Denktaş, “Görev değişimi yapılır. Pazar günü devir teslim yapılamayacağı ve Meclis’in toplanmasının zorluğu nedeniyle Pazar günü eğer cumhurbaşkanına da uygunsa sunulacak, Pazartesi günü de Meclis’te okunacak ve görev devir teslimler yapılacak. Okunuştan bir hafta sonra hükümet programı okunacak. Bundan 48 saat sonra tartışması yapılır. Tartışmadan 24 saat sonra ise güven oylaması yapılır” dedi.

“Hedef sorunların üstesinden gelmek”
Denktaş, hükümetin hedefinin 2 yıllık süreyi tamamlamak olduğunu kaydederek çalışabildiği oranda uyumlu, olumlu bir süreç amaçladıklarını belirten Denktaş, “Daha iyi bir yönetim olacağıdır benim düşündüğüm. Süre biçmek veya hep olumsuz tarafından bakmak yerine bunun güzel gideceği yönünden bakmaya çalışıyoruz. Kimse de buna önyargı ile bakmasın. ‘Gidecekler gözü kapalı imzalayacaklar’ gibi bir önyargı ile bakmak haksızlık olur. Yaklaşımlar açısından benzeşen iki partiden bahsediyoruz. Gerek ekonomik gerekse dış politika açısından benzeşiyoruz. Dolayısıyla samimiyet devam ettiği müddetçe uyum içerisinde yürüyebilir. 3 tane bağımsız sorun olarak görünse de hatta bizim kendi içimizde de var bu kesim yine de KKTC’ye inanan kesim olarak ortak noktada birleşiyoruz. Herkes buna inanıyorsa bu uyumu bozmadan iyi çalışmaya özen göstereceğiz” ifadelerini kullandı.
[quote font=”helvetica” font_size=”16″ align=”left” bgcolor=”#cfebff” color=”#0065ad” bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]MUHATABIM YARDIM HEYETİ DEĞİL: Denktaş, Türkiye ile geçmiş dönemde zedelenen ilişkilerinin sorulması üzerine, “Benim muhatabım Türkiye Başbakan Yardımcısı ya da Türkiye’nin buradaki temsilcisi olan Büyükelçi’dir. Bunun ötesi benim değil müdürlerimin muhatabıdır” diyerek Yardım Heyeti’ne gönderme yaptı[/quote]
“Türkiye ile ilişkiler düzeltilecek”
Hükümetin ilk görevinin bir takım bürokratik zorunlulukları ortadan kaldırmak olduğunu ifade eden Denktaş, ek yatırım gerekmeyen ama hayatı kolaylaştırıcı önlemleri uygulamaya koyacaklarını söyledi. Denktaş kendisi açısından önceliğinin ise ülkenin Türkiye ile olan ilişkisini restore etmek olduğunun belirtti. Denktaş, Türkiye ile ilişkilerin giderek soğuyan ve kırgınlaşan bir ilişki biçimine dönüştüğünü kaydederek bu sorunların çözümü için kendilerinin de Türkiye’nin de üzerine düşen yükümlülükler olduğunu ifade etti.
Kıbrıs sorunu
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile hükümetin Kıbrıs sorunu nedeniyle ters düşebileceği sorulması üzerine ise Denktaş şöyle konuştu: “Akıncı ile hükümet yönünde bir sıkıntı yaşamaz. Akıncı’nın masada iyi niyetle haklarımızı savunduğuna inanırım. Gördüğümüz aksaklıkları zaten açık yüreklilikle ifade ediyoruz. Rum tarafı eğer Akıncı kadar iyi niyetli ise aslında onların da endişe etmesine gerek yoktur ama art niyetleri varsa endişe etsinler. Çünkü ne bu hükümet ne bu halk onların art niyetli yaklaşımına cevap verecek değildir. Bu neden ‘bunlar geldi da berhava edecekler masayı’ yaklaşımına katılmam. Rum tarafı rahatsızsa kendi düşüncelerinden kaynaklanır bu endişe. Rahat olun diyecek bu durumum yok, rahatsız olsunlar.”
26 sayısı sıkıntılı ama…
Denktaş, Meclis’te 26 sayısının zorluğunu da hükümete girerken göz önünde bulundurduklarını ifade ederek önlerinde iki tane alternatifin oluştuğunu söyledi. Denktaş, “Biri 28 biri 27. Biri üç bacaklı diğeri beş bacaklı. Bir tarafta fikirsel anlamda iki benzeşir parti ile benzeşmeyen parti, diğer tarafta aslında ayni düşüncenin etrafında şekillenen bir siyaset destekleyen 3 grup. Evet çok erken de bozula bilir ama çok erken bozulacak diye başlamaktansa süresine kadar devam ettirecek inancıyla oluşturulan bir hükümet var. Olumlu çalıştığı müddetçe de devam edecek” dedi.
“Program süslü olmayacak”
Demokrat Parti Ulusal Güçler Genel Başkanı Serdar Denktaş, hükümet programı üzerinden detaylıca çalışılmadığını ifade etti. 2 yıllık ve çok sofistike, güzel kelimelerle süslenmiş bir program yerine sorunların çözülebilecek olanlarını ortaya koyan ve onların üzerine yürüyen bir program hazırlayacaklarını kaydeden Denktaş, hükümet programının kısa bir program olacağını söyledi.
“Su konusunda anlaşmada ufak değişiklikler olabilir”
“Su konusu da protokol konusunda benim bakanlığımda olacak. Su konusunda sözleşme bugün Meclis’te onaylanacak. Benim bir müddet önce hükümete sunmak üzere başlattığım tartışma dönemi vardı. Taslak öneriler hazırlamıştık. Buna son şeklini getirip öneri olarak sunmak üzereyken hükümet bozuldu. İlginçtir muhalefetteyken oluşturduğumuz öneriler benim elimde uygulamaya koymam gerekenler olarak duruyor. İlk protokolden gördüğümüz bir takım olumsuzlukları şartname içerisinde nasıl giderilebileceğine yönelik bir yaklaşım koymuştuk ortaya. Bir de belediyeler ikna etmek gerek. Nedir belediyelerin çekincesi bunu iyice anlayıp onların da sistemin içerisine girmesini sağlayacağız. Belediyelerin tümü sistemin içerisinde olursa alış garantisi verme ihtiyacı kalkar ortadan.”
“42 milyon ek kaynağa ihtiyaç var”
Denktaş, maaş endişesi nedeniyle Türkiye ile yapılacak Ekonomik Protokolü imzalamanın yanlış olacağını dile getirerek önlerinde daha fazla zamanın olmasını ümit ettiklerini söyledi. 26 Nisan’da hükümetin güvenoyu alacağını ifade eden Denktaş, 2 günlük sürede bu protokolü imzalayıp da maaşlar için gerekli kaynağın alınmasının mümkün olmadığını söyledi. Mayıs ayında maaşları günüde ödemek için 42 milyon TL’lik ek kaynak bulmaları gerektiğini ifade ederek “Toparlayabilir miyiz diye bakıyorum. Çünkü protokolü biraz konuşmamız gerekecek” dedi.
Benim muhatabım ya Büyükelçi ya da Türkiye Başbakan Yardımcısı
Ekonomik Protokol görüşmelerinin Türkiye ile direk ele alınması gereken unsurlar olduğunu söyleyerek, kendisinin muhatabının Başbakan Yardımcısı olduğunu belirtti. Denktaş, Türkiye’nin buradaki temsilcisi Büyükelçi’dir. Bunun ötesi benim değil müdürlerimin muhatabıdır” dedi.
Maliye Bakanlığı’nın ise hiç yapmadığı bir bakanlık olduğunu ifade ederek “Hiç yapmadığım bir bakanlıktır Maliye Bakanlığı ama iyi bir ekiple ve oradaki kurumsal hafızayı da tutarak bir yere varacağız” ifadelerini kullandı.
“Bağımsızlar bizim muhatabımız değil”
DPUG’den ayrılan bağımsız milletvekilleri konusunda da açıklamalarda bulunan Denktaş şöyle konuştu: “Bizim muhatabımız bağımsızlar değil, UBP’dir. UBP’yi biz 18 milletvekili değil 21 milletvekili olarak görüyoruz. Böyle kabul ettik. Bağımsızları da onlardan olarak kabul ettik. Bu konuyu muhatabımıza ilettik. Bu sorumluluk sizindir diye konuştuk. Bizim karşılıklı konuşsak bile bir güven ortamı yaratabilmemiz söz konusu değil ama UBP bunu kendileri halletsin. Biz onlara UBP’li olarak bakıyoruz.”
“Ben yeniden adayım”
“DPUG’nin kurultayında bir sorun yok. Mayıs sonu Haziran başı kurultay yapılacak. Muhalefetteyken söylenen ‘battık bittik öldük’ havasını ortadan kaldıracak, DP’nin bütün gücüyle burada olduğunu gösterecek bir kurultay süreci olarak. Şimdi daha da farklılaştı olay. İktidarda bulunma her partiye pozitif bir enerji katıyor. Bir kutlama şöleni gibi olacak. Tek aday mı olur bunu bilemem. Şu anda adayım ben. Çıkmak isteyen olursa çıkar.”
[quote font=”helvetica” font_size=”16″ align=”left” bgcolor=”#cfebff” color=”#0065ad” bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]“BAKANLAR DIŞARIDAN DA OLABİLİR”: Denktaş, milletvekili sayılarına bakıldığında komitelere yeterli sayıda milletvekili kalmaması veya CTP’nin, yapacakları ‘koalisyon kuran partilerin ağırlığı bozmaksızın müştereken komite üyelikleri kullanabilme’ önerisini kabul etmemesi durumunda bakanlıklara dışarıdan atama yapabileceklerini söyledi[/quote]
“Bakanlar dışarıdan da olabilir”
DPUG Genel Başkanı Serdar Denktaş, milletvekili sayılarına bakıldığında komitelere yeterli sayıda milletvekili kalmaması veya CTP’ye yapacakları ‘koalisyon kuran partilerin ağırlığı bozmaksızın müştereken komite üyelikleri kullanabilme’ önerisi kabul etmemesi durumunda bakanlıklara dışardan atama yapabileceklerini söyledi. Denktaş, “Sayı açısından baktığımızda 3 bakanlığımız var. Biz zaten 5 kişiyiz. Biri Meclis Başkan Yardımcısı olduğu için yasal olarak komitelere katılamaz. Arabacıoğlu görev kabul etmeyeceğini söyledi. 3 bakanlığa 3 milletvekili kalıyor. İlk olarak benim de dışarda kalıp Arabacıoğlu ile biz komiteleri paylaşırız diye düşündük. Ancak basında çok yer alan, “Serdar’sız hükümet, Türkiye Serdar’ı istemez” tarzındaki söylemler benden çok partiyi teşvik etti benim kabinede olmam konusunda. Geriye kalan iki bakanlığı komiteler sorun olmazsa diğer iki arkadaşımız alacak. Ama bu sefer 11 komiteye sadece Arabacıoğlu kalır. Bu da fiziken mümkün değil. Eğer mutabakat sağlayabilirsek bütün Meclis içerisinde, koalisyon kuran partiler ağırlığı bozmaksızın müştereken kullanabilirse üyeliklerini o zaman diğer arkadaşlar bakan olacak. Ama olmazsa büyük olasılık dışarıdan atanacak bakanlar. Sadece ben bakanlık yapacağım. Bu bugün belli olur. CTP olur derse bu olacak olmazsa da zorlamayacağız. UBP ile değil de CTP ile de kursak bu sorun yine ortaya çıkacaktı” şeklinde konuştu.
“CTP’nin bakanlık önerileri daha cazipti”
Denktaş, CTP’nin kendilerine önerdiği bakanlık önerisinin UBP’den daha cazip olduğunu ifade etti. Denktaş, “Ben CTP’den bakanlık talep etmedim. Önerilenler var. Normal şartlarda CTP’nin önerilerinin UBP’nin önerilerinden daha cazip olduğunu söyleyebilirim. Normal koşullar olsaydı. Ama UBP-DP içerisindeki kollektif bir karardır” diyerek sözlerini tamamladı.
































