Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

2020’DEN 2021’E GEÇERKEN…

YUNANİSTAN’IN MUZIRLIĞI: Bir yılı daha geride bırakırken  Rum-Yunan cephesinde tıklık değişiklik görülmedi. Aksine özellikle Yunanistan koca bir yıl savaş nedeni sayılacak “muzırlıklarıyla” baş ağrıtmaya devam etti.

2020 yılının sonuna gelindiğinde ise   temaşası bedava  son numarası da 2021 yılına savaş nedeni olarak sarkacak olan  İyon denizindeki siyasi oldu bittisiydi!

Kısaca İtalya’nın Adriyatik denizi ile Yunanistan’ın İyon denizi arasında kalan adalarıyla kıyılarını altı milden 12 mile çıkardığını ilan etti. Yetmedi Ege denizindeki adaları işaret ederek “orada da benzer hakkımızı  kullanacağız” yollarında tehditler savurdu..

Aslında öteden beridir Yunanistan’nın Ege denizinden Kıbrıs’a kadar uzanan bölgede, kapsamına Ege Adalarını da alacak bir stratejiyle Türkiye’yi saran tüm denizleri kendi bayrağıyla kapatmaya çalıştığı da  tarihi vakıadır.

Kuşkusuz “hidrokarbon yatakları ve münhasır ekonomik bölgeler” olaylarıyla artık “sıcak bölge” haline gelen Doğu Akdeniz;  aslında Kıbrıs sorunu odaklı çatışmacı  siyasi gelişimleriyle  2021 yılına “barış ve çözüm” umuduyla değil, savaş çağrışımlarıyla giriyor!

Nitekim bir süre önce Eski Rum müzakerecisi Mavroyanis Rum tarafını uyararak, “eğer çözümü başaramazsak bu adada kendimizi ellerimiz bağlı olarak göreceğiz” uyarısını yaptıydı.

Tabi Crans Montana’daki başarısızlığın nedenlerini Türkiye’ye yıkarak. Nitekim Mvroyanis söz konusu “müzakerelerde altı mddenin 4’ü üzerine anlaşma sağlandığını hatırlatarak Türk tarafının “2 maddeyi reddetmesi sonucunda “müzakerelerin başarısızlığa uğradığına vurgu yaptıydı.

Peki neydi “kabul gören maddeler?”

(Bizim açımızdan da enteresan olduğu için aktarıyorum çünkü onca “teslimiyetçi” tutumumuza karşın Rum tarafı sadece kabul etmediğimiz şu iki madde nedeniyle masayı terk ettiydi. Birisi garantilerin devamı, diğeri doğal olarak  Türk askerinin adadaki varlığı!

Yani Rum tarafı “birleşik Kıbrıs’ı, insan haklarının iadesini, demokratik ve işlevsel bir devlet kurulmasını kabul ediyordu ama “adadaki Türkiye’yi asla!” Hani zaman zaman “bizimkiler” de “ne paranı ne askerini istemeyiz ,çek git” derler ya!)

İşte Crans Montana’daki bozgunun asıl nedeni de Türkiyesiz bir çözüm sağlanamamasıydı!

Buna karşın diyordu ki Mavroyanis  “çözümü sağlayamazsak ellerimiz bağlı kalacaktır!”

Tutun ki Rum tarafı 2021 yılına “elleri bağlı” olmasının  hüznünde giriyor! Ya biz? Ona da bakalım:

***

PANDEMİYLE MÜCADELEMİZ: Uğruna çarşı pazarı, turizmi üretimi heba ettiğimiz pandemiyle mücadele seferberliğimizi tam da dünyada başarı sayılacak bir yönetim dirayetinde sürdürüp götürürken.. Ne olduysa 2021 yılına an kala oldu!

Yani 2020’nin  Mart ayından beridir “sağlıkla götürdük” diyebileceğimiz pandemiyi; nasılsa dağıtıverdik!                        Buna karşın bu konuda hâlâ dünya ülkeleri arasında ve Güneydeki komşumuzdan çok daha iyiyiz..

Ancak bir bocalama geçirdik vaka sayıları hemen artıverdi. Dolayısıyla yeni yıla yine tedbirlerle girdik…                                       Gerçekte asıl süreç takvimlerde değişen yıllar değillerdir. Yaşam sürecimizdir. Ki hem sağlıklı olmasını isteriz hem de kaliteli! (Ama nerde o bolluk!)

Nitekim bugüne kadar şöyle böyle idare edebildiğimiz pandemiyi her halde rastlantı olmalı, tam da  yeni yıl arifesinde dağıttık.. Toparlarız diye düşünüyorum…                                                     ***

HER ZMAN BOZUK OLAN EKONOMİMİZ: 2020 yılından 2021’e “başarılıdır” diyeceğimiz büyük olaylar aktaramadık! Olağanüstü başarılardan söz edemezken, olağan diyeceklerimizi de “giden gelen eski ve yeni koalisyon hükümetleri bağlamında değerlendiremedik çünkü “yok” hükmündeydiler!

Mesela “ben” bir köşeci olarak düşünürken kendime sordum.  “2020’de en çok hangi “konuya değindin?.. Yoksa gelip geçerken rüzgâr gülü gibi dön baba olan  günlük olayların peşinde mi koştun?

Elbette güncel olayları takip edecektim ama artık “yılların gelip geçişi içinde ilgi çekmeyen “Kıbrıs siyasi sorunuyla bu sorunun çözüm olasılıklarına” baktım.

Nasıl bir sonuca vardığımı söyleyeyim. “Bu adada 2021 de de çözüm olmaz!”                                             ***

VE YENİ BİR HÜKÜMET DAHA! Çözüme varılamadığı  için  olmalı, 46 yıl sonra bile derli toplu bir devlet olamadık..                Oysa dünyadaki pek çok ülke  bizimkine benzer sorunlarla bilenerek devlet oldular!           Biz hâlâ elimizin altındaki olanaklara ve TC’nin katkılarına karşın istediğimiz devleti yaratamadık!

Dolayısıyla  geçen yıl yeni alternatifler arayışlarında hep “başkanlık sistemiyle” buna bağlı olarak “rejim değişikliğinden söz ettim!”

Fakat siyasi arenada hâlâ olası bir çözüm umuduyla yarım asrı aşkın süreyi öldürenlerin,  birleşik Kıbrıs hayallerinde yaşattıkları için değiştirilmesi mümkün olmayan Kıbrıs Cumhuriyeti ahkâmlarına bağlı rejim ısrarlarında bu fırsat yine yitip gidiverdi..

Ve bir kez daha yeni bir koalisyon hükümeti oluştu.. Bu kez ömrü talihe kısmete değil, on ay sonrası erken seçime göre biçildi!

Buna karşın önlerinde 46 yılının sorunları ve artı pandemi vardır!

Fakat çok ilginç: Mesela geçen gün “asgari ücretin artırılmasını” isteyenlere ne dedi  Başbakan yardımcısı Erhan Arıklı: “mümkün değil ama pahalılığı düşürmek mümkündür!”

Nasıl? Ya Sn. Bakan boşta bulundu nasılsa ağzından böyle bir cümle çıkıverdi yada denemeye karar verdi.. Ki kendileri de çok iyi biliyorlar, serbest piyasa ekonomisi kendi kurallarıyla çalışır.                                            Fakat: Eğer  sen TC’den dolarla ithalat yaparken piyasada TL ile  satışa sunarsan ne olur, pahalılık!

Oysa KKTC ile TC arasında yıllar ötesinden gelen “kıyı ticareti anlaşması da vardır fakat uygulanmıyor!

Ete yandan Erdoğan  hangi ülkeye elini uzatsa “gelin kendi ulusal paralarımızla alış veriş yapalım” diyor. Uyguladığı ülkeler de olmalı İran Katar  galiba…

Kıbrıs ise yavruvatan! TC açıktan katkıda bulunmasa  mahvolacağız ama Anavatan Yavruvatan derken  iki arada bir derede kaldık! Ve diyoruz ki “pahlılığı düşürebiliriz!”

Neyse bu lafı da 2020’nin hemen son günlerindeki   politikacı ve yönetici esprilerinden biri olarak hatırımızda tutacağız!

Yeni yılınız kutlu olsun. Sağlık ve afiyetlerle…