Köşe Yazarları

2018’in son sözü: SEVGİ

2018'in son sözü ‘SEVGİ’ olsun istedim. Daha güzeli aklıma gelmedi zaten. Ne de olsa şair değil bir Biyoloğum sonuçta. ‘Seni seviyorum! Sana söyleyecek bundan daha sana ve bana ait sözüm yoktur.’ der Nazım dizelerinde. Ne güzel de söylemiş.


HER yerde bir telaş, alışveriş kuyrukları, yeni yıl kutlamaları için projeler, davetler, yurtdışı, yurtiçi gezi planları. Bu dünyada insanın hiç zorlanmadan yapabileceği işlerden biri de yeni bir yıla girmektir bana sorarsanız. Girmesi kolay ama yaşaması bir o kadar zordur bu yılları. Bu yüzdendir ki sevmek, sevebilmek güzel şey.  Çünkü zor olandır SEVMEK, hele da sizi koşulsuz seven biri varsa… Ona tüm güzellikleri bağışlamanın vakti gelmiş demektir. Bu cümleye yansıyan şey, benim hayattaki en temel inancım. Elbette hepimiz zaman zaman kötümserliğin girdabına kapılıyoruz ama bu duygu sonsuza kadar süremez; sürmesi sağlıklı değildir. Yarının bugünden daha güzel olacağına dair ümidini kaybeden insan aslında her şeyini kaybetmiştir. O ümittir bizi yaşatan, her sabah yataktan kaldıran…

İşte yarın gece saat 00.00.01 olduğunda yeni bir yıla daha girmiş olacağız.
Herhangi bir çaba göstermeden, kendiliğinden olup bitecek.
Ama bu kadar da kolay değil!
Işıklar yanacak, sönecek. Paketler açılacak, kâğıtları buruşturulup bir kenara atılacak vs. Bana gelecek olursak bir Kıbrıslı olarak, olmam gereken yerde, sevdiklerimle mangalımın başındayım yarın gece!
Bu hayatta beni en çok sıkan sorulardan biri de ‘Yılbaşında ne yapıyorsun?’
İçimden garip cevaplar vermek geçiyor her seferinde ama yapmıyorum tabii. Bir gün özelse tarihinden dolayı değil, kimle geçiriyorsan o sebeple özeldir. O yüzden güyaaa özel gün diye yılbaşılarını beklemek yerine o özel insanı bulun derim.
Bu yazıyı yazarken dışarıda yağmur yağıyor, bu yüzden yazı çok uzun cümleler içerebilir ama gazetemizin editörlerini de düşünmek zorundayım. Bu sebeple onların da yeni yılını en içten dileklerimle kutluyorum.
Bir yerde okumuştum zamanında ve yılın bugünlerinde aklıma nedense hep o söz gelir: “Bu dünyada mutluluğun üç büyük esası, yapacak bir şey, sevecek bir şey, ümit edecek bir şeye sahip olmaktır.” Demek ki ne kadar bastırmaya çalışsam da yeni bir yılın gelişinden heyecan duyuyorum! Mutluluk! Mutlu olmak! Çevrendekileri mutlu etmek! Ülkede olumsuz çok şey yaşanıyor aslında ama yarın yılbaşı, can sıkıcı konulardan söz etmek günün anlam ve önemine uymuyor.
Ümitlerim de var. Daha iyi bir geleceğin bizi beklemekte olduğunu ümit etmeye çalışıyorum. “Sevecek bir şey” konusuna gelince: Şükürler olsun ki bununla ilgili bir derdim de yok! “Bunun kıymetini biliyor musun” diye soracak olursanız galiba biliyorum da. Ama yine de tekrar tekrar söylemeden rahat edemiyorum galiba.
Eski yıldan bir dileğimiz kalmadı; kendi adıma konuşacak olursam GÜLÜYORUM. Ne demiştik ‘Gülüyorsak, bir nedeni var’… Ama yeni yıla, yeni dileklerle, hatta yeni projelerle girmek fena bir fikir değil.
Dedim ya, ümittir yaşatan insanı, her sabah yataktan kaldıran.
Bütün okuyucularıma huzurlu, neşeli, mutlu ve en önemlisi ‘SAĞLIK DOLU’ iyimser bir yıl dilerim.




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı