Köşe Yazarları

2013 biterken eğitim


 

Birkaç gün sonra bir yıl daha geride kalacak. Artık gerçekten sıkıldım. Tüm yıl boyunca bu köşeden “eğitimde ne olmamalıdır” anlamına gelen yazılar yazmaktan usandım. Ne çok isterdim ki “ne olmalıdır”ı yazabilmek… Hiç kısmet olmadı ki!
Yıl biterken 2013’te eğitimde ne olduğu ile ilgili yazarken;
Yine mi öğretmen eksikliğinden bahsetmek zorunda kalacağım?
Yine mi “çocukları yarış atı gibi yarıştırıyoruz” demek zorunda kalacağım?
Yine mi bir yılda özel derslere ve dershanelere toplamda milyonlarca lira harcandığını yazmak zorunda kalacağım?
Yine mi siyasi kararlarla eğitim yönetilmeye çalışıldığını yazacağım?
Yine mi eğitim anlayışımızın dünyadaki çağdaş eğitim paradigmalarından çok geride olduğunu yazmak zorunda kalacağım?
Yine mi eğitimin plansız programsız yönetilemeyeceğini yazacağım?
Yine mi “4+4+4 gelecek, bizi de etkileyecek” demek zorunda kalacağım?
Yine mi “devlet okulları sahipsiz bırakıldı, öğrenciler özel okullara kaçıyor” demek zorunda kalacağım?
Yine mi “kendimize ait, başkasından kopyalanmamış, doğru dürüst bir öğretim programı (müfredat) yazılmalıdır” diye haykıracağım?
Yine mi “kendi kitaplarımızı yazalım” demek zorunda kalacağım?
Yine mi “öğretmenlerin ve öğrencilerin mutsuz olduğu bir eğitim sisteminden hayır gelemeyeceğini” yazmak zorunda kalacağım?
Yine mi “sınav odaklı” eğitimden kurtulmamız gerektiğini yazacağım.
Yine mi okul binalarının yetersizliğini, teknolojik donanım eksikliklerini yazacağım?
Yine mi “okullara tuvalet kağıdı bile alacak bütçe ayrılmadığını” yazmak zorunda kalacağım?
Yine mi üniversitede okuyan öğrencilerin burslarının zamanında yatırılmadığını yazacağım?
Yine mi zorunlu eğitim yılının çağdaş toplumlarda olduğu gibi 12 yıla çıkarılması gerektiğini söylemeliyim?
Yine mi birçok çocuğumuzun 18 yaşına gelmeden eğitimin dışına itildiğini ve kötü koşullarda çalıştırıldıklarını yazmak zorunda kalacağım?
*******
Bu kez bunları yazmayacağım!
Bu kez iyi şeylerden bahsedeceğim.
Bu kez, ne olurdu yani “bizim de eğitim sistemimiz Finlandiya, Lüksemburg, Danimarka ve İsviçre’deki eğitim sistemine benzeseydi” diye yazsaydım.
Bu kez, ne olurdu yani “bizim okullarımızdaki çocuklar mutluluktan çıldırdı” diye yazsaydım.
Bu kez, ne olurdu yani “eğitime ayırdığımız bütçe, AB ve OECD ortalamalarının üstündedir” diye yazabilseydim.
Bu kez, ne olurdu yani “teknolojik olarak okullarımız tam donanımlı, öğretmenlerimiz de bunları kullanabilecek yeterliliktedir” diye söyleyebilseydim.
Bu kez, ne olurdu yani vatandaşlar doğmayan çocuklarının eğitimi nasıl olacak diye düşünmesinler diyebilseydim.
Yani, ne olurdu bizim eğitim de eğitim gibi olsaydı.
Ne olurdu yani?

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı