Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yasa tanımazlığın sonu…

Geçtiğimiz gün Havadis, iptal edilen vatandaşlıkları yazdı.

Tarihler dikkat çekici…

Vatandaşlığın verildiği tarih, 25 Ağustos 2016…

İptal edildiği tarih, 29 Eylül 2016…

Bir ayın içinde verilmiş ve geri alınmış…

Devletin ciddiyetine bakar mısınız…

Bakanlar Kurulunun verdiği hükmü karakuşi vatandaşlıkları yazarken, kararların içeriğine dikkat çekmiş, sabıka kaydı başta olmak üzere istenen evrakların arkadan geleceği şeklindeki uygulamayı eleştirmiştik.

Niye sonradan yapılsın ki? Önce bak, araştır, adam hırlı mı, hırsız mı, salgın hastalık mı taşıyor, vatandaş olmasına engel başka bir şey var mı? Yok bizimkiler arabayı atın önüne koymuşlar. Yangından mal kaçırır gibi, aceleleri var…

Ne olmuş, işte bir çoğu iptal edilmiş…

Bunu gördükten sonra, ben yapılan hiç bir işleme güvenmem… Beni bırak, vatandaşlığa müracaat eden de güvenmez, bu olayı duyan hiç kimse güvenmez. Verilen imaj bu…

Olayın içindeki torpil iddiaları da ayrı…

Kimbilir, bakalım kılıfına uydurulan da olmadı mı?

Yasanın öngördüğü şartları sırasıyla yerine getirmeyen yönetim, yasayı tanımaz demektir.

Yasayı tanımayanın, kapalı kapılar arkasında başka işler çevirdiğini düşünmek de benim hakkım…

 

 

 

ERTESİ GÜN SENARYOLARI…

Müzakere sürecinde, Rum tarafı takvimi reddetse de, Türk tarafı ve BM 2016 sonu, 2017 başını işaret ediyor.

Bu sürenin sonunda ortaya bir anlaşma metni çıkarsa ne ala. Ama çıkmazsa ne olacağına kafa yoruyor muyuz..?

Vatandaş pek de umursamıyor açıkçası. Konuştuğum bir çok insan,  “yeni bir masa kurulur, yeni bir süreç başlar, böyle devam eder” görüşünde. Yani elli yıldır olduğu gibi…

Ama acaba öyle mi? Sanki bu defa kesin bir son olacak gibi… Ya da şöyle söyleyelim, bu sürecin başarısız olmasıyla birlikte, hiç bir şey eskisi gibi olmayacak…

2004 referandumundan sonraki vaadler gibi vaadlerden bahsetmiyorum. Hani Kıbrıs Türkünün hakları teslim edilecekti, ambargolar, izolasyon kalkacaktı falan…

Yok! Bu defa bahsettiğim, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın sözlerinde gizli. Akıncı Rumlara yaptığı uyarıda, “Anlaşma olmazsa, Türkiye’yle komşu olursunuz” demişti ya, o işte…

Hükümet kanadı da “Bu iş böyle sürüp gitmez” modunda…  Sanki bu sürecin sonlanması, başka bir başlangıcın gerekçesi olacakmış gibi konuşmalar…

Serdar Denktaş en açık konuşan lider.  “2016 yılı sonuna kadar çözülmemesi halinde, Kıbrıs Türk tarafının bir ‘müzakereye devam edip etmeme’ referandumu yapması gerektiğini” söylüyor…

Türkiye ise, KKTC hükümet kanadı kadar açık olmasa da, “Bu son fırsat” sözünü sık sık kullanıyor…

O halde..?

Evet, görüşmeler sürerken bu konunun resmi olarak tartışılması, netleşmesi doğru olmayabilir… Ancak bunun “son süreç” olduğu söylendiğine göre, tartışmak, düşünmek, hazırlıklı olmak gerek…

Kıbrıs Türkünün kaderini belirlemek de bu kadar kolay değil.

Çünkü seçimlere giderken kimse halka böyle bir şeyden bahsetmedi…

 

 

 

 

 

 

YERİN KULAĞI VAR

SIRADAKİ GELSİN:

1969 yılında U Thant ile resmen başlayan Kıbrıs görüşmeleri, bugüne kadar tam 6 Genel Sekreter eskitti. Son Genel Sekreter Ban, yıl sonu görevini yedinciye devretmeye hazırlanıyor. Tam 47 senelik süreç, bakalım daha kaç Genel Sekreter eskitecek. İki tarafın eskittiği liderleri saymama gerek yok sanırım. Bu saatten sonra Ban ile bir anlaşma ihitmali oldukça az ama, inşallah yedincisi son olur ve adaya barış ve huzur gelir…

 

UTANMAYI ATTILAR:

Suat Günsel’e ait Girne Üniveristesine 49 yıllığına kiralanan arazinin, tarihi eserlerin bulunduğu sit alanı ve koruma altında olması bile, UBP-DP hükümetini aldığı karardan döndürmeye yetmedi. Söz konusu arazinin kiralanması toplumun tüm kesimlerinden tepki görürken, iktidar “üç maymunları” oynamayı tercih edip, kiralama kararını Resmi Gazetede yayınladı. Artık bunlara söylenecek söz kalmadı. O sınırı çoktan aştılar.

 

ALACAĞININ PEŞİNE DÜŞMEYEN DEVLET:

Havadis’te haber, malumun bir kez daha ilanı… Sosyal Sigortalar  bankalara 93 milyon lira olan borcunu, 108 milyona yükseltmiş. Yani maaşları ödemek için yeni borç almış. Sebep, alacaklarını tahsil edemiyor olması… Tam bir rezalet… Diğer taraftan, devlete yasaya rağmen istihdam edilen birinin Sosyal Sigortalara 86 bin lira prim borcu olduğunu tespit ediyor Ombudsman… Şimdi çıkıp da kimse ağlamasın. Madem hesap sorma yerine ödüllendiriyorlar, bu batak bitmez…

 

ELEKTRİKTE İMZA GÜNÜ:

Türkiye’den gelen suyun ardından bu kez de gözler elektriğe çevrildi. Bugün Türkiye ile KKTC yetkilileri deniz altından kablo ile gelecek olan elektrik projesinin imzalarını atacaklar. Su konusunda yaşanan tartışma ve sıkıntıları biliyoruz. Elektrikte de aynı tartışmaların yaşanacağı bir sürece hazırlıklı olmalıyız. Çünkü daha şimdiden başladı bile…

 

TALAT KENDİSİ DE BİTİREMEDİ:

CTP Genel Başkanı ve 2. Cumhurbaşkanı Talat, partide konuşulan konuları dışarıya sızdıranlara tepki göstererek, “Parti içindeki konuları dedikodu ve sosyal medya aracılığıyla dışarıya taşıyan, partinin yıpranmasını sağlayan bu insanları kapının dışına koymamız lazım” diyerek, bu tür davranışların CTP’lilikle bağdaşmadığını söyledi. Kendisi başkanlığa gelirken de aynı şeyler söylemiş, bunlara son vereceğini vaad etmişti, o bile yapamadı… Eski disiplinli CTP yok artık. Sosyal medyada kendi partisi hakkında sürekli eleştirel yazılar yazanlar da, ne yazık ki bir tek CTP’liler oluyor…

 

SUÇ YASADA:

Belediyeler Birliği Başkanlığı seçimlerini kaybeden Mağusa Belediye Başkanı İsmail Arter suçu mevcut yasaya buldu.  Arter, Belediyeler Birliği yürütme kurulunda parti temsiliyetlerinin de düşünülerek yeni bir yasa hazırlanmasının daha iyi olacağını söyledi. Acaba Arter seçimleri kazansaydı, yine aynı konuşmayı yapar mıydı dersiniz…

 

 

 

 


 

ZİRVEDEKİLER

Birikim Özgür: “Bu hükümetin, Türkiye kaynaklı hibe programlarının basın danışmanı edasıyla yaptıkları açıklamaların ötesinde ekonomiyi iyileştirecek, ve pahalılığı düşürecek ciddi adımlar atabileceğini düşünen var mı merak ediyorum doğrusu…”.

 


 

DİPTEKİLER

Sessiz Muhalefet: Girne Emirnamesi, yasa gücünde kararnameler, atamalar, makam araçları konusunda tepkilerini açıkça gösteren, hatta yargıya giden muhalefet, Suat Günsel’e Bakanlar Kurulu kararıyla 49 yıllığına kiralanan sit alanı konusunda nedense sessiz. Ben bu sessizliği hiç hayra yormuyorum ve açıkçası korkuyorum…