Sunat Atun sonunda kabloya imzayı çakıyor…
“Çakacam” demişti zaten… Tarih olarak da 10 Ekim’i belirledi.
Çok hassas bir konu bu…
İyi projelendirmeyle elektrik sistemimiz güçlenebilir, bölge barışına katkı sağlanabilir…
Kötü projelendirmeyle tam bir fiyaskoya dönüşebilir, zaten yüksek olan elektrik faturalarımız cebimizi yakabilir…
Tekel yaratabilir… Canımız yanabilir.
Projeye bakış açım da hem “bölgesel bir oyuncu olma” üzerine.
Düşünün, enerji, hidrokarbon yönetiminde, Kıbrıslı Türkler söz sahibi.
Siz o zaman, Türkiye ile ilişkileri de “karşılıksız bağımlılık” ilişkisinden, “karşılıklı bölgesel partner” ilişkisine yükseltebilirsiniz.
Bugüne kadar afaki tartışmalarla zaman öldürdük.
Tıpkı su konusunda olduğu gibi!
Bir türlü kablo projesini Kıbrıs Türkü lehine olacak biçimde projelendirip de Türkiye’nin kapısını çalmadık.
Bu projeyi sanki sadece Türkiye istiyor gibi bir görüntü oluştu.
Kıb- Tek Yönetim Kurulu başkanı İsmet Akim, defa defa, “kablo olacak ama biz çekeceğiz. Mersin’den Girne’ye değil, Girne’den mersin’e gidecek” demesi, projeye dönemedi.
Yetki de güç de, Türkiye’ye bırakıldı.
Şimdi süreci de Türkiye belirliyor.
Biz “oyuncu bile” değiliz. Anca seyirci.
EMO’nun çıkışına dikkat
Malta adası örneği var.
AB içerisinde bize en çok benzeyen, her fırsatta örnek verdiğimiz ülke.
Ne yaptı enerji konusunda?
Sicilya’ya bağlanmak için neredeyse yalvardı.
Sicilya’da halk anlaşmanın imzalanmasını reddetti.
Çevreciler sürekli eylem yaptı.
Malta ne yaptı etti Sicilya’yı ikna ederek anlaşmayı sağladı.
Ne için?
Kendi sistemini güçlendirmek için.
Çünkü seçimde yarışan partiler, “kim elektriği daha ucuza ve daha kaliteli sunacak?” yarışışındaydı.
AB de fuel-oil kullanılan santralleri nedeniyle Malta’ya yapmadığını bırakmamıştı.
Bizde tam tersi oluyor.
Neredeyse Türkiye bize yalvaracak kendi iç sistemimizi güçlendirmemiz için.
Ekonomistlerimiz işte bu kadar ekonomist…
Çevrecilerimiz de ancak bu kadar çevreci…
Son dönemde Elektrik Mühendisleri Odası çıktı ve kablonun stratejik ve ekonomik önemini anlatmaya başladı.
Peki ya siyaset?
Siyaset ise tam bir keşmekeş içinde…
UBP ve DP, Türkiye istiyor diye kabloya imza atıyor.
Ortada somut bir proje var mı?
YOK…
“Türkiye istedi, imzaladık” mevcut hükümet için yeterli.
Halk TDP’den zaten icraat beklemiyor. TDP icraat partisi olmaktan hâlâ çok uzakta…
Kendi içinde bir kavgadır da gider.
En tuhafı ise CTP…
CTP’li başbakanlar, enerjiden sorumlu bakanlar, maliye bakanları her gün “kablo da kablo, su da su” diye konuşup durdular.
Hatta suyun dahi “stratejik önemi ve bölgesel güç” odaklı olduğundan bahsettiler.
Hükümet başka söyledi, genel merkez başka. Adeta “hükümet edenlere genel merkez muhalefet” etti.
Hatta genel merkez, neredeyse Türkiye ile konuyu kendisi görüşerek, kabinedekileri “güvenilmez ve yalancı” pozisyonuna düşürdü.
“Mal kararını bulmayınca” kabloyu savunan CTP’liler tabanla karşı karşıya kaldı.
Su da öyle…
CTP protokolü de elektrik ve su yüzünden imzalayamadı.
Ülke yönetimini altın tepside UBP ve DP’ye sundu.
UBP ne yaptı?
Zart diye suyu imzaladı, şimdi zurt diye elektriği imzalayacak.
CTP ne elde etti?
“Kabloyu iyi projelendirmeyle biz yaparız” diyenler köşesine çekildi.
Dün CTP’ye elektrikte adım attırmayanlar bugün bağırmaya devam ediyor.
Ne bağırıyorsunuz?
Yıllardır konuşuluyordu.
Bu anlaşmanın imzalanacağı kesindi.
CTP hükümet ederken, ihtiyacı belirleyip, “UBP- DP’nin bir gün gelip imzalayacağını da varsayarak” bir adım tsaydınız ya?
Kendi aranızda bir uzlaşsaydınız ya?
En yisini ortaya koysaydınız ya…
Hükümet- genel merkez kavgasına tutuşmasaydınız ya…
Şimdi anlaşmayı Sunat Atun imzalıyor, siz bakıyorsunuz.
Anlaşmanın içeriğinden bile haberdar değilsiniz.
CTP’de akıl tutulması devam ediyor.
“En azından kablo projesi uygulanırken biz iktidarda olalım da halkımızın lehine bir şeyler yapalım” gibi bir hesap da yok ortada.
İstediğiniz kadar karşı çıkın şimdi.
Halk da “hangi CTP?” diye sormaya devam etsin.
Kabloyu savunan CTP mi karşı çıkan CTP mi?
Bu projeyi seçimden sonra kurulacak hükümet uygulayacak.
Ancak bu gidişle CTP o hükümette de zor yer alacak.
Sokaktayız diyorsunuz ya…
Şimdi sizi elektrik konusunda grevle tehdit edip korkutarak hükümeti altın tepside UBP ve DP’ye sunanlarla kol kola yürüyün sokaklarda.
Nasılsa yürümekle yollar aşınmaz…
Kablo bugün imzalanıyor.
Bir sesleri çıkıyor mu?
İcraat yapması gerekenler, “eleştiriyi” icraat sanmaya başladı başlayalı…
Sağ- sol birbirine karışır oldu.
































