Dün 15 Temmuz’un ABD’nin iç çekişmesinin de bir parçası olabileceğineişaret eden gerekçeleri yazdık.Yazdık ama yazarken de bunun naif bir yaklaşım olduğunu ve Türkiye açısından sonucun değişmediğini de eklemiştik.
‘’Üst aklın’’ 15 Temmuz’u organize ettirmesine gerekçe olabilecek geriye son bir olasılık daha kalıyor. O da Rusya boyutudur.
****
Bu darbe girişimi,Rusya’nın ekonomik etkinlik alanı olan Türkiye’den başlayarak Balkanlarda bir istikrarsızlık çemberi oluşturma hedefinin parçası olabilir.
Düşürülen Rus uçağını dabukapsamda değerlendirmek mümkündür. Özellikle, aniden düzelen Rusya-Türkiye ilişkisi bu darbe girişiminin ‘’erken doğum’’ ile yapılmasına ek bir sebep bile olmuş olabilir.
Hedef Rusya’nın etrafına, Sovyetler Birliğine soğuk savaş döneminde yapıldığı gibi İslam’ı temsil eden yeşil hilal kuşatmasına benzer bir istikrarsızlık çemberi inşa etmektir.
Bu sav kabul edilirse, Balkanları saracak yeni bir çevirmenin de başlangıç noktasının 15 Temmuz olması pekâlâhedeflenmiş olabilir sonucu çıkar.
İngiltere’nin ayrılmasından sonra, dağılma dahil arayış içerisine giren ve ABD tarafından kollanması gereken bir AB var. Enerji bağımlılığı ve askeri üstünlükten dolayı AB üzerinde iyice belirginleşen bir Rus baskısı var. Petrol fiyatlarındaki düşüş de, Rusya’yı askeri kararlar almak yönünde agresifleştirmiştir.
AB üzerinde oluşan Rus baskısını, Balkanlarda Türkiye’den başlayarak ekonomik ve siyasi istikrarsızlık çemberi kurarak dengelemek bundan dolayı bir hedef haline gelmiştir.
Rusya’nın 15 Temmuz darbesinde ve sonrasında Türkiye’ye hemen verdiği desteğin altında kendisini de etkileyecek bu ‘’piknik ateşinin’’ yakılmasını önlemek yatmaktadır.Bunun önünü almazsa ödeyeceği bedelin çok ağır olacağının hesabıyla hareket etmiştir Rusya. Bunu Türk kamuoyunda yarattığı duygusallığın ötesinde bu yönüyle yorumlamak lazımdır.
ABD ve Rusya birbirlerinin etki alanlarını hedef alarak 1989’dan beri bir türlü kurulamayan yenidünya düzeni için deneme yanılma yoluyla hazırlık yapmaktadırlar.
****
Türkiye’nin içi ve güneydoğu sınırındaki sıcak olaylardan dolayı, Balkanların tekrar kaynamaya başladığının kamuoyu olarak pek farkında değiliz.Hem etnik hem de sınır ihtilafları ile harmanlanmış saatli bir bomba haline gelmeye müsait bir noktadır Balkanlar.Diğer taraftan da NATO eski doğu bloku ülkelerinde stratejik üsler kurma niyetindedir.
Bir ay önce Kosova’da parlamentoya motosikletli iki kişi tarafından roketli saldırı oldu. Bu olaydan bir hafta sonra da parlamentonun içine gaz bombası atıldı.
Tüm bunlar bir çağrışım yapıyor mu?
‘’Üst akıl’’ halkı Balkanlarda sokağa davet ediyor olmasın?
Türkiye’de 15 Temmuz’da başarılamayan geniş çaplı iç kaosçıkarma hedefini Balkanlardanbaşlatma hazırlıkları yapılıyor olmasın?
****
Rusya-Türkiye ilişkilerindeki yakınlaşmaya, ilk önce Rusya’nın ekonomik ve siyasi açıdan etkin olduğu Balkanlarda karşılık verilmesi yüksek olasılıktır.
Yakın gelecekte Türkiye’de olabileceklere yalnızca Ortadoğu’da değil, Balkanlardaki gelişmelerle birlikte bakmakta fayda vardır.
Türkiye tam bir ateş çemberinin içinde, ABD ile Rusya arasında yapacağı tercihlerle yeni düzendeki yerini almakla karşı karşıya kalacaktır.
‘’Üst akıl’’ bu tercihleri bugüne kadar AKP siyasi hareketine zarar vermek istemediği için dış sermaye hareketini de ekonomik baskı unsuru olarakkullanarak devam etmek isteyecektir.
Türkiye bu süreçte günlük olarak yapacağı irili ufaklı tercihlerle ikilemlerle karşı karşıya kalmaya zorlanacaktır.
Halk, tek kişinin belirleyeceği bağımsızlık ve ‘’demokrasi’’ anlayışı ile batıdan uzaklaşan ve istikrarsızlaşan ekonomi arasında tercih yapmakla karşı karşıya kalacaktır. ‘’Üst akılın’’ bundan sonraki Türkiye planı budur.
Amaç ABD’nin Ortadoğu’dan ve Avrupa’dan, Asya Pasifik tercihine dayalı geri çekilme siyasetini bir sonraki safhaya geçmeden durdurmaktır. Bunun için de ABD ve Rusya arasında giderek tırmanan bir kriz ortamının tekrardan yaratılması esastır. 15 Temmuz da bunun işaret fişeği olmuştur.
































