11 Aralık 2016

Seçmen hem kurultay hem de parti içi düzenleme yaptı

Haber İçi Üst

2013 seçimleri, sonuçları ne olursa olsun, KKTC demokrasi tarihinde ilklere damgasını vurdu. Partilerin oy oranlarının dışında, bence birinci değişim, seçmenin yaptığı değişimdi. Meclis’in yüzde 462, yani yarıya yakını değişti. Seçim öncesi partiler dışında başlatılan “yeni” fikri, tabanlara yayıldı ve eskilerin bir çoğu ya liste dışı kaldı, ya zorla ucundan kazandı…
Sadece bu değil… Gazetemiz yazarlarından Ali Bizden’in dün sosyal medyada “Partilerin içişlerine, seçmen müdahalesi tamamdır” sözleriyle özetlediği bir gerçek var. Bence seçmen değişimi sadece vekillerinin isminde değil, partilerin içişlerinde de yaptı…
Alın UBP’yi. Milletvekili seçilemeyen bir parti başkanı, 3 eski genel sekreteri var. Necdet Numan, Ertuğrul Hasipoğlu, Mutlu Atasayan. Yani İrsen Küçük’ün en yakın çalışma arkadaşları. Ya Meclis Başkanı? O da yok. Grup başkan vekili Turgay Avcı, genel başkan yardımcısı Güner Göktuğ, ilçe başkanı Ahmet Çaluda sandıkta kaldılar. (Bu arada ÖRP vakası da tarihe gömülmüş oldu). Şimdi bu sonuç, bir kurultay değil de nedir? UBP’ye oy veren seçmenin iradesi, şüphesiz ki, bir avuç delegenin iradesinin üstündedir. UBP tabanı, açık ve net bir şekilde parti içi değişimi istediğini göstermiş, hatta gerçekleştirmiştir…
Geçelim CTP’ye. Özkan Yorgancıoğlu, birkaç ay sonra kurultaya gidecek bir Başkan’dır. Karşısında belki seçim öncesi yapılsa, kurultayı kazanması kuvvetle muhtemel adaylar vardı. Oysa bir de şimdiki duruma bakın. Yorgancıoğlu’nun ekibi, eksiksiz seçilmiştir. Aday olarak adı geçen Ömer Kalyoncu, uzun süre liste dışıyken, son saatlerde seçilebilmiştir. Yine bu ekipten güçlü isimler Meclis dışı kalmıştır. Aslında CTP’de delege, aday adaylarını belirlerken bir nevi kurultay yapmış, değişim istediğini, adaylarıyla ortaya koymuştur. Başkan Özkan Yorgancıoğlu’nun 4. sıradan çıkabilmesi ve son mitingde tabanın “Başbakan Sibel” sloganları da bir nevi mesajdır. CTP seçmenin iradesiyle, katı, muhafazakar, köşeli yapısından uzaklaşmıştır. Acaba siyaseti de kucaklayıcı bir değişime uğrayacak mı, bunu da önümüzdeki günlerde göreceğiz…
Gelelim DP’ye. UBP’den aldığı 7 kişinin oyları kadar bir artış gösterdi.  Gerçi onlardan da sadece 4’ü seçilebildi ama, bu başka bir konu. Partinin geleneksel yapısının Genel Sekreteri, 2. sırada olmasına rağmen kazanamamıştır. “Partim birinci çıkmazsa, istifa ederim” diyen Serdar Denktaş’ın, bu güce ulaşamadığı ortada. Seçmen DP’yi birinci değil, üçüncü çıkartmıştır. Seçimden çıkan sonuca rağmen sözünü tutmayacağının sinyallerini verdi bile. Baksanıza dün akşam ilk açıklaması “hükümet kuruyoruz” şeklindeydi… Bu durumda sözünü yerine getirip istifa etmeyecek ve dolayısıyla, bir kurultay çağrısı da yapmayacak gibi.
TDP de aynı şekilde. Koskoca TKP tabanı yerle yeksan olmuş, başka partilere kaçmış, Çakıcı TDP’sinin radikal, küçük parti konumunu pekiştirmiştir. Çakıcı bu durumu bile, oy arttırmak olarak görebildiği için, istifa söylemini bir çırpıda unutmuştur. Oysa geleneksel TKP tabanını, kendi tabanı olarak görüyorsa, mesajı almalıdır…
Sonuç olarak seçmen, oyunu, kimi iktidar yapacağından çok, partilerin yönetim kadrolarına, yani içişlerine yönelik kullanmış, kimsenin inkar edemeyeceği düzenlemeler yapmıştır. Yıkılmaz denilen kurulu düzenlerin, istenirse yıkılabileceği gösterilmiştir. Bir partiye tek başına hükümeti kurma görevi verilmeyişi de ciddi bir mesajdır. Dolayısıyla bu gelişmeler, KKTC siyasi tarihinde bir dönüm noktası olacak gibidir. Bakalım liderler partilerine yönelik bu mesajların gereğini yapabilecekler mi….

YERİN KULAĞI VAR
KİM KAZANDI:                                                                                                                                                    

  Pazar günkü seçim sonuçları hiçbir partiyi memnun etmemiş görünüyor. CTP tek başına iktidarı yakalayamadığı için, DP-UG birinci parti çıkamadığı için, UBP ise tarihinin en ağır yenilgisini aldığı için ve TDP ise yerinde saydığı için mutsuz. Peki ama eğer bu sonuçlar herkesi mutsuz ettiyse, biz bu seçimleri niye yaptık denebilir. Yalnız partilerin tavanları, tabanlarıyla, yani seçmenle aynı düşüncede olmayabiliyor.
DELEGENİN YAPAMADIĞINI SEÇMEN YAPTI:                                                                                                    

  Hiç kuşkusuz son iki yıldır ülke gündemini kurultay ve yaptığı icraatlarla meşgul eden UBP’de delegenin yapamadığı değişimi, UBP seçmeni yaptı. Sonuçlara bakıldığında ise, UBP seçmeni kendi içinde bir kurultay yaptı dersek, yanılmış olmayız sanırım…
KÜÇÜK KARAR VERMEK ZORUNDA:                                                                                                                          

2009 yılında %44 oy ve 26 milletvekili ile devraldığı partisinin yüzde elli erimesini sağlayan İrsen Küçük’ün, bu sonuçların ardından ciddi bir karar üretmesinin zamanı geldi. Başkanlık döneminde parti içi kavgalar, partiden kopuşların yaşandığı Küçük dönemi artık bitmeli. Genel başkan olarak yaşanan krizleri çözmek yerine kaosa oynaması bu sonun başlangıcı olmuştur. Yani Sayın Küçük ve etrafındakiler, kriz çözme konusunda sınıfta kalmışlardır. İrsen Bey gibi yıllardır partinin her kademesinde görev almış, partisine bağlı bir siyasi, yeni dönem için düşündüğü, “yeni UBP” misyonunun hayata geçmesi için görevini bu değişim ve misyonu gerçekleştirecek birisine devretmeli. Küçük, bundan sonra partisine daha fazla zarar vermeden, “akil abi” olarak bir köşeye çekilip, deneyim ve birikimleri ile partiye katkı koymalı…   
SERDAR SÖZÜNÜ TUTACAK MI:                                                                                                                

   Seçimlerden en karlı çıkmasına rağmen, seçim süresince topluma verdiği birtakım iddialı sözler nedeniyle Serdar Denktaş zor günler yaşayacak. “Birinci çıkmazsam çekilirim, kurulacak hükümette başbakanlık dışında hiçbir görevi kabul etmem” sözleri Denktaş’ı hayli sıkıntıya sokacak. Bu  açıklamalarının arkasında dursa olmaz, durmasa bu kez güven erozyonuna uğrar. Ama Serdar beyin bu sözlerinin “blöf” olduğunu ilk günden yazmıştık. Sağ olsun bizi yanıltmadı. Gazetecilerin bu konudaki sorularına, “yetkili kurullar karar verecek” deyip sözünü tutmayacağının ilk sinyalini verdi…
CTP EROĞLU İLE KOALİSYON KURAR MI:                                                                                                     

  Seçimlerden en karlı çıkan DP-UG’nin bu başarısının ardındaki en büyük etkenin, Cumhurbaşkanı Eroğlu olduğu gerçeğini kimse inkar edemez. Bütün hükümet senaryolarında DP-UG’nin belirleyici olacağı da bir gerçek. Koalisyon senaryoları içinde hükümet kurmaya en yakın görünen CTP-DP-UG ortaklığı için CTP tabanının nasıl bir tepki koyacağı merak ediliyor. Adı ne isterse olsun, CTP’nin kuracağı bu koalisyonun, Eroğlu ile olacağı bir gerçektir… 
KKTC HALKININ İRADESİ:                                                                                                                                     

Yıllardır her seçim sonrası duymaya alıştığımız “TC seçim sonuçlarını etkiledi” sözleri bu kez pek konuşulmayacak gibi görünüyor. Çünkü ortaya çıkan sonuçlarla, kazanan ve kaybedenlere bakıldığında, Türkiye’nin bu seçimlerin sonuçlarını etkileyecek bir “müdahalede” bulunduğunu söylemek hayli zor. Çıkan sonuç, KKTC seçmeninin kendi özgür iradesidir…

  Bu seçim süresince en çok konuşulan, Meclis’teki vekil profilinin değişmesi oldu. Seçmen de bu değişim için sandığa gitti ve eski Meclis’in % 46’sını değiştirdi. Yani değişim için tavrını sandıklarda ortaya koydu. Şimdi sıra, seçmenin destek verdiği genç ve yeni adaylarda. Artık halkın vekili olarak aldıkları emanete sahip çıkmalı, geçmişin kötü örneklerine benzememeliler. Değişimin sadece isimlerle değil, zihniyette de olduğunu ispatlamalılar. Seçmen gereğini yaptı, artık onlarda…
KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ:                                                                                                                               

  Kıbrıs Türk siyasetine damga vuran, her dönem görmeye alıştığımız,  İrsen Küçük, Ertuğrul Hasipoğlu, Mustafa Gökmen, Hasan Bozer, Şerife Ünverdi, Fatma Ekenoğlu, Sonay Adem, İlkay Kamil, Turgay Avcı ve daha niceleri. Şimdi bu saydıklarımdan hiçbiri yeni Meclis’te yoklar. Tuhaf değil mi..?

ZİRVEDEKİLER
Havadis Gazetesi: Gazetecilerin Gazetesi unvanını hak ettiğini bir kez daha ispatladı. Pazar günkü seçim sonuçlarının tümünü tam ve doğru olarak olarak ilk duyuran gazeteniz Havadis, bu süreçten de alnının akıyla çıkmayı başardı. Vatandaş, en doğru ve en tarafsız seçim sonuçlarını geniş kadrosuyla Havadis’ten öğrendi. Bu ailenin bir parçası olarak gurur duydum. İyi ki varsın Havadis…

DİPTEKİLER
Ayıbın Dik Alası: AKP hükümetine yakınlığı ile bilinen Türkiye’deki “ensonhaber.com” adlı internet gazetesinin, KKTC’deki seçimlerle ilgili yaptığı,  “Parayı Veren Türkiye; Seçim Yapsan Ne Olur” yorumu KKTC’de büyük tepki topladı. Evet parayı veren Türkiye, bunu herkes biliyor bilmesine de, bir toplumun hür iradesine yönelik bu tür açıklama ve yorumlar biraz ayıp oluyor…

BAŞKANLIĞI BIRAKIYOR… Seçim gecesi sıcağı sıcağına genel sekreter Necdet Numan ile bir araya gelen İrsen Küçük, istifa ederek, partiyi kurultaya götüreceği kararını iletti. Bugün genel yönetim kurulu toplanarak, yol haritasını belirleyecek

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil