06 Aralık 2016

Reyhanlı katliamı

Haber İçi Üst

Arap Baharı ve ardından gelen Suriye içindeki karmaşa, Türkiye’nin, Kürt sorununu bitirme kararlılığı, Orta Doğu’da PANDORANIN KUTUSU’nu açtırdı.
Bölgesel çatışmalar ve yeni alt üst oluşlar dönemine hızla giriliyor. Türkiye, Abdullah Öcalan’la iş birliği içerisinde, Kürt sorununu çözme yolunda, kararlı adımlar atarken, dış güçlerin bu süreci engellemek için, her tür provokasyonu yapacağı beklenmekteydi.
Bu yıl, Türkiye’de sivillere yönelik katliamların artarak gündeme getirildiğini görmekteyiz. Sivillere saldırı, bombaların patlaması, katliamların Türkiye gündemine yeniden gelmesi, Orta Doğu bataklığının daha da büyümesi demektir.
Tayyip Erdoğan’ın Suriye politikası, Esat rejimini yıpratma ve yıkma siyaseti, Suriye ve MÜTTEFİKLERİ tarafından kolay kolay kabul edilebilecek bir politika değildi.
Suriye, Türkiye’nin dış karışmacılığını eleştirirken, hiç de boş durmadı. Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak için, Türkiye içerisindeki bombalı eylemleri ARKA FON’da destekleme faaliyetlerine hız verdi.
Reyhanlı katliamı, Orta Doğu’da yeni bir kırılmayı tetiklemeye adaydır.
50’den fazla insanın hayatını kaybettiği, birçok insanın yaralandığı Reyhanlı katliamı, Türkiye’yi yeniden bir yol ayrımına getirecektir.
Gelişen ekonomik yapısıyla, Türkiye dünyada daha etkin bir rol oynama ihtiyacını hissetmektedir.
Gelişen ekonomi, daha fazla enerjiyi gerektirmektedir. Bu enerji kaynaklarından Türkiye’nin yararlanabilmesi için, bölgesel iş birliğinin ve Türkiye’nin hakimiyet alanlarının geliştirilmesi zorunludur.
Türkiye’nin hakimiyet alanlarının gelişmesi, Amerika ve Batı’nın da yararınadır. Zaten Büyük Orta Doğu projesinde Türkiye’nin, Amerika ile birlikte, EŞ BAŞKAN olmasının anlamı budur.
Türkiye’nin, İsrail ile birlikte, Orta Doğu’da etkisini arttırması, Arap Baharı sonrası, birçok Arap ülkesinin de bu cepheye çekilmesi, Suriye ve İran’ı alabildiğine rahatsız etmektedir.
Reyhanlı’da patlayan bombaların arkasında, büyük bir çıkar çatışmasının yattığı unutulmamalıdır.
Türkiye, şu anda, 300 binden fazla Suriyeli mülteciyi barındırmakta ve Esat rejiminin düşürülmesi için, elinden geleni yapmaktadır.
Esat rejiminin ve onu destekleyen güçlerin de, bu müdahalelere cevap vermeyeceğini düşünmek, Orta Doğu’daki gelişmeleri anlamamak demektir.
Reyhanlı katliamı, ne yazık ki bir başlangıçtır. Hakimiyet mücadelesi, daha büyük müdahaleleri ve provokasyonları tetikleyecektir.
Türkiye’nin Kürt sorununu bitirip, daha büyük bir güçle Orta Doğu’ya yönelmesini birçok siyasi aktör kolay kolay kabul etmeyecektir. Bu siyasi aktörler, Türkiye’yi karıştırmak için, müdahalelerini arttıracaklardır.
Bu arada, AMERİKA’nın önce Kıbrıs Rum liderliği ve şimdi İrsen Küçük ve Tayyip Erdoğan’la Amerika’da görüşmesi, mutlaka dikkate alınmalıdır.
Kıbrıs ve Türkiye, Batı bloğu içerisinde yer alan ülkelerdir. Amerika ve Batı, Kıbrıs sorunu dolayısıyla Türkiye’nin enerji kaybına uğraması ve NATO’nun Güney Doğu kanadının çalışamaz durumda olmasından rahatsızdır.
Orta Doğu’daki kargaşa büyüdükçe, Kıbrıs sorununun da acilen bitirilmesi gündeme gelmektedir.
Reyhanlı katliamını, bu geniş çerçeve içerisinde değerlendirmek ve bu katliamların ve provokasyonların, yeni sürecin kaçınılmaz sonucu olduğunu görmek, çok önemlidir.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam