09 Aralık 2016

Kitap okuma(ma) alışkanlığı

Haber İçi Üst

Başarı için en temel koşul “okumak”tır. Ders çalışmak demek okumak demektir. Her türlü bilişsel başarı için okumak şart. Rahat bir ortamda oturup, belirli bir süre sıkılmadan okumak, başarının temel nedenidir. Nasıl ki bisiklet sürmek, top oynamak, arkadaşlarla sohbet etmek, internette dolaşmak, bilgisayar oyunu oynamak alışkanlık haline getirilmişse, kitap okumak da alışkanlık haline getirilmelidir.
Hatta fizyolojik bir ihtiyaç gibi algılanmalı. Yemek yemek, su içmek gibi hayati bir gereklilik olarak görülmeli. Yemek yenmediği zaman duyulan fizyolojik rahatsızlıklar kitap okunmadığı zamanlarda da duyulmalı. Kitap okuma yemek yemek gibi alışkanlık haline getirilmeli.
Alışkanlık herhangi bir olayı düşünmeden yapmaktır. Yeni çıkan kitapları izlemek, satın almak, boş zaman yaratmak, boş zamanda da kitabı elinize alıp sayfa sayılarını hiç görmeden okumak ve kaçıncı sayfada olduğunuzu bilmeden devem edip bitirmek, kitap okuma alışkanlığı edinmiş olmayı özetler. Devamında ise biten kitap sonrası başka bir kitap edinmek için içten rahatsızlık duyup, hemen harekete geçmek de alışkanlığın belirtisi.
Kitap okuma alışkanlığı modellerle edinilir. Model alınan insanlar taklit edilir çünkü. Eğer modeller kitap okuma alışkanlığına sahipse çocuklar da sahip olabilir. Çocukların modelleri anne-babalar ve yakın çevredeki diğer insanlardır.
Ancak bu konuda toplum olarak başarılı değiliz. Ne yazık ki çocukların etrafında iyi modeller yok. Bir kitapevimiz yeni çıkan bir kitabın satışı miktarını 200 olarak vermekte. Ayrıca kitap okuma oranını ise tahmini olarak yüzde on veya on beş olarak yordamakta. Rakamlar kitap okuma alışkanlığının istenilen bir düzeyde olmadığını göstermekte. Bu konuda daha ayrıntılı istatistiklere ihtiyaç duyulduğu da açık.
Anne-babaların iyi modeller oluşturması için kitap okumaları gerekirken, boş zamanlarını daha çok televizyon önünde geçirmeleri, çocuklara olumsuz modeller sunmakta. Çocuklar da onlar gibi olmayı hedefledikleri için kitap okumayı bir kenara bırakmaktalar. Televizyon alışkanlığının önüne kitap okumayı geçirmek gerekir. Buralarda evde televizyonun bozulması büyük bir felaket olarak algılanmakta. Hemen ya tamire ya da yeni bir televizyon alımı için harekete geçilmekte. Ama kitap için bu durum söz konusu değil. Hatta çocuk anne-babaya ait hiçbir kitabı görmeden büyümekte.
Kitap okuma alışkanlığını edinmemiş olmanın görüntüsü kendini pek çok alanda hissettirmektedir. Sosyal medyada kişilerin daha çok slogan niteliğindeki yazıları okuyup paylaşmaları fakat daha uzun bilgilendirici yazıları okumamaları da bunun bir göstergesi.
Anne-baba çocuk okula başladığı zaman ona “hade geç dersini oku” uyarılarını göndermeye başlamakta. Çocuk onları model aldığı için onlar gibi okumamayı seçmişken, birden bire  ‘oku’ uyarısı karşısında çelişki yaşamakta. Çocuğu bu duruma düşürmemek için önce aile okuma alışkanlığını kazanmalı.
  Kitap okuma aktif ve pasif kelime haznesini artırmakta. Kelime haznesi geniş olan çocukların da okuldaki görevlerde daha başarılı oldukları, yapılan araştırmalarda ortaya konmuştur. Ayrıca kitap okumanın yaratıcılığı artırdığı da ortaya konmuş diğer bir gerçek. Düşünme becerisi, eleştirel düşünme ve problem çözmeyi de artırmada kitap okumak önemli bir değişkendir.
İnsan düşünmeden edemiyor; acaba ülkede pek çok problemin kol geziyor olması ve bir türlü çözüm yaratılamaması ile kitap okuma alışkanlığının buralara hiç uğramamasının bir ilişkisi var mıdır?

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil