10 Aralık 2016

Kendini nimetten sayanlar!..

Haber İçi Üst

 

Yaklaşık bir yıldır huzur bulmayan UBP, ne yapsa olmuyor. Gün geçmiyor ki, kucağında yeni bir kriz, sorun bulmasın. Şunun şurasında seçime iki aydan az bir süre kalmasına rağmen Genel Başkan İrsen Küçük, ne örgütlere, ne de tabana hakim olamıyor.

Kurulduğu 1975 yılından beridir siyasetini, vatan millet edebiyatı üzerine kuran UBP, “dağıt, menfaat sağla, oyları al” zihniyetinin batağında bocalıyor…

Parti içerisindeki otorite boşluğu, milletvekili ve bakanların “parti değil, ben” anlayışı bugün yaşananların en önemli sebeplerinden biridir. Dün, “Kıbrıs Time” internet gazetesinin iddiasına göre parti, şimdi de, “aday belirleme yöntemine karşı çıkan” Lefkoşa İlçe Başkanı Faiz Sucuoğlu eliyle yeni bir krizle karşı karşıya kalacağa benziyor. Ve UBP’de ardı ardına yaşanan bu krizleri, ne yazık ki İrsen bey iyi yönetemiyor. 8’lerin gitmesiyle birlikte parti yönetimine hakim olacağı düşünülen Küçük, parti içindeki huzursuzluğu önlemek bir yana, her gün yenisiyle yüzleşmek zorunda kalıyor…

8’lerin ayrılmasıyla, UBP’de “koltuğu” ilke diye pazarlayanlar bitti mi?.. Yok… Parti hala, aynı zihniyetin kalıntılarıyla dolu. Lefkoşa İlçe Başkanı Faiz Sucuoğlu, bu yöntemle istediği sırayı alamayacağını bildiği için, aynen kurultay öncesinde yaptığı gibi, “Örgütleri toplayıp, karar vereceğim” diyor. Aslında yaptığı tam bir pazarlık. Şimdi beklediği, Başbakan’la görüşüp, kendini garantiye almak. Örgütlerin tepkisi de bahanesi. Bu durumda Sayın Sucuoğlu, örgütleri de kendi keyfi için kullanmış olmuyor mu sizce?..

Yukarıda da söylediğim gibi, 8’ler krizini doğru yönetemeyen, sorunlara doğru teşhis koyamayan İrsen Küçük, bence şimdi çok daha ciddi sorunlarla karşı karşıya gelecektir. Kopmaların tavandan olduğu avuntusu da artık yetmeyecek. Karar vericiler, şimdi tabana oynamaya başlayacaklar. İrsen Bey, kazan kaldıranlara tuttukları makamların babalarının malı olmadığını hatırlatmazsa, disiplini sağlayamazsa, işi gerçekten çok zor…

Yıllardır çıkar ve menfaat üzerine kurulu bir sistemi değiştirmek, hiç de kolay değil. Bunu biz de biliyoruz. Tavandan tabana tamamen çıkar ilişkisine dayalı bu sistemden beslenenler, oyuncaklarının ellerinden alınmasına rıza göstermeyeceklerdir. Parti üzerindeki etkileri sona eren delegenin elinden, en büyük gücü olan “delege” silahını alırsan, kurulan içki masalarında çocuğunun, eşinin, dostunun işlerini nasıl halledecekler? Dört senede bir bile olsa “adam” yerine konmaktan duydukları “hazzı” alamamak, onlar için ölüm demek. Nitekim, İrsen Bey de, delegenin elinden bu silahı almaya kalkınca olanlar oldu. Yıllarca etrafındakileri yedirip içeren ve kendisini bu günlere hazırlayanlar, gücün ellerinden gitmesiyle birlikte isyan bayrağını açmakta gecikmediler. Hele seçimlere beş kala yaratacakları huzursuzluğun etkilerini bilenler, arka bahçede kollarını açmış bekleyenleri hissedenler, “Parti değil, ben” düsturu ile bir kez daha kendilerini nimetten saymaya başladılar bile…

Diğer partiler de seçime hazırlanıyor. Diğerlerinin içinde de sorunlar var. Ancak iktidara bir kez daha ortak olacağını söyleyen bir partinin belli merkezlerden yönetilen krizi kördüğüm gibi kılıçla kesmeyi bilmesi gerekirdi. Bu noktada da İrsen Küçük’ün etrafındaki goygoycuların şaşırtmasından bir an önce kurtulması gerek. Aksi takdirde verdiği mücadelenin ne kendine, ne de memlekete bir faydası olmayacak.

 

YERİN KULAĞI VAR

DP’YE GELECEKLER VAR: Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, 8’lerin transferi ile hem moral depoladı, hem de Meclis’te grup oluşturdu. Dün akşam sohbet ettiğim Serdar Denktaş, DP’ye katılmak için en az 2 UBP milletvekilinin daha sırada olduğu ve katılımların devam edeceği beklentisindeydi. Özellikle aday sıralamalarındaki yerini beğenmeyenlerin, yeni bir kapıya yaslanmak için gün beklediği iddia ediliyor. UBP’deki bu karmaşa sürdükçe bu iddiaların gerçeğe dönüşeceğini söyleyebiliriz.

DP’Lİ ADAYLARA MÜLAKAT: Bu seçimlerde birçok ilklerin yaşanacağına hiç şüphemiz yok. DP ve UBP’de aday belirlemelerinin delege tarafından değil, kurulacak komiteler tarafından yapılacağı belirtiliyor. Ayrıca DP adaylarının belirlenmesi sırasında, ilk kez adaylar bir mülakata tabi tutulacakmış. Sizin anlayacağınız eskiden parayı bastıran aday olabilirken, bu yıl aday adaylarının kendini ispat etmesi gerekecek. Aday adayları daha şimdiden öğrenci gibi çalışmaya başlamışlar bile…

KENAN AKIN HARIL HARIL ÇALIŞIYOR: Genç TV’nin kuruluş gecesinde rastladığım Kenan Akın, DP’ye dönmekten oldukça mutlu görünüyordu. Partinin aldığı “mülakat” kararıyla ilgili düşüncesini sorunca, “Yıllar sonra yeniden öğrencilik günlerine döndüm. Aday olmak istiyorsak ödevlerimizi yapmak zorundayız. Ben de diğer adaylar gibi mülakat için çalışıyorum” deyiverdi. Ey siyaset sen nelere kadirsin…

TALAT SIRADAN BİR VATANDAŞ: Cumhurbaşkanı Eroğlu; İkinci Cumhurbaşkanı Talat’ın kendine yönelik sözlerine kızmış, “Her ne halse 35 yıl içinde fiilen bulunduğum UBP ile ilgili bana karışma diyenler veya bunu empoze etmeye çalışanlar kendileri şu veya bu şekilde UBP’ye müdahale ediyorlar, UBP’deki gelişmeleri yorumluyorlar” diyor. Unuttuğu bir şey var, tarafsız olması gereken ve Cumhurbaşkanı olan kendisi. Talat ise sıradan bir vatandaş. Arada böyle bir fark var…

“AKLINIZI BAŞINIZA TOPLAYIN”: Türkiye’nin AB Bakanı Egemen Bağış, müzakerelerin önündeki engellerden birini, Anastasiades’in içine düştüğü ekonomik kriz; diğerini de KKTC’de meydana gelen iç siyasi kriz olarak açıklıyor. Bağış, krizden kendinin de memnun olmadığını açıkça vurguluyor, herkese akıllı davranmayı öneriyor. Bu sözler, UBP içindeki krizle ilgili olarak Türkiye’den çıkan ilk ses… “Hem iktidar partisi içerisinde hem de siyasi farklı aktörlerin arasındaki kriz mantıkla izah edilebilecek noktada değil” derken, sanki de krizin maksatlı çıkarılmış olduğunu ima ediyor. Üzerinde düşünmek gerek… En azından, Kıbrıs konusundaki süreci olumsuz etkilediği muhakkak…

YORUMSUZ: Başbakan ABD’de, Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Eric Rubin’le görüştüğünde “Seviyesinin çok altında kişilerle görüşüp, havaya girmeye gerek yok” diyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, önceki gün kendisi de “seviyesinin çok altındaki” Rubin’i kabul etti…

BERKAY ASBANK GENEL MÜDÜRÜ: Uzun yıllar İktisatbank Genel Müdürlüğü’ne ilaveten, Bankacılar Birliği Başkanlığı görevinde de bulunan ve kısa bir süre önce istifa eden Bülent Berkay, LTB seçimlerinde DP’den Meclis Üyeliği için aday olmuş, ancak kaybetmişti. Siyasetten ağzı yanan Berkay, en iyi bildiği bankacılığa geri dönüş yapıyor. Bülent Berkay pazartesinden itibaren Asbank’ta genel müdür olarak yeniden göreve başlayacak. Berkay’a yeni görevinde başarılar dileriz…

 

ZİRVEDEKİLER
Barış Mamalı: Avukat Barış Mamalı, TRT’de yayınlanan “Mayın Tarlası” programında, KKTC’deki yetkililerin Türkiye’nin gözünden sakladıkları gerçekleri bir bir sıraladı. Mamalı’nın sorunların başına “mevcut statükodan beslenenler”i koyması ayrıca övgüye değerdi. Sanırım Türkiye kamuoyu bunları, hem de bir Kıbrıslı Türk’ün ağzından ilk kez duydu…

 

DİPTEKİLER
Turizm ve Çevre Bakanlığı: Kanal D’nin çok izlenen dizisi Galip Derviş’in, önceki akşam Kıbrıs’ta çekilen bölümünü izlemek için herkes televizyon başındaydı. Dizi başlar başlamaz, Kıbrıs Türkü’nü aşağılayan, aptal yerine koyan bir senaryo ortaya çıktı. Polisler beceriksiz, oteller kötülük yuvası, uyuşturucu ve kumar ülkeyi ahtapot gibi sarmış, üstelik de burası bir “çöl”… Polisin bile kadınları taciz ettiği bir ülke. Yapılanlara espri deyip geçmek mümkün değil, çünkü maksatlı bir imaj yaratılmaya çalışılmış. Dizinin sonunda, Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın destek verdiğini görünce bir o kadar daha yıkıldım. Bravo Bakanlığa, çok güzel bir tanıtıma katkı yapmışlar. İnsan hiç olmazsa senaryoya şöyle bir bakardı…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil