08 Aralık 2016

HANGİ TÜRK KAHVESİ…

Haber İçi Üst

 

Rum tarafında yapılan Başkanlık seçiminin hemen sonrasıydı.

Uzun Yol’un paralelinde bulunan taverna türü lokantalardan birisine gitmiştik.
Rum işletmeci bir Kıbrıslı Türk’ün mülkiyetinde olan ve halen kira ödediği lokantasında Kıbrıslı Türkleri görmekten mutlu olmuştu.
Kısa süreli sohbet illa ki siyaset de içerecekti. Hristofyas’tan bariz bir bıkmışlık vardı. Anastasiadis’in seçilmesinden memnundular.
Fakat ekonomik krizin baskısı altındaydılar. Restoran sahibi “hep beraber batacağız” demişti. Ve şunları söylemişti; “Yunanistan akıllı çıktı Avrupa Birliği’ne uydu bizim aptallar kavga edecekler ve bizi batıracaklar…”
Rum tarafı galiba şimdi tam da bunu yaşıyor.
Oxi yani hayır çekmeyi milli gurur sayanlar Avrupa Birliği’ne de oxi çektiler.  Avrupa Birliği’nin kurtarma paketini reddettiler.
Üstelik kurtarma paketi üzerinde anlaşıp da AB yetkileri ile el sıkışan DİSİ bile Meclis’te pakete evet oyu vermedi.
Ertesi gün de yani dün de Moskova’nın yolunu tuttular.  Putin’den 15 milyar dolar alıp durumu kurtaracaklarını zannediyorlar.
Rum Maliye Bakanı ile Rus Maliye Bakanı arasında yapılan ilk görüşmeden olumlu bir sonuç çıkmadı.
Anastasiadis’in de Rusya’ya gidip Rus Devlet Başkanı Putin ile görüşebileceği belirtiliyor.
Güney Kıbrıs’ı en zor durumda kıstıran Rusya’nın 15 milyar dolar karşılığında ne gibi taleplerde bulunacağını çok merak ediyorum.
Ve Avrupa Birliği ile Amerika’nın bu durum karşısında ne yapacağını.
Ortada duran somut gerçek şudur:
“Kıbrıs Cumhuriyeti”  Batı dünyasına entegredir. Avrupa Birliği’nin tam üyesidir.
Dolayısı ile Rusya gibi bu sisteme rakip birisi “Kıbrıs Cumhuriyeti” aracılığı ile sisteme müdahil olması asla düşünülemez.
Hele de siyasi tavizler kopartmasına asla izin verilmez.
Meğer ki “Kıbrıs Cumhuriyeti” Avrupa Birliği’nden ayrılsın.

      ***

Dönelim bizim lokantaya.
Yemek sonrası kahvelerimiz soruldu.
Ve garson başladı bizim kahvelerin ismini sıralamaya.
Hepimiz hayret ettik.
Lokanta sahibi gülerek yanımıza geldi ve “çok sayıda Kıbrıslı Türk müşterimiz var onları da memnun etmeliyiz” dedi.
Rum tarafındaki krizden dolayı ayakta kalmak için Türk müşterileri cezbetmeye çalışan lokanta sahibine 10 üzerinden 10 puan verdim.
Niye biliyor musunuz?
Bu satırların yazarı  hayatında birçok kez “Greek Coffee” Rum kahvesi şeklinde abuk-sabık tartışmaya çok maruz kaldı.
Coffee yani kahve diye sipariş verdiğimizde mutlaka “onun adı Greek Coffee’dir” diye aptalca bir aşağılanmaya maruz kalıyorduk.
“Türk kahvesi midir yoksa Rum kahvesi midir” şeklinde saçma sapan tartışmalar yapıyorduk.
Demek ki ekonomik kriz insanları realize ediyor.
Hastalıklı milliyetçi saplantılar unutuluyor ve müşteri memnuniyetine dayalı ekonomik akıl ön plana çıkıyor.
Krizin Kıbrıslı Rumları nasıl etkileyeceğini bilmiyorum.
İlk gözlemim böyle.
Doğrusu bu tür örneklerin artarak çoğalmasını diliyorum…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil