06 Aralık 2016

Bebeğinizin keyfini çıkarmanın 10 yolu

Haber İçi Üst

1 Yardım istemek yetersiz olduğunuzu göstermez!
Aslında tam tersi! Bazen bazı sorunları çözmek için hiç yol yoktur. Ya da olsa bile yalnız başınıza yapmaya çalışmak hem çok zaman alır, hem de sizi çıldırtabilir!
Bebeğiniz olana kadar her konuda kendine yeten biri olabilirsiniz. Ama anne olmak biraz farklı. Bazen bebeğinizle ilgilenen birilerine ihtiyaç duyabilirsiniz. Neye ihtiyacınız olduğunu açık açık söyleyin ve eşiniz dostunuzdan size gelen yardım tekliflerini kabul edin. Önceleri kendinizi suçlu hissedebilirsiniz ama sonra kendinize zaman ayırabildiğinizi görünce bu durumun keyfine varacaksınız. Bu süreç geçtikten sonra sizin de başka annelere yardımcı olacağınızı düşünüp kendinizi rahatlatabilirsiniz.
Asla yardım istediğiniz için suçluluk ve utanç hissetmeyin. Çoğu zaman yardım almak, sorunu yalnız başınıza çözmekten çok daha iyidir.

2 Bebeğinizin bir sürü yeni şeye ihtiyacı yok!
Giysiden karyolaya her şey çok çabuk küçülüyor. O zaman bir sürü yeni malzeme almaya gerek var mı? Bebişinize pahalı kıyafetler almanız mantıklı değil. Şirin kıyafetlerle hayal ettiğiniz miniğiniz, aldığınız kıyafetlerin yarısından fazlasını giyemeyecek.
İlk olarak, alacağınız şeye gerçekten ihtiyacınız olup olmadığına karar verin. Küçük bir araştırmanın sonucunda bir liste oluşturun ve ona bağlı kalın.
İkinci olarak ilk bebeğiniz için yeni, kaliteli, şirin şeyler almak karşı konulmaz bir duygu olabilir, yine de durun!
Salıncaklar, bebek oturakları gibi bazı eşyalar o kadar az kullanılır ki çoğu zaman aşınmaz bile. Böyle eşyaları birinden ödünç alabilirsiniz ya da ucuzlarını temin edebilirsiniz.
Çevrenizdeki çocuklu ailelerle değiş tokuş düzeni geliştirmeniz hem maddi olarak hem çevreyi korumak için çok yararlı olur. Nasıl olsa bebekler bir kıyafeti bile en fazla 3-4 kere giyebiliyor.

3 Biraz uyku her şeye değer!
Bu basit bir matematik denklemi: Bebeğin mışıl mışıl uyuması = annenin mışıl mışıl uyuması! Deneyimli anneler, bebeğin uyku düzenini oturtmanın ilk seneyi sağlıklı bir şekilde atlatmak için ne kadar önemli olduğunu bilir. Uzmanlar uyku mahrumuysanız, en kısa zamanda güzel bir uyku uyumanızın çok yararlı olduğunu belirtir.
En önemli noktalardan biri de bebeği kendi başına uyumaya alıştırmak. Miniğinizi uykuya dalması için emzirmeden önce iki kere düşünün. Unutmayın, o her şeyi öğrenmeye hazır bir canlı. Memeyle uyumayı öğrenirse, emziksiz veya biberonsuz uyumamaya başlar. Siz de gecenin bir yarısında kalkıp emzirmek zorunda kalırsınız. Kim doğumdan sonraki aylarını her gece uykusu bölünerek geçirmek ister ki?
Bebeğinizin her yerde uyuklamasına izin vermek yerine, onu uyanık tutup karyolasında uyutmaya alıştırın. Odasını da sessiz, rahat ve uyumak için ideal bir ortam haline getirirseniz normalden iki kat fazla uyumaya başlayacaktır. Geceleri de daha derin uyuyacağına emin olabilirsiniz. Bebeğiniz uyuyorken daha sessiz olursanız tabii çok daha rahat edersiniz.

4 Karşılaştırma yapmak hoş değil!
Her bebeğin farklı olduğunu, gelişim sürelerinin de aynı olmadığını tabii ki biliyorsunuz. Ama oyun grubunda, sizin miniğiniz dışındakilerin çoktan ayaklanıp ‘anne’ demesi, bu durumu umursamıyormuş gibi görünmenizi gittikçe güçleştirir.
Karşılaştırma yapmanız çok normal. Ama akıl sağlığınızı korumak için engellemeye çalışmanızda fayda var. Uzmanların normal gelişim sürecinin her çocukta farklılık göstereceğiyle ilgili sözlerine inanma kararı alın. Sürekli bebeğiyle övünen ve çocuğundan başka bir şey bahsetmeyen annelerle buluşmamak da karşılaştırmayı engellemek için önemli bir adım.
Bebişiniz diğerlerinden daha geç emekledi ve yürüdüyse, bu konuda erkenci olanların sabırsız, kuvvetli ve hırçın çocuklar olduklarını hatırlatalım. Tabii ki bu bilgiyi kendinize saklamanızda fayda var!
Bebeğinizin gelişiminin çok geride kalmasından korkmaya başladıysanız doktorunuzla konuşun. Çocuğunuzun sağlığı ve gelişimiyle ilgili konularda yapmanız gereken, diğer annelerle tartışmak değil, konunun profesyonellerinden bilgi almak olsun.

5 Bebişiniz sizin sesinizle büyüsün!
Bebeğinizin algısal gelişimi ve öğrenme sürecinin hızlanması açısından sesinizi duyması çok önemli. Onunla bol bol konuşmak, çıkardığı değişik sesleri tekrar etmek hem onun gelişimine yardımcı olur, hem sizin kendinizi yalnız hissetmemenizi sağlar. Sizin sesinizi duydukça kendini güvende ve rahat hissedecek, gülücükleri ve çıkardığı tatlı sesleriyle sizin de içinizi ısıtacak, yorgunluğunuzu alacaktır. Ayrıca öğrenme süreci bebek doğduğu andan itibaren başladığı için, bebeğinizle ne kadar çok konuşursanız konuşmayı o kadar çabuk öğrenecektir.

6 Küçük tatiller yüzünüzü güldürür!
‘Bebeğim oldu, artık birkaç sene tatil yapamam’ düşüncesini aklınızdan çıkarın. Uzun olmasa da, eşiniz ve bebişinizle yapacağınız hafta sonu tatilleri enerji toplamanıza yardımcı olur. Merak etmeyin küçüğünüz mekan ve hava değişiminden hemen etkilenip hastalanmaz.
Küçük kaçamaklarınız için ailenizle baş başa olabileceğiniz, sakin yerleri tercih edin. Masaj, spa, sauna, sıcak havuz ve en önemlisi, deliksiz bir uyku… Hasret duyduğunuz bu resmi hayal olmaktan çıkarın ve gerçeğe dönüştürmek için kolları sıvayın.
Tatilde de bebeğimle ilgilenmek zorunda kalacağım, dinlenemeyeceğim diye düşünmeyin. Tatilinizin başrol oyuncusu, izin verin eşiniz olsun. Tatile gitmeden önce eşinize, dinlenmeye ne kadar ihtiyacınız olduğunu anlatın ve bu tatilde minikle ilgilenmesini rica edin.
Bebeğinizi uyuttuktan sonra akşam yemeğinizi odanıza istetip kendinizi şımartabilirsiniz. Böylece hem bebeğiniz uyanırsa onun yanında olabilir, hem de eşinizle baş başa romantik bir gece geçirebilirsiniz.

7. Bebeğinizle dip dibe olmak zorunda değilsiniz!
Uzmanlar dokunma, ilgilenme ve kucaklamanın bebeğinizin gelişimi için çok önemli olduğunu belirtiyor. Anneler için de miniğine dokunmaktan, onu kucaklamaktan ve onunla ilgilenmekten daha keyifli bir şey yok, tabii belli bir noktaya kadar. Bazen sizin de, bebeğinizin de molaya ihtiyacı olur. Bu mola özellikle miniğinizin ağlaması veya mızmızlanması dayanılmaz bir raddeye gelince devreye girmeli. Onu babasına teslim edin ve bir arkadaşınızla buluşun.
Yardım isteyecek kimseniz yoksa bebeğinizi karyolasına bırakın ve yalnız başınıza bir süre oturun. Hem bebeğiniz güvende olacak, hem de siz biraz başınızı dinleyebileceksiniz. Merak etmeyin, bunu herkes yapar.
Kendinize sadece zor durumlarda değil, düzenli olarak zaman ayırmanız çok önemli. Bebeğin birinci yılında anneler genelde çocukla ilgilenmekten kendilerini unutur. Neredeyse evden hiç çıkmaz, doğru düzgün yemek yemez ve uyumazlar. Ama unutmayın ki kendiniz için düzenli olarak biraz zaman ayırmanız sizi mutlu ve sağlıklı bir anne yapar.
‘Tabii, ben banyo bile yapamıyorum’ diye düşünmeyin. Kendinizi rahatlatacak bir şeyler bulmak için yaratıcılığınızı kullanıp plan yapın.
Hemen yapılabilecek bir şeyler bulun. Bebeğiniz uyuduktan sonra bir bardak şarap ve güzel bir kitap, sabah kimse uyanmadan önce yapacağınız canlı bir yürüyüş veya hafta sonu yalnız başınıza, elinizde kocaman bir patlamış mısırla karanlık bir salonda seyredeceğiniz keyifli bir film sizi rahatlatacaktır.

8. Sakin bir müzik günü kurtarır
Yenidoğanlar bir şeye ihtiyaçları olmadığı zamanlarda bile ağlamaktan keyif alır. Tabii bu durum hiçbir zaman anne için aynı derecede keyifli olmaz.
Sakin müziklerin, özellikle klasik müziğin, bebekler üzerinde sakinleştirici bir etkisi olduğu kanıtlanmış. Müzik hem bebeğinizin dikkatini başka yöne çekip ağlamasını azaltacaktır. Sizi de yatıştırıp sakinleştirir.
Boşuna dememişler; müzik ruhun gıdasıdır! Tabii burada kaliteli müzikten söz ediyoruz. Kaliteden kastımızsa sadece klasik müzik değil. Dinlendirici ve akustik müzikler bebeğinize ve size çok iyi gelir.

9. Miniğinizle olmanın tadını çıkarın!
Minikler çok çabuk büyüyor… Bu sözü herkesten duymanızın nedeni bunun doğru olması. Günler o kadar hızlı geçer ki bir bakarsınız yenidoğanınız artık bebeklikten çıkmış. Bu yüzden onunla geçirdiğiniz zamanın değerini bilin ve keyfini çıkarın.
Genelde anneler bebeklerinin emekleyeceği, yürüyüp konuşacağı anı beklerken, zamanın tadını çıkaramaz.
Mükemmel bir anne olmaya çalışırken zaman akıp gider. Siz bebişinizle ilgilenmekle meşgulken onun büyüdüğünü fark etmez, her gün nasıl değiştiğini anlamazsınız. Ona bakarak çok zaman geçirebilirsiniz ama bu miniğinizi gördüğünüz anlamına gelmez.
Her gün, bir süreliğine bebeğinizi kucağınıza alın ve onunla iletişim kurmaya çalışmak dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyin. Mis kokusunu içinize çekin, minik el, ayak parmaklarına ve küçücük muhteşem burnuna bakın.

10. Sizin gibisi yok
Annelere bebek bakımıyla ilgili yapılması gereken binlerce şey öğütlenir. Bebeğinizi hep sırt üstü yatırmalısınız gibi yenidoğanların sağlığı ve güvenliğiyle ilgili kulaktan duyma bilgiler aklınızı karıştırır. Ama bunların sadece yorum olduğunu bilin. Yardım istemediğinizde ısrarla tekrarlanan yorumları ve önerileri saygıyla dinleyin. Ama unutmayın ki kimse miniğinizi sizden iyi tanıyamaz. Sizin ve bebeğiniz için en iyi siz bilirsiniz.
Her anne diğerlerinden sadece farklıdır. Daha iyi ya da daha kötü değildir, çünkü herkes elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışır. Eğer günün sonunda çocuğunuzu güldürebilmiş, temizlemiş ve karnını doyurmuşsanız sizden bekleneni yaptınız demektir. Nasıl yaptığınız çok fark etmez, kendi özel annelik tekniğinizle gurur duyabilirsiniz.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam