Zor kullanmak politikanın devamıdır

15 Şubat 2018 Perşembe | 12:52
Erdoğan Özbalıkçı
erdoğan özbalıkçı

Türkiye  hem Suriye’de, hem de Irak’ta aktif savaşın içerisindedir.

Türkiye TV kanalları Cepheyle ilgili haberleri, bir futbol maçı verir gibi, ayrıntılarıyla vermeye çalışmaktadırlar.

Savaş, zor yoluyla, istediğini kabul ettirme, güç ile dayatmadan başka bir şey değildir.

Amerika, Orta-Doğu’yu kendi çıkarları için dizayn etmeye çalışırken, daima zor yolunu kullanmıştı.

Amerika’nın bölgedeki en büyük gücü İsrail de,  genişleme politikalarını ZOR YOLUYLA hayata geçiren bir devlettir.

Arap Baharı ile birlikte, Arap ülkelerindeki diktatörler devrilirken, Türkiye tipi bir demokrasi hayal eden Amerika, bunun yerine, yarı feodal ve islami düşüncenin güçlü olduğu akımları beslemiştir.

Bu akımlardan  IŞİD, bir süre özellikle Irak ve Suriye’de  güçlendirilirken, uyguladığı feodal zor, ABD ve Batılı ülkelerin bölgesel çıkarlarına zarar vermeye başlamıştı.,

Amerika IŞİD ne karşı bir koalisyon örgütleyerek bölgedeki gücünü arttırmak ve Suriye devletindeki Rusya’nın nüfuzunu kırmak istemişti.

Amerika’nın bu yeni stratejisi, Kürtleri kullanılarak , İskenderun’a kadar uzanacak bir birleşik Kürt Devletini kurmayı hedefliyordu.

Bu yeni strateji, gerek Rusya’yı, gerekse Türkiye’yi derinden etkiledi.

Tayyip Erdoğan’ın, Suriye’deki operasyonu Kürtlerin siyasi isteklerine karşı kullanmak istemesi ve Kürtlere zor yoluyla yaptığı baskılar, Türkiye-Amerika çelişkilerini etkilemeye başladı.

Tayyip Erdoğan ve destekleyicilerinin anti_- Amerikan gömleğini giymeleri, Kürtlere karşı Türkiye Halkının desteğini almaktan başka birşeyi hedeflememektedir.

Tayyip Erdoğanın ilk iktidarı döneminde, Kürtlere geniş özgürlükler verirken, bugün tam aksi bir politikaya yönelinmesi, Kürtlerin arkasındaki destekleyiciye verilen bir ihtardan başka bir şey değildir.

Kıbrıs Rumları da, aşırı milliyetçi ve ben merkezci tavırlarını, 1974’tte uğradıkları kayıplara rağmen terketmemişlerdir.

Kıbrıs sorununda, BM nin getirdiği her plana HAYIR demenin zemini ortodoksizmin kendini aşırı beğenmiş tavrıdır.

Kıbrıs’ın çevresinde olduğu düşünülen gaz rezervlerini ,Rumların tek başına değerlendirebileceği yanılgısı da aşırı milliyetçi yaklaşımın yansımasıdır.

Son günlerde, Tayyip Erdoğan’nın Rumları sık sık bu konuda uyarması, Rumlar tarafından doğru bir şekilde okunmazsa, Kıbrıs politikası, zor kullanılarak çözülmeye çalışılacak bir süreç içerisine girecektir.

Türkiye’nin son 3 yıldır, DIŞ POLİTİKASINI, İsrail’in güç kullanma politikasına benzer  şekilde, ZOR KULLANMA temelinde yürütmeye çalıştığı unutulmamalıdır.

Türkiye’yi zor kullanma siyasetine yönlendiren ana dinamik, Amerika ve Batı tarafından dikkate alınmak istenmeyen bir güç konumuna itilmesidir.

Rusya bu süreçte belli dönemlerde Türkiye’yi destekler pozisyonuna girerken, ana hedefi, bölgedeki Amerikancı güçleri parçalamak istemesidir.

Ancak,Türkiye’nin Suriye topraklarında güçlenerek toprak alımına gitmesi ve genişlemek istemesi durumunda, Rusya-Türkiye çelişmesi de şiddetlenecektir.

Bu kritik dönemlerde, top artık büyük güçlerin ellerindedir.Kıbrıs sorunu da,  HIZLA bu büyük güçlerin çatışma alanı içerisine çekilmektedir.

Bu çatışma alanına çekiliş, Kıbrıslıların tümüne önemi zararlar verecektir.